Geçen hafta köşemde LGS KALDIRILMALI, lise 1.sınıfta notları 3’ün üstünde olanlar, ortak sınavdan sonra Proje Okullarına-Fen Liselerine tercih ve geçiş hakkı kazanmalı, 10.sınıfta tercih ettiği okula devam etmesi gerekir, demiştim. Adını TLG -TERCİHLİ LİSELERE GEÇİŞ- olarak koyabiliriz. Ayrıca tercih dışında kalanlara da adrese dayalı olarak okuduğu lisede öğrenimine devam etmesini önermiştim. Avrupa”nın en gelişmiş ülkesi olan Almanya”yı örnek olarak vermiştim. Almanya’da bu süreçte merkezi bir sınav yapılmıyor, tercihlerde okul başarısı ön planda tutuluyor.

Adını koymadığım sistemle ilgili yazımdan sonra, olumlu-olumsuz pek çok yorum aldım. Yazının tümünü okuyanlardan çok olumlu övgüler aldım. Memleket için çok hayırlı bir öneri olduğunu, hemen bu uygulamaya geçilmesini ifade ediyorlardı. Eleştiri yapan dostlarımız ise, sadece yazının başlığı ve ilk paragrafına göre eleştiri yapmalarıydı. Yazının tümünü okuduklarında eleştirdiği hususların, yazının amacını oluşturduğunu görememişlerdi.

Sayın Cumhurbaşkanı da, Milli Eğitim Bakanlığından, sınavsız bir liselere girişi işaret etmişti. Aylarca TEOG ‘dan daha farklı bir LGS bekliyorduk. Bir kaç ay çalışıldıktan sonra bu model ortaya çıktı. Ama amaçlanan ile gerçekleşen arasında çok farklılık var. Daha az katılımlı bir sınav düşünülürken, 1.850.000 Civarında 8. Sınıf öğrencisinin büyük çoğunluğu bu sınava giriyor. Yani YKS gibi bir sınav oluştu. Üstelik girenlerin büyük bir çoğunluğu ne maksatla sınava girdiğinden haberleri bile yok. Ben LGS kaldırılsın derken ilk önce bu sayının anlamsızlığına işaret etmek istedim. Benim önerdiğim TLG sisteminde de ORTAK SINAV VAR ama okuldaki derslerden 3 alanlar bu sınava girecekler. Böyle bir ELEME uygulamayla sanırım sayı 700 bin civarına düşer. Ortak sınavlarda --YAPILACAK ELEME – ile bu sayı 400 bin civarında olacaktır.1.850 bin nere, 400 bin nere. Sonra bu öğrenciler tercihli okullara geçmek için tercih yapacaklar.

Neden 8.sınıfta değil de Lise 1’de böyle bir uygulama yapılıyor, sorusu oldukça fazla. Daha önce ilkokul 5’den sonra da sınav yapılıyordu. Körpe yavrularımız yarış atına dönüyorlardı. Şimdi de aynı. 6 Milyon civarında ortaokul öğrencisi ve 12 milyon velide çocuğu ortaokul 1.sınıfa girince gereksiz bir sınav ve kurs stresi ve korkusu başlıyor. Üstelik bu dört yıl sürüyor. Bu uygulamayla bu sorun ortadan kalkıyor. Birçok ortaokul ve lisede müdürlük yapan birisi olarak bunu bizzat yaşadım. Orta 1.sınıfta bile tüm derslerden kurs istiyorlar. Yani çocuklar bir yandan okul, ardından 2-3 saat kurs yapınca eve iskeletleri geliyor. Çoğu okullar normal eğitim yaptıkları için hafta içi 7 saat dersin ardında 2-3 saat de kurs, toplam 10 saat bir derse yavrularımızın ne bedenleri, ne kafaları, ne de dikkatleri kalıyor. Önerdiğim sistemle ilkokulda olduğu gibi, ortaokulda da kurs olayı bitiyor. İşte bunları yıllarca yaşamış birisi olarak, 8.sınıf yerine Lise 1.sınıfta böyle bir uygulamaya geçilmesi LİSELERE YENİ BİR ÇEKİ-DÜZEN VE DİSİPLİN getireceği için, her açıdan iyi olacağını düşünmekteyim.

Bir başka kaygı, liseler arasında fark kalkar mı şeklinde.  EBA AKADEMİK DESTEK programıyla öğrenciler hangi liseye giderse gitsin, bilinçli ve azimli öğrenciler için hiçbir sorun olmayacak. Çünkü destek programını takip edildiğinde fen liselerinde, proje okullarında görev yapan tecrübeli öğretmenlerin bu dersleri vereceklerini görecekler. Bunun için adrese dayalı sistemle liselere girilmesini istiyorum. Yol parası, yemek parası vb. en aza inecektir. EN İYİ OKUL, EN YAKIN OKULDUR. 

EBA, Türkiye’nin her okulunda izlenmektedir. Ben köy okulunda bile izledim. Artık ülkemiz teknolojide çağ atladı. Böyle sorunlar olmaz. Üstelik zaten küçük yerleşim yerlerinde lise yok. Ben proje lise ayrımının tekrar gözden geçirilmesinin uygun olacağını düşünüyorum. Her şeyden önce meslektaşlarımız arasında bir sıkıntı oluşturmaktadır.

Bir başka kaygı nedeni de,9.sınıftan sonra SEÇMELİ OKULA giden bir öğrencinin uyum sorunu yaşayıp yaşamayacağı yönünde. Belki ilk anda yaşasa bile üç yıl orada okuyacağı için kısa sürede uyum sorununu atlatacaktır.

Öğrencileri puanları aynı olursa, disiplin, devamsızlık, ortak sınav puanları vb. birçok kıstas böyle bir sorunu ortadan kaldıracaktır.

Efendim beni en çok üzen de bu uygulamayla dershane tekrar hortlar, özel kurslar, adam kayırma başlar, şeklindeki eleştiriler. Benim bu uygulamayı önermedeki esas amaçlarından birisi de bunu en aza indirmek. Bunların hepsi gerek açıktan, gerek merdiven altı, değişik adlar altında zaten şu an var, üstelik dört yıl boyunca var. Yapılsa bile bir yıl yapılacağı için, üstelik aynı zamanda üniversiteye hazırlık amaçlı olacağı için bir taşla iki kuş vurulacaktır. Özel kurs ve kayırmaların önüne geçmek için zaten ORTAK SINAVI öneriyorum. Bunu önlemek için MEB’nın açmış olduğu Destekleme ve Yetiştirme Kursu DYK ve EBA AKADEMİ DESTEK çalışmaları bu sorunları da çözecektir.

Bu açıklamalar; eğer bir önyargı taşımıyorsa, her şeye karşı değil iseler herkesi tatmin edeceğini, gelecek yıldan itibaren bu uygulamaya geçilmesinden yana olacaklarını umuyorum. Çünkü şu ana kadar önerdiklerimin pek çoğu şu an uygulanmaktadır. Ama üç yıl sonra, ama beş yıl sonra.

Bu önerileri yazmaktaki maksadım ise, ne şahsımla ilgili, ne de birilerine yaranmak içindir. İstiklalimizin ve istikbalimizin teminatları sevgili Türk gençliği güzel bir gelecek bırakmak içindir. Meslekte kırk yıl ortaokul-liselerde öğretmen ve müdür olarak çalışmış, Avrupa’da eğitimle ilgili incelemeler yapmış,”Eğitimde Yeniden Yapılanma” diye kitabını yazmış birisinin sanırım çok söyleyecekleri var. 

Şimdi sıra önerilen sistemi önümüzdeki yıl uygulaması için  Milli Eğitim Bakanlığında.

Şemsettin CERAN
“Eğitimde Yeniden Yapılanma” Kitabının Yazarı/ANKARA