TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Milli Eğitim Bakanlığı ile bağlı kuruluşların bütçelerinin görüşmelerine başlandı.

Plan ve Bütçe Komisyonu, AKP Bingöl Milletvekili Cevdet Yılmaz başkanlığında toplandı.

Toplantıda, Milli Eğitim Bakanlığının yanı sıra Yükseköğretim Kurulu Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı, Yükseköğretim Kalite Kurulu ve üniversitelerin bütçeleri ile 2020 yılı kesin hesapları ele alınacak.

AKP'Lİ VEKİLLER KOMİSYONDA YOK

MEB Bütçesi görüşmeleri sırasında AKP’li milletvekillerinin olmaması dikkat çekti. Görüşmelerde muhalefet milletvekili konu hakkındaki görüşlerini aktardı.
 

BAKAN ÖZER SUNUM YAPTI

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, bakanlığın bütçesi üzerinde sunum yaptı.

Milli Eğitim Bakanı Özer "Eğitim bütçemiz, 274 milyar 384 milyon 474 bin TL olarak belirlenmiştir. Bu rakam 2022 yılı merkezi yönetim bütçesinin yüzde 15,7'sini oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı.

Özer, yüz yüze eğitim ile ilgili "Uzaktan eğitim ne kadar kaliteli olursa olsun yüz yüze eğitimin yerine ikame edilebilecek bir eğitim yaklaşımı olamaz. Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulunun da onayladığı kurallara harfiyen uyarak yüz yüze eğitime devam etme kararlılığı içerisindeyiz. 289 okulumuzda ikili eğitime geçildi. İstisnai durumlarda gerekli önlemleri almaya devam edeceğiz ancak kural olarak eğitimi kesintisiz bir şekilde sürdürme kararlılığı içerisindeyiz." dedi.
 

KONUŞMASININ TAM METNİ

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in, TBMM Bütçe Komisyonu’nda yaptığı konuşmasının tam metni şöyle:

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Millî Eğitim Bakanlığı, Yükseköğretim Kurulu, Yükseköğretim Kalite Kurulu, Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı ve Üniversitelerin 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifleri ile 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tekliflerini sunmak ve Bakanlık faaliyetlerimiz ile hedeflerimiz hakkında bilgi vermek üzere huzurlarınızda bulunmaktayım.

Bu vesile ile Komisyonumuzun Başkan ve tüm üyelerini saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Eğitim; çağa uygun olarak sürekli değişen ve gelişen, birikim ve tecrübeler ışığında yenilenen bir süreçtir. İnsani ve ulusal hedeflere ulaşmanın, tüm alanlarda gelişme sağlamanın ve toplumsal adaletin vazgeçilmez unsuru olan eğitimin temel amacı düşünce, duygu ve eylem birliği içerisinde, insanın kişisel ve mesleki gelişimini destekleyerek bilgi seviyesi yüksek, evrensel kültüre sahip, sağlıklı bir nesil yetiştirmektir. Bir nesil yetiştirmenin, bir medeniyet inşa etmek olduğu gerçeğinden hareketle; coğrafyamızın tarihi, stratejik, ekonomik ve tüm doğal imkânlarının yanında; zengin medeniyet mirasımızı özümsemiş, dünya değerleriyle etkileşen genç nesilleri; özgüven, özgün düşünce, bilim, girişimcilik ve demokrasiyle donanmış erdemli vatandaşlar ülkemizin en büyük güç kaynakları olacaktır.

Millî Eğitim Bakanlığı olarak düşünme, anlama, araştırma ve sorun çözme yetisi gelişmiş, millî kültür ve demokrasinin bilincinde, iletişime ve paylaşıma açık; sanat duyarlılığı, öz güveni, öz saygısı, hak, adalet ve sorumluluk bilinci yüksek, öğrenmeyi yaşam tarzı haline getiren sağlıklı ve mutlu bireylerin yetişmesine ortam ve imkân sağlamak önceliğimizdir.

Bu inançla, okul öncesi eğitimden başlayarak eğitim ve öğretimin her kademesinde bütün bireylerin nitelikli eğitime eriştiği bir eğitim sistemi oluşturmayı hedeflemekteyiz. Bütün çalışmalarımızı bu hedefe uygun olarak yürütmekte, eğitim politikalarımızı bu doğrultuda şekillendirmekteyiz.

2021-2022 eğitim ve öğretim yılında resmî ve özel 14 bin 137 okul öncesi, 24 bin 778 ilkokul, 19 bin 323 ortaokul ve 13 bin 82 lise ile toplam 71 bin 320 okulumuzda 1 milyon 171 bin 891 öğretmen ve açık öğretim öğrencileri de dâhil olmak üzere 17 milyon 436 bin 532 öğrencimiz ile eğitim ve öğretime devam ediyoruz.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Sanayi Devrimi sonrasında eğitimli bireylere olan talep artmıştır. Modern ulus devletlerde eğitim ile ekonomi arasında oldukça önemli bir ilişki vardır. İçinde bulunduğumuz bilgi çağı ile birlikte bu ilişkinin önemi de giderek artmaktadır.

Eğitimdeki iyileşmelerin gerek işgücünün verimliliğini gerekse bilgi üretme kapasitesini artırarak, ekonomik büyümeyi olumlu etkilediği; fiziksel sermayenin ekonomik büyüme için gerekli olmakla beraber tek başına yeterli olmadığı, fiziksel sermayenin yanında beşeri sermayenin de ekonomik büyümeye katkı sağladığı bilinmektedir.

Genç bir nüfusa sahip ülkemizin 21. yüzyıldaki hedeflerine ancak eğitimle ulaşabileceği de yadsınamaz bir gerçektir ve bu alana yapılan her türlü yatırım geleceğe yatırım olarak değerlendirilmektedir.

Bu anlayıştan hareketle eğitim, bizim için her zaman kalkınmanın en önemli unsurlarından biri olmuştur. Toplumun tüm kesimlerini içine alan örgün ve yaygın eğitim ve öğretim hizmetlerini yürütebilmek için eğitim bütçemiz, 274 milyar 384 milyon 474 bin TL olarak belirlenmiştir. Bu rakam 2022 yılı merkezi yönetim bütçesinin yüzde 15,7’sini oluşturmaktadır.

Eğitime ayrılan bu bütçe ile 2022 yılında; okullar arası başarı farklarının azaltılması ile eğitimde fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi ve böylece eğitimde kalitenin artırılması ana odağımız olacaktır.

Bu kapsamda okul öncesi eğitime erişimin artırılması ve okullar arası imkân farklılıklarının azaltılması, mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve öğretmenlerimizin mesleki gelişimlerinin çok boyutlu desteklenmesine yönelik çalışmalar ön planda olacaktır. Tüm bu adımlar sayesinde Türkiye eğitim sistemini dünya ile daha fazla rekabet edebilir bir hale getireceğiz.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

En temel kamu hizmetlerinden olan eğitim hizmetlerinin yaygın ve erişilebilir olması noktasında çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Okul türleri ve bölgeler arası başarı farklılıklarını azaltarak eğitimde fırsat eşitliğini bütün boyutlarıyla hayata geçireceğiz.

Bu kapsamda, 2022 yılı bütçemizden öğrencilerimize doğrudan nakdî ve ayni olarak önemli destekler sağlamayı sürdüreceğiz.

Bu kapsamda; 1 milyon 248 bin öğrencimizin faydalandığı taşımalı eğitim ve yemek yardım programı için 6,3 milyar TL, 422 bin engelli evladımızın faydalanacağı eğitim programları için yaklaşık 5,5 milyar TL, öğrencilerimize destekleme ve yetiştirme kursu çerçevesinde yaklaşık 1 milyar TL, ilköğretim ve ortaöğretimde toplam 271 bin öğrencimizin faydalandığı burs, giyim ve kırtasiye yardımı ve harçlık ödemeleri için yaklaşık 2 milyar TL, pansiyonlarda barınan 273 bin öğrencimize barınma desteği olarak 1,4 milyar TL, ücretsiz kitap dağıtımı için 1,2 milyar TL, özel okul desteği kapsamında 1 milyar 12 milyon TL, 1416 sayılı Kanun Kapsamında yurt dışında öğrenim gören 4.400 öğrencimiz için 914 milyon TL kaynak ayrılmıştır.

Ayrıca Şartlı Eğitim Yardımı kapsamında ilk ve ortaöğretimdeki öğrencilerimizin annelerine yaptığımız yardım miktarları da 2021 yılında artırılmıştır. Bu kapsamda; 2003 yılından 2021 yılına kadar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan toplam 8 milyar 121 milyon 253 bin 716 TL ödeme yapılmıştır.

Bilindiği üzere Bakanlığımız ve hükümetimiz eğitimde fırsat eşitliğini artırmak için tüm okul, sınıf ve kademelerde ders kitaplarını ücretsiz olarak dağıtıyor. Millî Eğitim Bakanlığı olarak bu ders kitaplarına ilaveten her ayın ilk haftasında dağıtılan destekleyici yardımcı kaynak, etkinlik kitapları, fasiküller ve öğretmenlerimizin kullanacağı materyallerle ilgili ciddi bir çalışma başlattık.

Bu kapsamda Bakanlığımızca hazırlanan kaynakları her ayın ilk haftası elektronik ortamda tüm öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin kullanımına ücretsiz olarak açıyoruz. Ayrıca hazırladığımız bu destekleyici materyalleri ve kaynakları basılı olarak da öğrencilerimize ücretsiz olarak ulaştıracağız. Böylelikle kaynak temini noktasında ailelerimizin üzerinden önemli bir yükü almış olacağız.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Tüm dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan COVID-19 salgını ile birlikte eğitim alanında birçok tedbiri uygulamaya koyarak salgının yayılmasını önlemeye ve olumsuz etkilerini en aza indirmeye çalıştık. Bu kapsamda geçtiğimiz eğitim ve öğretim yılında uzaktan eğitim sürecini başarıyla yürüttük.

Bilindiği üzere uzaktan eğitim sürecinde TRT EBA İlkokul, TRT EBA Ortaokul, TRT EBA Lise kanalları üzerinden uzaktan eğitim içeriklerini ve ders anlatım videolarını öğrencilerimizle buluşturduk.

Salgının başından itibaren dünyadaki gelişmeleri yakından izliyor ve ülkemiz açısından da süreç planlamalarımızı yapıyoruz. Çocukları ilkokula giden, sınava hazırlanan ya da özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerimizin velilerinin okulların açılması konusundaki yoğun çağrılarını dikkatle takip ettik. Ailelerimize, bir kez daha gösterdikleri çaba ve sabırdan ötürü teşekkür ediyorum. Okullarımızın ne denli büyük bir toplumsal işleve sahip olduğu bu dönemde açıkça görüldü.

Uzaktan eğitim ne kadar kaliteli olursa olsun yüz yüze eğitimin yerine ikame edilebilecek bir eğitim yaklaşımı olamaz. Çünkü eğitim ortamları sadece öğrenmenin yapıldığı yerler değildir. Okullar, öğrenciler arasında akran eğitiminin gerçekleştiği, ortak projelerin geliştirildiği, kültür-sanat-spor aktivitelerinin düzenlendiği, psikososyal ve kişisel gelişimlerinin desteklendiği, kısaca öğrencilerin öğrenmenin ötesinde çok boyutlu gelişimlerinin sürekli desteklendiği mekânlardır. Özellikle sosyoekonomik yönden dezavantajlı öğrencilerimiz için bir eğitim merkezi olmanın çok ötesinde anlam taşımaktadır.

Bu nedenle Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulunun da onayladığı kurallara harfiyen uyarak yüz yüze eğitime devam etme kararlılığı içerisindeyiz. Gerçekten tüm öğretmenlerimiz ve çocuklarımız okullarını çok özlemişlerdi. Okullara devam oranının COVID-19 salgını öncesindeki oranı aşması bu özlemin somut bir yansımasıdır.

Bu vesileyle bir kez daha vurgulamak isterim ki, pandemi koşullarında okullar ilk açılan ve en son kapanan yerler olmalıdır. Bu hassasiyetle, okullarımızı yüz yüze eğitime açmak için alınması gereken önlemlerle ilgili çok kapsamlı bir çalışma yaptık ve “COVID-19 Salgınında Okullarda Alınması Gereken Önlemler Rehberi”ni hazırladık. Rehber doğrultusunda okullarımızı 2021-2022 eğitim ve öğretim yılına hazır hale getirdik. Okullarımızın ihtiyacı olan temizlik malzemeleri için ayrılan ödenek miktarını 10 kat artırarak 722 milyon TL’ye çıkarttık. Tüm okullarımızın maskeden dezenfektana, temizlik malzemesinden diğer hijyen malzemelerine kadar tüm ihtiyaçlarını karşıladık ve okullarımızın 2021 yılı sonuna kadar ihtiyaç duydukları tüm ödenekleri gönderdik. Okullarımızdaki temizlik personeli sayısını artırdık.

Diğer taraftan okullarımızda Elektronik Takip Sistemi'ni kurduk. Böylelikle sınıf bazlı kararlar alabiliyoruz. Bu sistem ile her bir okuldaki aşı olma durumu, PCR testi yaptırması gereken kişiler, vaka veya yakın temas nedeniyle yüz yüze eğitime ara veren sınıflar gibi detaylı bilgileri anlık olarak takip edebiliyoruz. Eğitim sistemimizdeki yaklaşık 850 bin sınıfın tamamında bu bilgileri takip edebiliyoruz.

Tüm öğretmenlerimize COVID-19 salgın ortamında okullarda uyulması gereken prosedürler hakkında gerekli eğitimleri düzenledik. Ayrıca okullarımız velilerimizi süreçle ilgili bilgilendirdiler.

6 Eylül 2021 Pazartesi günü itibarıyla da 81 ilimizde yüz yüze eğitimi haftada 5 gün ve ders süreleri 40 dakika olarak başlattık.

Vaka ve yakın temas nedeniyle yüz yüze eğitime ara verilen sınıf sayısı verileri COVID-19 salgını ortamında okulların güvenilir ortamlar olduğunu gösteriyor. Bu nedenle gelinen noktada okul bazlı bir kapatma yaklaşımından ziyade sınıf bazlı bir yaklaşımı tercih ettik.  Bu kapsamda vaka bazlı ve yakın temaslı duruma göre Sağlık Bakanlığınca belirlenen kriterler çerçevesinde yüz yüze eğitime sınıf bazında 10 günlük ara verilmektedir.

Yüz yüze eğitime ara verilen sınıflarda herhangi bir semptom göstermeyen öğrencilerimiz arasında 5 günün sonunda velinin rızası olması durumunda PCR testi sonucu negatif çıkan öğrencilerimiz yüz yüze eğitime dönebilmektedirler. Öğrencilerimizin okula devam edemedikleri günlerde işlenen derslerle ilgili olarak da öğretmenler tarafından canlı ders yapılmaktadır. Ayrıca, velilere ve öğrencilere gerekli rehberlik desteği sağlanmaktadır. 10 günlük aranın sonunda öğrencilerimiz okullarına tekrar kavuşmaktadırlar.

Mevcut 850 bin dersliğin yüzde 56'sında öğrenci sayısı 25'in altındadır. 35’ten fazla öğrenci bulunan sınıfların oranı ise %13,4’tür. Dolayısıyla kalabalık sınıflar yaygın değildir. Ayrıca, Bakanlık olarak il millî eğitim müdürlüklerimize okul bazlı olarak kalabalık sınıflarla ilgili her türlü önlemi alma, ikili eğitime geçme veya ders saati süresinde tasarrufta bulunma yetkisini verdik. Bu kapsamda 289 okulumuzda ikili eğitime geçildi. İstisnai durumlarda gerekli önlemleri almaya devam edeceğiz ancak kural olarak eğitimi kesintisiz bir şekilde sürdürme kararlılığı içerisindeyiz.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

6 Eylül 2021 tarihinde eğitim-öğretime tüm kademe ve sınıf seviyelerinde yüz yüze başladıktan sonra COVID-19 salgın sürecine bağlı olarak ortaya çıkan geçmiş öğrenme kayıplarının giderilmesine yönelik olarak okuma yazmaya yeni başlayan ilkokul 1. sınıf öğrencilerinin ilk okuma yazma eğitimlerinin desteklenmesi için "İlk Okuma Yazma Telafi Materyalleri" geliştirdik.

İlköğretim ve ortaöğretim kademelerinde farklı sınıf düzeylerinde beceri temelli sorular, tekrar testleri, çalışma fasikülleri, etkileşimli kitaplar, merkezî sınava yönelik örnek sorular ve çalışma sorularını Bakanlığımızın resmi sitesinde yayımladık.

Bakanlığımızca yapılan hazırlıkların uygulama sürecinin gerçekleştirilmesi amacıyla 2020-2021 eğitim ve öğretim yılında 7., 8., 11. ve 12. sınıflar ile örgün ve açık ortaöğretim kurumlarından mezun olan öğrencilere yönelik destekleme ve yetiştirme kursları açtık. Ayrıca Bakanlığımızca yapılan/yapılacak olan salgın sürecinde oluşan geçmiş öğrenme kayıplarının belirlenmesi çalışmalarını başlattık. Bu kapsamda kazanım değerlendirme uygulamasından elde edeceğimiz bulgulara göre öğrencilerimize yönelik telafi destek programlarımızı güncelleyeceğiz. Ayrıca, farklı sınıf düzeylerinde de destekleme ve yetiştirme kurslarının açılmasını sağlayacağız.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Eğitim personelimizin aşılanma oranı her geçen gün artmaktadır. Biliyorsunuz ki aşı, gönüllülük esasına dayalı olarak yapılıyor. Personelin aşı olmadığı durumda haftada iki kez PCR testi yaptırması gerekmektedir. 1 doz aşı olan öğretmen oranımız %93’e ulaşmıştır. En az 2 doz aşı olan öğretmen oranımız ise %87’dir. Diğer taraftan aşı olmadan hastalığı atlatarak bağışıklık kazanan ve antikoru oluşan öğretmen oranımız da %5 civarındadır. Öğretmenlerimizin aşılanma oranının böylesine yüksek olması okulları açık tutmayla ilgili olarak elimizdeki en büyük avantajımızdır. Bu konudaki hassasiyetlerinden, katkılarından ve desteklerinden ötürü kıymetli öğretmenlerimize teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Eğitim sistemimizde Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde 2002 yılından itibaren ciddi iyileşmeler sağlandı. Okul öncesinden özel eğitime, mesleki eğitimden yükseköğretime ciddi yatırımlar yapıldı. Sevinerek belirtmek isterim ki, yapılan bu yatırımların eğitimde kalite göstergelerine yansımaları da artık açık bir şekilde görülmeye başlanmıştır.

Eğitime erişim tüm kademelerde kolaylaşmış, dolayısıyla net okullaşma oranlarında çok önemli artışlar elde edilmiştir. Bir taraftan kapsayıcı ve evrensel bir eğitim sistemi kurulurken diğer taraftan öğrenci ve derslik başına düşen öğrenci sayılarında da çok önemli iyileştirmeler sağlanmıştır.

Elde edilen başarılar PISA ve TIMSS gibi uluslararası öğrenci başarı araştırmalarına da yansımaktadır. Örneğin en son PISA 2018 sonuçları, ülkemizin 15 yaş grubu öğrenci sayısı en fazla artan ülkelerden birisi olmasına rağmen Türkçe, Matematik ve Fen okuryazarlıklarında puanlarını en fazla artıran birinci ülke olmuştur.

Diğer taraftan 4. ve 8. sınıf seviyelerinde Fen ve Matematik okuryazarlığını ölçen ve 1999 yılından beri katıldığımız TIMSS araştırmalarının en sonuncusu olan 2019 sonuçları, 1999 yılından itibaren en yüksek puana ulaştığımızı göstermektedir. Ülkemiz ilk kez 5. sınıf matematik ve fen alanları ile 8. sınıf fen alanında TIMSS ölçek orta noktası üzerinde performans göstermiştir. 8. sınıf matematik alanında ise ilk kez orta nokta seviyesine ulaşmıştır.

Tüm bu sonuçlar birlikte değerlendirildiğinde ülkemizde eğitim sisteminde devasa yatırımlarla okullaşma oranlarında ciddi sıçramalar yaşanırken, aynı zamanda eğitimin kalitesinin de sürekli arttığını göstermektedir. Farklı bir şekilde söylemem gerekirse, Türkiye eğitimde kaliteden ödün vermeden erişimi artırmaktadır. Dahası, erişimdeki bu genişlemeden en çok dezavantajlı ailelerin çocukları faydalanmaktadır.

Bu nedenle artık gelinen noktada kalitenin sürekli artırılmasına ve eğitimde fırsat eşitliğinin güçlendirilmesine odaklanacağız.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Millî Eğitim Sistemini geliştirmek ve niteliğini yükseltmek için eğitim ve öğretimle ilgili konuları tetkik etmek ve tavsiye kararları almak üzere Millî Eğitim Bakanlığının "en yüksek danışma kurulu" olarak tanımlanan Millî Eğitim Şûrasını yeniden topluyoruz.

1-3 Aralık 2021 tarihleri arasında Ankara'da toplanacak 20. Millî Eğitim Şûrası'nın başlığını “Eğitimde Fırsat Eşitliği” olarak belirledik. Bu kapsamda Şûra’da üç ana konuda çalışma grupları kuracağız. Bu konular, “Temel Eğitimde Fırsat Eşitliği”, “Mesleki Eğitimin İyileştirilmesi” ve “Öğretmenlerin Mesleki Gelişimi” olacak. Bu vesileyle, bir daha tüm paydaşlarımızı Şura’ya katkı vermeye davet ediyorum.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Ülkemizin rekabet gücünün, toplumsal ve bireysel refahının artırılması için eğitimin niteliğinin yükseltilmesi gerekmektedir. Öğrencilerimizin daha nitelikli bir eğitime ulaşmasının yolu da eğitim sistemimizin en önemli yapıtaşlarından olan öğretmenlerimizin niteliklerinin artırılmasından geçmektedir.

Bu kapsamda öğretmenlerimizin mezun oldukları dönemin birikimlerinin ötesine geçerek çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donanması için alan eğitimlerinden yabancı dil eğitimine, ölçme ve değerlendirmeden, teknolojinin kullanımına kadar çok sayıda ve kapsamlı eğitimler düzenliyoruz.

Tüm imkânlarımız, kaynak ve desteklerimizle öğretmenlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Biliyoruz ki öğretmenlerimiz de bugüne kadar olduğu gibi, her koşulda kendilerini geliştirmeye, her bir çocuğumuzun daha kaliteli eğitim alması için ellerinden geleni yapmaya devam edecektir.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfındaki mevcut personelimiz hakkında bazı bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Eğitim sistemimizde yaklaşık 1,2 milyon öğretmenimiz bulunmaktadır. Hükûmetlerimiz döneminde atanan öğretmen sayımız, mevcut resmî öğretmen sayısının %73’üne karşılık gelmektedir. Bu aynı zamanda genç bir öğretmen kadrosuna sahip olduğumuzu göstermektedir. 40 yaş ve altındaki öğretmen sayımız toplam öğretmen sayımızın %60’ına tekabül etmektedir.

Gerçekleştirilen öğretmen atamalarıyla birlikte ülkemizin tüm coğrafi bölgelerindeki öğretmen başına düşen öğrenci sayısı düşmektedir.Bu kapsamda öğretmen başına düşen öğrenci sayımız; ilköğretimde 15’e, ortaöğretimde de 13’e düşmüştür.

Öğretmenlerimizin mali ve sosyal haklarında önemli iyileştirmeler yapılmış ve 01.07.2021 tarihi itibarıyla Bakanlığımız bünyesinde göreve yeni başlayan 9. derece 1. kademedeki bir öğretmenimizin maaşı 5.097,40 TL, ek ders ücretinin saati net 21,20 TL olmuştur.

Ayrıca, tüm öğretmenlere, her eğitim ve öğretim yılı başında eğitim ve öğretime hazırlık ödeneği verilmektedir. 2021-2022 eğitim ve öğretim yılına ait eğitime hazırlık ödeneği 1.250 TL’dir.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Bakanlığımız, veriye dayalı yönetim anlayışını benimsemiş; bu anlayıştan hareketle mekânsal verinin toplanması ve yönetimi noktasında Millî Eğitim Bakanlığı Coğrafi Bilgi Sistemini (MEBCBS) hayata geçirmiştir.

Bakanlığımıza ait bütün taşınmaz bilgileri (konum, imar planı, mülkiyet, tapu, yüz ölçüm, bina temel bilgileri, okul türü, fotoğraflar vb.) Coğrafi Bilgi Sistemi ile elektronik ortama taşınarak Bakanlık bilgi sistemlerinin konumsal altyapısı oluşturulmuştur. Bu kapsamda 44.523 eğitim alanı, 175.418 eğitim parseli ve 131.149 bina kayıt altına alınmıştır.

Millî Eğitim Bakanlığı Coğrafi Bilgi Sistemi ile planlanması, izlenmesi, denetlenmesi çok daha kolay ve sağlıklı hale getirilen eğitim altyapımızı,  derslik başına düşen öğrenci sayısını azaltmak ve ikili öğretime son vererek tüm okullarımızda tam gün eğitim ve öğretime geçmek hedefleri doğrultusunda güçlendiriyoruz.

Bu çerçevede 2003 yılından bugüne kadar, 54 bin 930 adedi hayırseverler tarafından olmak üzere toplam 348 bin 465 adet yeni dersliğin yapımı tamamlanarak eğitim ve öğretimin hizmetine sunulmuştur.

Her eğitim kademesinde derslik başına düşen öğrenci sayısı, yeni yapılan derslikler sayesinde, ülke genelinde her geçen gün azalmaktadır. Bütün bu çalışmalar sonrasında derslik başına düşen öğrenci sayısı ilköğretimde 23’e, ortaöğretimde ise 22’ye düşmüştür.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Eğitim ortamlarını iyileştirmek, okullar arasındaki farklılıkları azaltarak fırsat eşitliğini sağlamak, öğretmenlerin meslekî gelişimlerini desteklemek, okul iklimini güçlendirmek ve okulun fiziki ortamlarının bakım, onarım ve donatım ihtiyaçlarını karşılayarak eğitimin niteliğini artırmak ortak amacıyla “Mesleki Eğitimde 1.000 Okul Projesi” yürütülmüş ve “Temel Eğitimde 10.000 Okul Projesi" başlatılmıştır.

Sektörün taleplerine duyarlı, istihdam odaklı ve paydaşlarla iş birliği içinde sürekli yenilenen bir mesleki ve teknik eğitimin sunulmasını hedefleyen “Mesleki Eğitimde 1.000 Okul Projesi” kapsamında öğretmen ve yöneticilere ilk yardım, kişisel gelişim ve liderlik konulu eğitimler düzenlenmiş, atölye ve laboratuvar dersi öğretmenlerine işbaşı mesleki gelişim eğitimleri verilmiştir. Okulların donanım alt yapılarını güçlendirme desteği sağlanmış, kütüphanelerin bilgi iletişim teknolojileri geliştirilmiş, bünyesinde döner sermaye işletmesi bulunan okulların üretim kapasitelerinin artırılması sağlanmıştır.

“Temel Eğitimde 10.000 Okul Projesi” kapsamında ise; 3.000 yeni anaokulu inşa edilecek, 40 bin yeni anasınıfı dersliği açılacak, özel eğitim anaokulları daha erişilebilir hale getirilecek, temel eğitimde tüm okulların imkân farklılıkları ortadan kaldırılacaktır. Bu proje kapsamında okul öncesi eğitimde kapasitede ciddi artış sağlanacaktır. Bu kapsamda 3 yaş grubunda %14 olan okullaşma oranını %50’ye, 4 yaş grubunda %35 olan okullaşma oranını %70’lere ve 5 yaş grubunda %78 olan okullaşma oranını ise %100’e çıkartmayı hedefliyoruz.

Bu vesileyle de belirtmek isterim ki, 5 yaşın zorunlu eğitim kapsamına alınıp alınmaması Yüce Meclisimizin takdiridir. Milli Eğitim Bakanlığı olarak bizim kısa vadedeki hedefimiz, 5 yaş çocuklarımızın %100’üne eğitim sunabilecek bir altyapı ve kapasiteyi hazır hale getirmek ve tüm vatandaşlarımızın hizmetine sunmaktır. Başta İstanbul’da olmak üzere tüm yurt sathında yeni açacağımız okullar sayesinde, 5 yaş çocuklarımızın tamamına ve kolay ulaşılabilir bir şekilde yaygınlaştırarak okul öncesi eğitim sunmayı amaçlıyoruz. Böylece hangi gelir grubundan olursa olsun tüm çocuklarımızın ilkokula daha hazırlıklı gelmelerini sağlamayı istiyoruz.

Okullar arası imkân farklılıklarını azaltmak için yeni bir projeyi ‘Kütüphanesiz okul kalmayacak’ projesini yeni hayata geçirdik. Bu proje kapsamında bir taraftan mevcut kütüphaneleri zenginleştirirken diğer taraftan kütüphanesi olmayan okullara yeni kütüphaneler kuracağız. 2 ay gibi kısa sürede proje tamamlanacak olup 2022 yılı itibari ile kütüphanesiz okul kalmayacaktır. 2022 yılında ise tüm kütüphanelerimizi güncellemeye ve zenginleştirmeye devam edeceğiz.

 

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Öğrenme süreçlerinin teknolojik altyapıyla desteklenmesinde önemli mesafe kaydedilmiştir. FATİH Projesi kapsamında bugüne kadar yarım milyona yakın etkileşimli tahta okullarımıza kurulmuştur. 16.500 okulda okul içi ağ altyapısı tesis edilerek, bir milyonun üzerinde data ucu kurulumu yapılmıştır. Bu okullara geniş bant internet erişimi verilmektedir. Bu imkâna sahip olmayan okullarımıza ise kablolu, uydu ve mobil erişim teknolojileri kullanılarak internet bağlantısı sağlamaktayız.

