Tunceli Eski Valisi Tuncay Sonel’e Yöneltilen Sorular Belli Oldu: "Kuşlarıma Kim Bakacak Diye Aradı"
Türkiye’nin yıllardır konuştuğu Gülistan Doku soruşturmasında, cinayet ve delil karartma şüphesiyle gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in savcılık sorgusu tamamlandı. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nda yöneltilen 78 kritik soru, dosyadaki karanlık noktaları, usulsüz delil incelemelerini ve oğul Mustafa Türkay Sonel hakkındaki ağır iddiaları gün yüzüne çıkardı.
Üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun 6 yıl önce kaybolması ve ardından cinayete kurban gittiğinin kesinleşmesiyle derinleşen soruşturmada, eski Vali Tuncay Sonel’e yönelik sorgu süreci davanın seyrini değiştirecek detaylar barındırıyor. 78 soruluk sorgu setinde; usulsüz sim kart incelemesi, silinen hastane kayıtları, gizemli para trafikleri ve "ceset gömme" iddiaları yer aldı.
Sim Kartı Elden Gönderdiğini Kabul Etti
Sorgunun en dikkat çekici başlıklarından biri, Gülistan Doku’ya ait sim kartın resmi makamlar yerine Ankara’ya gönderilmesiydi. Sonel, sim kartı koruma polisi Şükrü Eroğlu aracılığıyla Gökhan Ertok’a gönderdiğini kabul etti. Savcılığın "Neden resmi prosedür dışına çıkıldı?" sorusuna Sonel, bunu "insani bir refleks" ve "bir an önce sonuç alma arzusu" olarak nitelendirdi. Ancak kartın neden adli birimlere değil de şahıslara teslim edildiği sorusu yanıtsız kaldı.
Oğlunu Savundu: "Karıncayı İncitmez"
Soruşturmanın odağındaki isimlerden biri olan Vali'nin oğlu Mustafa Türkay Sonel hakkındaki iddialar ise kan donduran cinsten. Savcılık; oğul Sonel’in Gülistan ile ilişkisi olduğu, olay günü bölgede bulunduğu, silah taşıdığı ve "birini vurdum" dediğine dair tanık beyanlarını sordu. Tuncay Sonel, bu iddiaları "itibar suikastı" olarak niteleyerek oğlunu şu sözlerle savundu:
"Oğlumdan zerre kadar şüphe duymuyorum. Karıncayı dahi incitmez, çok vicdanlı bir çocuktur. O günlerde beni arayıp 'Kuşlarıma kim bakacak?' diye sordu. Aleyhindeki anlatımların tamamı kurgudur."
Silinen Kamera ve Hastane Kayıtları
Dosyadaki "profesyonel müdahale" şüphesi, hastane ve emniyet kayıtlarına da sıçradı. Savcılık, Gülistan Doku’nun 31 Aralık 2019 tarihli hastane giriş kaydının neden veri tabanından silindiğini ve köprüyü gören kameraların neden değiştirildiğini sordu. Sonel, bu konuda bir bilgisinin olmadığını ve muhatabın emniyet müdürlüğü ile hastane yetkilileri olduğunu savundu.
Dönemin koruma polisi Şükrü Eroğlu sorguda "Vali’nin kara kutusu" olarak nitelendirildi. MASAK raporlarına yansıyan, koruma polisi üzerinden Gökhan Ertok’a yapılan para transferleri de sorguda yer aldı. Sonel, bu ödemeleri "harçlık" ve "yardım" olarak açıkladı. Ancak resmi bir kamu işi için neden şahsi hesaplardan ödeme yapıldığı kuşkuları artırdı.
En Ağır İddia: Ceset Valilik Aracıyla mı Taşındı?
Gizli tanık "Şubat"ın ifadeleri üzerinden yöneltilen sorular, soruşturmanın ulaştığı vahameti ortaya koydu. Savcılık; Gülistan Doku’nun cesedinin valiliğe ait siyah bir BMW ile taşınarak Pertek-Koçpınar hattında gömüldüğü ve aracın suç delillerini yok etmek için Elazığ’da detaylı temizliğe sokulduğu iddialarını Sonel’e sordu. Sonel, bu iddiaların tamamını "alçakça iftira" diyerek reddetti.
Soruşturma, artık sadece bir kayıp vakası değil; organize bir delil karartma, resmi yetkiyi kötüye kullanma ve cinayet örtbası şüphesiyle çok yönlü olarak devam ediyor.

Yorum yazarak topluluk şartlarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan kamuajans.com İnternet Sitesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz