2021 Toplu sözleşme dönemine yaklaşıyoruz. Sendikalar hizmet kollarına göre taleplerini dillendirmeye başladılar. Diyanet görevlilerinin en büyük ve yetkili sendikası yıllardır yuvarlak cümlelerin dışında etkili/ciddi bir talep yok maalesef.

Karabağ Şehitleri Dualarla Anıldı Karabağ Şehitleri Dualarla Anıldı

MEB'deki öğretmenlerle aynı (eğitim-öğretim)  işi yapan, lisans+pedagojik formasyon sahibi Diyanet Kuran Kursu öğreticileri için 2013 yılında zamanın Başbakan Yardımcısı Bekir BOZDAĞ’ın “öğretmen unvanı vereceğiz” sözü ortada duruyor. Yetkili sendika bunu değerlendiremiyor/ dillendiremiyor. 

Kuran Kursu öğreticileri, size yapılan bu ayrımı/haksızlığı hangi sendika dillendiriyorsa (bazı küçük sendikalar sürekli dillendiriyor) o sendikaya üye olun. Aidatlarınız boşa gitmesin. Aidatınızı alıp sorunlarınızla ilgilenmeyenlerle yolunuzu ayırınız. Bu konu gündeme geldiğinde yetkili sendika (Diyanet-sen) yetkilileri adeta sizinle dalga geçiyorlar ve diyorlar ki “öğretmenlik için lisans şartı var, Kuran Kursu öğreticilerimizin içinde lisans mezunu olmayan, lise ve ön lisans mezunu görevliler de var. Bu görevlilerin tamamı zamanla lisans mezunu olduklarında bu konu konuşulabilir” mealinde saçma sapan açıklamada bulunarak bu konudaki güya sessiz kalışlarını temellendirmeye çalışıyorlar. Hâlbuki Diyanet hala lise ve ön lisans dereceli Kuran Kursu öğreticisi almaya devam ediyor. Bu mantığa göre tüm öğreticilerin lisans mezunu olmaları mümkün değil, ayrıca “öğretmenlik” unvanı için bunu beklemeye gerek de yok. Düzenleme yapılır, şartlara (lisans + pedagojik formasyon) sahip olan öğreticiler “öğretmen” olur, diğerleri de şartları tamamladıkça bu unvanı alabilirler. Diyanette halen bırakınız lisansı, yüksek lisans ve doktora derecesine sahip yüzlerce öğretici var, onlar bile “öğretmen” olamadılar. Bu haksızlığa “dur“ deme vakti gelmedi mi?

Kuran Kursu Öğreticileri