Okullarımızın teknolojik imkânlarını üç boyutlu yazıcılar, kodlama, tasarım ve bilişim araçlarıyla üretime yönelik setler ve tek kart bilgisayarlar ile daha da iyileştirmekteyiz. Yeni nesil etkileşimli tahtalarımızı açık kaynak kodlu ve millileştirilmiş PARDUS işletim sistemimizle donatıyoruz.

Altyapının verimli ve etkili kullanılabilmesi; öğretmenlerimizin yetkinliğine, özellikle dijital eğitim içeriklerinin kalitesine, yeterliliğine ve kullanılabilir olmasına bağlıdır. Dijital eğitim platformumuz Eğitim Bilişim Ağı (EBA), örgün eğitim sistemimizin dijital platformla bütünleşik bir hale gelebilmesi için günün ihtiyaçları doğrultusunda sürekli olarak geliştirilmektedir. Ayrıca geçmişte dijital eğitim platformumuzdan faydalanamayan açık öğretim kurumları öğrencileri ve halk eğitim merkezleri kursiyerleri gibi kişilere de EBA üzerinden hizmet sunmaya yönelik çalışmalar başlatılmıştır.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Ülkemizin sürdürülebilir ekonomik ve sosyal gelişimini sağlayabilmesi, küresel rekabette yerini alabilmesi ve nitelikli işgücü ihtiyacının karşılanması için verilen meslekî ve teknik eğitimin; yerel, ulusal ve uluslararası iş piyasalarının beklentilerine uygun bir şekilde yapılandırılarak genç nüfusumuza gerekli bilgi, beceri ve yetkinliği kazandırmasını sağlamaya yönelik çalışmalar yapmak temel ödevimizdir.

Bu kapsamda ülkemizin dokusu ve önceliklerine uygun bir şekilde kendini sürekli güncelleyen, dinamik bir mesleki ve teknik eğitim inşa etme noktasında önemli adımlar atılmıştır.

Mesleki ve teknik eğitimde son yıllarda gerçekleştirilen paradigma değişimi çerçevesinde iş dünyasının ihtiyaç duyduğu alanlarda nitelikli iş gücünün yetiştirilmesini sağlamak üzere mesleki eğitimi dönüştürme çalışmaları yapılmıştır.

Bu kapsamda mesleki eğitimin kalitesinin artırılması için; müfredatın güncellemesinden öğretmenlerimizin işbaşı eğitimine, işletmedeki öğrencilerimizin beceri eğitimlerinden istihdam odaklı kariyer günlerine kadar tüm süreçlerde sektörle birlikte hareket edilmiştir. Mesleki eğitimdeki paradigma değişiminin en önemli itici gücünü oluşturan kapsamlı ve güçlü iş birliğiyle yapılan çalışmalar kısa sürede meyvelerini vermeye başlamış, eğitim-üretim-istihdam çevrimi güçlenmiş, başarılı öğrenciler artık mesleki eğitimi tercih etmeye başlamıştır.

Bu kapsamda ASELSAN Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, İstanbul Teknik Üniversitesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Cağaloğlu Geleneksel Türk Sanatları Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, İstanbul Havalimanı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, ASELSAN Konya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Ayet Azer Ara Savunma Sanayi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi gibi %1’lik dilimden öğrenci alan model okullar faaliyete geçirilmiştir.

Mesleki eğitim programlarında yeni koşullara adaptasyonu güçlendiren bir dönüşüm gerçekleştirilmiş, mesleki eğitim verilen alan ve dallarda sadeleşmeye gidilmiştir. Öğretim programları; iş piyasalarında yaygınlaşan otomasyon, yapay zekâ teknolojileri ve yeni beceri taleplerine yönelik olarak güncellenerek uygulama temelli hazırlanmış, dijital okuryazarlık becerilerini güçlendirecek ve meslek alanlarındaki yeni teknolojilere uyumu artıracak içerik ve etkinliklerle zenginleştirilmiştir. Bu sayede öğrencilerin ilgi ve tercihleri doğrultusunda seçmeli dersler ve sertifika programları oluşturulmuştur. Güncellenen programlar doğrultusunda uygulama ağırlıklı yeni ders kitapları hazırlanmış, dijital içeriklerin karekod uygulaması ile ders kitaplarında yer alması sağlanmış ve meslek dersi öğretmenlerinin mesleki gelişimlerini sektörle birlikte sağlayabilmeleri için yüz yüze ve uzaktan eğitimlerine devam edilmiştir.

Ayrıca, yüksek teknoloji ve katma değer üreten öncü Türkiye için mesleki eğitim-üretim-tasarım ve istihdam ilişkisinin güçlendirilmesi amacıyla mesleki ve teknik ortaöğretim okulları bünyesinde güçlü alt yapıya sahip 50 Ar-Ge merkezi kurulmuştur.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Hayata geçirilen uygulamalar ve paradigma dönüşümü neticesinde mesleki eğitim okulları; uçak bakımından gastronomiye, turizmden biyomedikal cihaza ve mikromekanik ve savunma sanayiine kadar iş gücü piyasasının ihtiyaç duyduğu tüm elemanları yetiştiren, aynı zamanda devletin, toplumun ihtiyacı olan tüm ürünleri de üretebilen okullar hâline gelmiştir.

Son zamanlarda savunma sanayimizde ciddi adımlar atılmaktadır. Ülkemiz, artık savunma sanayi ile ilgili önemli bir üretim kapasitesine ulaşmış ve üretim kapasitesiyle birlikte çeşitliliği de artış göstermektedir. Biz de Millî Eğitim Bakanlığı olarak bu süreçte Savunma Sanayii Başkanlığımızla koordineli bir şekilde yeni mesleki eğitim alanları açarak sürece destek vermekteyiz.

Salgın nedeniyle dünyada daralma yaşayan turizm alanında, gelecek yıllarda karşılaşılacak nitelikli personel ihtiyacını karşılamak ve bu alanda istihdam olanakları yaratmak için de başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde çalışmalara devam ediyoruz.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Mesleki eğitimi ve özellikle mesleki eğitim merkezlerini, genç işsizliği azaltmada kullanabileceğimiz en güçlü enstrüman olarak görüyoruz. Mesleki eğitim merkezi mezunlarının eğitim aldıkları alanda istihdam oranı yaklaşık %90’lar seviyesinde olup oldukça başarılı bir model olarak çalışmaktadır.

Haftada bir gün okulda, diğer günler ise işletmelerde eğitim yapılan ve sektörün doğrudan merkezinde olduğu, Almanya’daki dual mesleki eğitimin bir benzeri olan ve bizde geleneksel çıraklık-kalfalık-ustalık eğitiminin verildiği mesleki eğitim merkezlerinin ülkemizde genç işsizliği azaltmak için önemli bir potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz. Mesleki eğitim merkezlerine kaydolmak için en az ortaokul mezunu olmak yeterli olup yaş sınırlaması da bulunmamaktadır. Bu nedenle sektörlerin talepleri doğrultusunda her yerde, özellikle sektörlerin yoğun kümelendikleri organize sanayi bölgelerinde mesleki eğitim merkezlerinin kapasitesini ve erişilebilirliğini artırma yönünde çalışıyoruz. Halen 87 OSB’de mesleki eğitim merkezi bulunmaktadır. Kasım ayı içerisinde 164 OSB’de de yeni mesleki eğitim merkezi kurulumunu tamamlayacağız. Böylece OSB’lerin tamamında mesleki eğitim merkezi kurma hedefine ulaşmış olacağız.

