2020 yılında salgın nedeniyle daralan küresel ekonominin, 2021 yılında yüzde 6 büyümesi beklenmektedir. Bu sene güçlenen ekonomik aktivite, artan emtia fiyatları, salgına bağlı olağandışı gelişmeler ve geçici arz-talep uyumsuzluklarının etkisiyle küresel enflasyon artış göstermiştir. Salgın döneminde ekonomik aktivitedeki zayıflama ve artan kamu harcamaları nedeniyle küresel bütçe açığı ve kamu borç stokunda artış yaşanmıştır. Ekonomik aktivitedeki güçlenme ve hızlanan aşılamaya rağmen salgının yeni varyantlarına ilişkin endişelerin varlığı küresel ekonomik görünüme ilişkin belirsizliklerin sürmesine neden olmaktadır.

Salgınının etkisiyle 2020 yılının ikinci çeyreğinde daralan Türkiye ekonomisi, son dört çeyrektir pozitif büyüme kaydetmektedir. Güçlü yatırımlar, özel tüketim ve dış talebin desteğiyle 2021 yılının ilk çeyreğinde büyüme yıllık yüzde 7,2 seviyesinde gerçekleşmiştir.

Yılın ikinci çeyreğinde, güçlü iç ve dış talebin katkısının yanı sıra düşük bazın etkisiyle, ekonomik büyüme yıllık yüzde 21,7 artış göstermiştir. Öncü göstergeler ekonomide büyüme eğiliminin sürdüğüne işaret etmektedir. Dış talebin büyümeyi önemli ölçüde desteklemesi beklenen 2021 yılında, büyüme kompozisyonunun dengeli bir görünüm arz etmesi ve büyümenin yıl genelinde yüzde 9 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülmektedir. Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 yılında istihdam kayıpları yaşanırken 2021 yılında ekonomik aktivitedeki canlanma ile beraber işgücü piyasası olumlu bir görünüm sergilemektedir. Gıda ve temel mal fiyatlarındaki artışların yanı sıra başta petrol olmak üzere küresel emtia fiyatlarındaki yüksek seyir 2021 yılında enflasyonist baskıları artırmıştır.

Kamu maliyesi politikalarında mali disiplin kararlılıkla devam ettirilmekte ve bütçe açığını azaltacak tedbirler uygulanmaktadır. Bu kapsamda 2021 yılı bütçe açığı/GSYH hedefi yüzde 4,3’ten yüzde 3,5’e güncellenmiştir. 2021 yılının ilk yarısında merkezi yönetim bütçesi, istihdam ve üretim başta olmak üzere reel ekonomiyi ve mükellefleri desteklemek amacıyla vergilere ilişkin alınan salgın tedbirlerine ve salgınla mücadele kapsamında yapılan harcamalara rağmen yıl sonu tahmini ile uyumlu olacak şekilde güçlü bir performans göstermiştir. Ekonomideki normalleşme sürecinin önümüzdeki dönemde devam etmesi sonucunda vergi gelirlerinin bütçe gelir hedeflerinin üzerinde gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Ayrıca Ekonomi Reform Programının hayata geçmesi ve uygulanan/uygulanacak tedbirler (bkz. Kutu 2) ile özellikle cari harcamalardaki sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecektir. Önümüzdeki dönemde salgının öngörülenin aksine etkisini sürdürmesi halinde ise ihtiyaç duyulan tüm alanlara yönelik destekler devam edecektir.

Borç yönetiminde kamu borç stokunun piyasa değişkenlerine karşı duyarlılığının azaltılmasını hedefleyen stratejik ölçütlere dayalı borçlanma politikası sürdürülmektedir. Bu sayede yurt içinde döviz cinsi borçlanma kademeli olarak azaltılırken iç borçlanmanın ortalama vadesi uzatılmıştır. Borçlanma stratejisinde borç stokunun yapısının iyileştirilmesi, itfa profilinin dengeli dağılması ve risklerin azaltılması amacıyla uzun vadeli ve TL cinsi borçlanmalara ağırlık verme hedefi devam ettirilecektir. 2021 yılının ikinci çeyreği itibarıyla merkezi yönetim borç stoku/GSYH yüzde 34,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. Söz konusu oran benzer ülkelere kıyasla oldukça düşük bir seviyede olup önümüzdeki dönemde de bu seyrin devam edeceği değerlendirilmektedir.

RAPOR