Bu kapsamda Kasım ayı itibarıyla yeni bir uygulamayı hayata geçiriyoruz. Lise ve üstü bir eğitimden mezun olanların da istemeleri durumunda 6-7 ay gibi kısa süreli mesleki eğitim merkezi tamamlama eğitimi programı alabilmelerini sağlamak için gerekli mevzuat düzenlemesini tamamladık. Böylece, gençlerimizin işgücü piyasasına geçişlerini kolaylaştıracak alternatif seçenekleri artırmaya çalışıyoruz.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Geçmişte katsayı uygulamaları gibi haksız ve adaletsiz dış müdahaleler, meslek liselerinin itibar kaybına uğramasına yol açmıştı. Ancak son yıllarda mesleki eğitimi güçlendirmek için attığımız önemli adımlar, yıllardır tartışılan mesleki eğitimi ayağa kaldırmış ve mesleki eğitimlilerin özgüvenini artırmıştır. Böylelikle meslek liseleri uzun süredir hak ettikleri itibara yeniden kavuşmaya başlamıştır.

Bu kapsamda mesleki eğitimde öğrencilerin uygulama becerilerini artırmada önemli katkısı olan döner sermaye kapsamındaki meslek liselerinin artan üretim kapasitesini, mesleki eğitimin kalitesini doğrudan etkileyen atölye altyapımızı güçlendirmek üzere yönlendirdik. Üretim portföyümüzde önemli değişikliklere gittik. Mesleki eğitimde kullanılan atölye deney setlerini ve ihtiyaç duyulan araç gereçleri de meslek liselerimizde üretmeye başladık. Artan üretim kapasitemizle ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğiz.

Mesleki eğitim okul ve kurumlarında döner sermaye kapsamında üretim kapasitelerini artırırken bir taraftan öğrencilerimizin uygulama becerilerini güçlendirerek istihdam edilebilirliklerini sağlarken diğer taraftan mezun olmadan, eğitimleri esnasında azami asgari ücret kadar ücret alabilmelerini de sağlamaya çalışıyoruz.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Ülkemizin ekonomik kalkınmasındaki en önemli unsurlardan birinin fikrî mülkiyet olduğuna inanıyoruz. Temel ve ortaöğretim seviyesindeki fikrî mülkiyet kültürünün yaygınlaştırılmasıyla yükseköğretimde de fikrî mülkiyetle ilgili çalışmaların niteliği yükselecek ve bu çalışmalar geleceğin güçlü Türkiye'sinin inşasında öncü ve kritik rol oynayacaktır. Bu nedenle özellikle ortaöğretim kurumlarımızda fikrî mülkiyet farkındalığını yaygınlaştırmaya çalışıyoruz.

Bu kapsamda gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla mesleki ve teknik eğitim okulları, BİLSEM ve fen liselerinde fikrî mülkiyet konusunda önemli bir mesafe kat ettik. Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanlığıyla iş birliği içinde 81 ilde yönetici ve öğretmenlerimize fikrî mülkiyet süreçleri ile ilgili eğitimler düzenledik.

Ayrıca, illerde yürütülen çalışmaların koordinasyonunun sağlanması ve gerekli desteğin verilmesi için Bakanlık bünyesinde “Fikrî Mülkiyet Ofisi” kurduk. 2021 yılında hedefimiz 750 patent, faydalı model, tasarım ve marka tescilini almaktı. Yaptığımız bu kapsamlı çalışmalar sonucunda bu yılın ilk dokuz ayında fikrî mülkiyet kapsamında toplam 3 bin 249 ürün tescil başvurusunda bulunduk ve 1.157 patent, faydalı model, tasarım ve marka tescilini aldık. Hedefimizi yıl bitmeden büyük oranda aştık.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Bireylerin, dinamik ve değişken bir işgücü piyasasında rekabet edebilmeleri ve ekonomik seviyelerini koruyabilmeleri için “istihdam edilebilme” niteliklerini kazanmakla birlikte bu nitelikleri sürekli olarak geliştirmeye ve yenilemeye ihtiyaçları vardır. Bireylerin yaşamları boyunca devam eden değişkenlik, gelişim ve her geçen gün daha da önem kazanan bu ihtiyaçlar “hayat boyu öğrenme” yaklaşımının doğmasına ve yaygınlaşmasına sebep olmuştur.

Hayat Boyu öğrenme yaklaşımı her ne kadar ülkemizde 2000’li yıllarda kurumsallaşmaya başlasa da bu alanda ciddi kazanımlar elde ettik. 2007 yılında %1,8 olan hayat boyu öğrenmeye katılım oranımız, 2020 yılı itibarıyla %222’lik artışla %5,8’e yükselmiştir.

Türkiye’nin tüm il ve ilçelerinde resmî 995 halk eğitim merkezi ve 24 olgunlaşma enstitüsü olmak üzere toplam 1.019 yaygın eğitim kurumumuz bulunmaktadır. Bu kurumlarda 2021 yılı içerisinde şu ana kadar 2 milyon 480 bin 390 kursiyerimiz 72 alanda 3.762 kurs programı doğrultusunda eğitimler almıştır. Bu merkezlerimizde günün ihtiyaçlarından hareketle dijital, finans, sağlık, ekoloji ve sosyal medya gibi 21. yüzyıl becerileri arasında yer alan okuryazarlıklara ilişkin farkındalık ve beceri eğitimlerine yönelik kurs programları düzenlenmiştir.

Ayrıca, hayata geçirdiğimiz “Kurslarımızla Köylerdeyiz” projesi ile kırsal kesimde ikamet eden vatandaşlarımızın halk eğitimine ulaşımını kolaylaştırıyor; gıda, tarım, hayvancılık vb. alanlarda açmış olduğumuz kurslarımızla kırsal kalkınmayı destekliyoruz. Bu kapsamda kırsal kesimde yer alan 14 bin 533 okulumuz kurs merkezi olarak vatandaşlarımıza hizmet vermektedir.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Kültürel mirasımızın korunması, günümüze aktarılması ve geleneksel yaklaşımların inovatif şekilde yeniden ele alınabilmesi noktasında olgunlaşma enstitüleri önemli bir işleve sahiptir. Bu nedenle olgunlaşma enstitülerimizin görünürlüklerinin ve üretim kapasitelerinin artırılması için bu dönemde enstitülerimizi yeni bir yaklaşımla ele alacağız.

Bu yeni yaklaşımla olgunlaşma enstitülerimiz bir taraftan kültürümüzün gelecek nesillere yaygın bir şekilde aktarılmasını sağlarken diğer taraftan bu ürünlerin tasarım, faydalı model ve marka tescilleri için de çalışmalar yapacaklar. Olgunlaşma enstitülerimiz artık birer Ar-Ge merkezi olarak hizmet verecek. Bu kapsamda enstitülerimizin altyapılarının güçlendirilmesi başta olmak üzere tüm süreçlerini geliştirmeye yönelik çalışmalarımız devam edecek.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Ortaokul ve lise kademeleri ile imam hatip okullarımız; eğitim içeriği, özgünlüğü ve çeşitliliği ile markalaşarak dünyaya model olan köklü eğitim kurumları haline gelmiştir. Bu okullarımız gelenekle gelecek arasında dengeli bir ilişki kurma teşebbüsünün eğitimdeki yansımasıdır. Bu kapsamda çağın gereklilikleri gözetilerek öğrencilerin ilgi, kabiliyet ve kariyer hedefleri doğrultusunda program çeşitliliği esas alınmakta, temel İslam bilimleriyle birlikte fen ve sosyal bilimler, uluslararası yabancı diller, mûsikî, spor, geleneksel ve çağdaş görsel sanatlar, hafızlık, teknoloji proje ve programları uygulanmaktadır.

Yabancı dil hazırlık sınıfı uygulayan Anadolu imam hatip liselerimizde model olabilecek öğretim uygulamaları “Teoriden Pratiğe Yabancı Dil Öğretimi” adıyla kitaplaştırılmış ve bütün okulların istifadesine sunulmuştur. Bugün, 55 Anadolu imam hatip lisesinde uygulanan 63 dil uygulaması ile öğrencilere Arapça, İngilizce, Almanca, İspanyolca, Rusça, Çince, Fransızca, Farsça ve Japonca dillerini en iyi şekilde öğrenme imkânı sunulmaktadır.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin sosyal yaşamın her alanında var olmaları, eşit eğitim fırsatlarından yararlanmaları ve toplumsal yaşantı ile bütünleşmeleri için çalışmalarımız artarak devam etmektedir. Millî Eğitim Bakanlığı olarak özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerimize, bireysel yetenekleri doğrultusunda ihtiyaç duydukları alanlarda kendilerini geliştirmeleri için destek olmak ve onlara gerekli şartları ve ortamları hazırlamak amacıyla çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürmekteyiz.

Özel eğitim meslek okulundan mezun olan öğrencilerin yükseköğretime devam edebilmelerine ilişkin mevzuat düzenlemesi yaparak bu öğrencilerimizden üniversiteye geçiş sınavına girebilmelerini sağladık. Bu konuda bir düzenleme daha yaparak  "özel eğitim mesleki eğitim merkezi öğrenim belgesi" ile "özel eğitim meslek okulu diploması" bulunan geçmiş mezunlarımızın da üniversiteye girebilmelerinin yolunu açtık. Böylelikle engelli bireylerimizin yaşamlarını kolaylaştırmak ve toplumsal yaşama tam katılımlarını sağlamak yolunda önemli bir adım daha attık.

Ülkemizin farklı bölgelerinde eğitim gören özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin benzer eğitim olanaklarından yararlanması amacıyla tam zamanlı kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim uygulamalarının niteliğinin geliştirilmesi, ihtiyaç doğrultusunda özel eğitim okulu ve/veya özel eğitim sınıfı açılması yanında mevcut eğitim ortamlarının iyileştirilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirmekteyiz. Bu kapsamda Türkiye genelinde toplam 632 destek eğitim odası, 169 özel eğitim sınıfı, 278 uygulama evi, 552 meslek edinme atölyesi olmak üzere 1.631 özel eğitim ortamı yaptık. 2022 yılında ise yeni özel eğitim kampüsleri kuracağız. Diğer taraftan 788 beceri uygulama alanı ve 10.000 yeni destek eğitim odası kuracağız. Ayrıca uygulama evlerinin kapasitelerini ve meslek atölyelerinin sayılarını da artıracağız.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Ülkemizin stratejik alanlarına esas olmak üzere bilim, kültür, sanat, sanayi ve teknolojide yüksek bir akademik düzey hedefi ile ülkemize katma değer oluşturma yolunda büyük önem verdiğimiz özel yetenekli bireylerin eğitimi için de çalışmalarımız devam etmektedir. Bu kapsamda 2021 yılında 30 yeni bilim ve sanat merkezini öğrencilerimizin hizmetine sunduk. Toplamda 214 bilim ve sanat merkezimizde 67.375 özel yetenekli öğrencimiz bu eğitim hizmetinden yararlanmaktadır.

Özel yetenekli öğrencilere sunulan eğitimin niteliğinin artırılması, öğretmenlerin mesleki gelişim düzeylerinin yükseltilmesi, öğrenci ve öğretmenlerin çeşitli kurum ve kuruluşların imkânlarından faydalanmaları noktasında ilgili tüm paydaşlarımızla işbirliği içinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Çocuklarımızın sosyal duygusal, akademik ve kariyer gelişimlerini desteklemek amacıyla Millî Eğitim Bakanlığı olarak rehberlik ve psikolojik danışma alanındaki hizmetlerimizi de titizlikle sürdürüyoruz.

Eğitim öğretim sürecinin ayrılmaz bir parçası olan rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinin ihtiyaçlara göre bütüncül, kapsamlı ve gelişimsel bir çerçevede yapılandırılması için okul öncesinden yükseköğretime kadar her sınıf seviyesinde “sınıf rehberlik programı hazırladık”. Diğer taraftan rehberlik ve araştırma merkezlerimizde sunulan hizmetlerin kalitesini ve çeşitliliğini artırmak için ilk defa Fizyoterapist alımına gittik. Artık her bir rehberlik ve araştırma merkezimizde en az bir fizyoterapist hizmet verecek.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Ülkemizde özel okullar, devlet okullarındaki derslik ve öğretmen ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlayarak buradaki kaynağın eğitimde niteliğin artırılması için kullanılmasına imkân vermektedir.

2021-2022 eğitim ve öğretim yılı itibarıyla tüm eğitim kademelerinde yaklaşık 14 bin özel okul bulunmaktadır.

2020-2021 eğitim ve öğretim yılında açık öğretim öğrencileri hariç tüm özel okullarda kayıtlı öğrencilerin toplam öğrenci sayısına oranı %7,9 dur. Örgün eğitim içerisindeki özel okul sayılarının toplam okul sayısına oranı ise %20,1’dir.

Diğer taraftan OSB içinde açılan 50 özel mesleki ve teknik Anadolu lisesinde 44 bin 463 öğrenci, OSB dışında açılan 221 özel mesleki ve teknik Anadolu lisesinde ise 86 bin 537 öğrenci eğitim ve öğretim desteğinden yararlandırılmaktadır.

Eğitim ve öğretim desteği kapsamındaki tüm öğrencilerimiz için 2022 yılı bütçemizde 1 milyar 12 milyon TL kaynak ayrılmıştır.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Eğitim sürecinin önemli boyutlarından biri de hiç şüphesiz ki ölçme ve değerlendirmedir. Öğrencilerin okul yaşamı boyunca akademik, sosyal, sportif ve kültürel alanlarda edindiği çıktıları belirlemenin eğitim sistemimizin verimliliğini belirleyecek ve yapılacak planlamalara ışık tutacak olmasından hareketle bu süreci ayrıca önemsiyor, ölçme ve değerlendirme alanında da Bakanlık olarak "ölçmek için öğrenmek yerine öğrenmek için ölçmek" felsefesine uygun bir yapı oluşturuyoruz.

COVID-19 salgınıyla birlikte daha da önemli hale gelen elektronik sınav uygulamalarını daha geniş bir ağda daha fazla kişiye ulaştırabilmek için harekete geçtik. Bu kapsamda 2021 yılı sonuna kadar 81 ilimizdeki e-Sınav salon sayısını 500'e çıkararak aynı anda 11 bin kişinin sınavlardan yararlanmasını sağlayacağız. Dört beceride Türkçe dil yeterliklerini ölçebilecek şekilde planlanan ve kurumların görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının da gerçekleştirildiği e- Sınav merkezlerinde önümüzdeki yıl açık ortaokul ve lise sınavlarının da yapılabilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Öğretmenlerimizin soru hazırlama çalışmalarını web ortamına taşımak, hazırlanan sorularla ilgili tüm değerlendirmelerin web ortamında yapılmasını sağlamak, ortak bir soru havuzu oluşturmak, öğrencilerimize farklı denetimlerden geçmiş ve ölçme değerlendirme ilkelerine uygun hâle getirilmiş sorular sunmak amacıyla “Ölçme Değerlendirme Merkezleri Platformunu” kurduk. Bu platform aracılığıyla hazırlanan soruların ülke genelinde okullarımızla paylaşılmasıyla okullarımızın durumunu nesnel bir şekilde izleyebilmeyi, müdahale programları geliştirmeyi ve böylece okullar arası başarı farklarını azaltmayı hedefliyoruz.

Bununla birlikte özel öğretim kurumları kapsamında faaliyet gösteren kişisel gelişim, mesleki gelişim ve yetenek kurslarında uygulanan programları da geçerli, güvenilir ve kalite güvencesi sağlanmış ölçme ve değerlendirme süreçlerine tabi tutuyoruz. Bu değerlendirme sonucunda iş dünyasının talep ettiği alanlara ilişkin bilgi ve becerilere sahip olduğu tespit edilen kursiyerler için kurs bitirme belgeleri düzenliyoruz.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Bilgilerinize sunmak istediğim bir diğer husus da Bakanlığımızın yurt dışı eğitim ve öğretim faaliyetleriyle ilgili gelişmelerdir.

Amacımız; uluslararası işbirliğinden kaynaklanan fırsatlardan en üst düzeyde faydalanmak, ülkemizin eğitim alanındaki birikim ve tecrübelerini paylaşmak, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın ve soydaşlarımızın eğitim çağındaki çocuklarının ülkemizle bağlarını korumak, Türkçe ve Türk Kültürüne dair eğitim ihtiyaçlarını karşılamaktır.  Bu amaç doğrultusunda 63 ülkede 60’ı eğitim müşavirliği ve 31’i eğitim ataşeliği olmak üzere toplam 91 temsilciliğimiz; yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın ve soydaşlarımızın çocuklarının devam ettiği 16 ilkokul, 22 ortaokul, 25 lise, 2 Türkiye Türkçesi Öğretim Merkezi (TÖMER) olmak üzere toplam 65 kurumumuzla yurt dışında eğitim ve öğretim faaliyetlerimize devam ediyoruz.

Bakanlığımız yurtdışı teşkilatı güçlenerek büyüyor. 2021 yılında Bakanlığımıza ihdas edilen temsilciliklerimizden Kişinev ve Doha Büyükelçiliği Eğitim Müşavirlikleri ile Bordo ve Milano Başkonsolosluğu Eğitim Ataşeliklerinin açılışını gerçekleştirdik.

Hâlihazırda 32 ülkede 1.535 görevli öğretmen ve Türk dilinin öğretilmesi amacıyla yurt dışında bulunan üniversitelerin Türkoloji kürsülerinde/yabancı dil bölümlerinde veya Büyükelçiliklerimiz/ Başkonsolosluklarımız nezdinde açılan Türk kültür merkezlerinde 39 ülkede 101 okutman bulunmaktadır. Ayrıca bahse konu okul ve kurumlarımızda toplam 7.081 öğrencimiz öğrenim görmektedir.

Yurt dışında yaşayan vatandaş ve soydaşlarımızın çocuklarının Türkçeyi daha iyi öğrenmelerini, Türk kültürünü yakından tanımalarını ve benimsemelerini sağlamak amacıyla verilen Türkçe ve Türk Kültürü dersi öğretim materyallerini ve dijital içeriklerini zenginleştirilerek EBA’ya yükledik.

Eğitim alanında ikili ilişkilerin geliştirilmesi için ülkelerle karşılıklı üst düzey temaslarımız artarak devam etmektedir.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Bilindiği üzere, ülkemizin eğitim alanında sahip olduğu birikimi insanlığın hizmetine sunmak ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına; yurt dışında insanlığın ortak birikim ve değerlerini esas alarak örgün ve yaygın eğitim hizmetleri vermek amacıyla 2016 yılında Türkiye Maarif Vakfını kurduk. Vakıf, Bakanlığımızın faaliyet gösterdiği okul ve kurum bulunmayan ülkeler başta olmak üzere dünya genelinde yurt dışındaki vatandaşlarımızın çocuklarının eğitim ve öğretim ihtiyacını gidererek, anavatanlarıyla bağlarını sağlamlaştırma yönünde önemli bir görev ifa etmektedir. Aynı zamanda diğer ülke vatandaşlarının öğrenim görebildiği uluslararası standartlarda eğitim vermektedir. Bugün itibarıyla Türkiye Maarif Vakfı; 104 ülke ile resmî temas sağlamış, 67 ülkede faaliyet göstererek 52 ülkede temsilcilik açmıştır. Vakıf, 44 ülkede 14 eğitim merkezi, 1 üniversite, 362 okul ve 43 yurt ile eğitim ve öğretim hizmetlerini sürdürmektedir.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Yükseköğretime erişimin kolaylaşmasıyla 2002'lerde yüzde 14'ler seviyesinde olan okullaşma oranı şu anda yüzde 44'ün üzerine çıkmış durumdadır. Bu durum ülkemizin beşeri sermayesinin niteliğinin artırılması, ülkemizin kalkınması, müreffeh ve demokratik bir ülke olarak sağlam bir şekilde ayakları üzerinde durması için yadsınamaz bir öneme sahiptir. Bu büyümenin sürdürülebilir olması için ise özellikle lisansüstü eğitim mezun sayısının artırılmasına ihtiyaç duymaktayız. Lisansüstü eğitim mezun sayısının artması sadece yükseköğretim kurumlarının öğretim üyesi ihtiyacını karşılamak için değil, ayrıca sanayinin Ar-Ge çalışmalarını yürütebilmesi ve Türkiye’nin rekabet gücü için de oldukça kritik bir öneme sahiptir. Bu nedenle 1416 sayılı Kanun kapsamında ülkemizin yetişmiş insan kaynağı ihtiyacını karşılamak amacıyla Bakanlığımız tarafından üniversiteler ve bazı kamu kurumları adına yurt dışındaki üniversitelere yüksek lisans ve doktora öğrencisi göndermekteyiz.

2021 yılında 394 farklı alanda 750 yurt dışı kontenjan açılmıştır. Şu an 50 farklı ülkede 4.400 öğrencimiz öğrenim görmektedir.

Cumhuriyetimizin kurulduğu yıllardan itibaren başarıyla sürdürdüğümüz bu programdan mezun olan bursiyerlerimiz, yurda dönüşlerinde üniversitelerimizde bilim insanı olarak hizmet vermekle birlikte bürokraside de önemli pozisyonlarda görev yapmaktadır. Göreve başlayan bursiyer sayısı istikrarlı bir şekilde artmaktadır.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Sayıştay Başkanlığınca hesap verme sorumluluğu çerçevesinde gerçekleştirilen denetimler Bakanlığımızdaki eksikliklerin görülmesi ve görülen bu eksikliklerin giderilmesi açısından bir fırsat olarak değerlendirilmekte ve Denetim Raporunda yer alan bulgular Bakanlığımız tarafından detaylı bir şekilde incelenmektedir. Denetim Raporunda yer verilen hususlara ilişkin yapılan düzenlemeler ve çalışmalar performans ve mali disiplin anlamında önemli ölçüde katkı sağlayarak kamu kaynaklarının etkin, etkili ve verimli kullanılmasını sağlamaktadır.

Bulgularda belirtilen konuların veya benzer sorunların oluşmaması için raporlarda yer verilen öneriler doğrultusunda yapılacak iş ve işlemlerde hassasiyet gösterilerek gerekli tedbirlerin alınması sağlanmaktadır.

Sayıştay tarafından sorgu yapılan birkaç hususu da sizlerle paylaşmak isterim.

“Sözleşme ile Taahhüt Ettikleri Yerde Asgari Çalışma Sürelerini Tamamlamayan Sözleşmeli Öğretmenlerin Başka Yerlere Atanması” hususunda; 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin sözleşmeli öğretmen istihdamının düzenlendiği ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında “Aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirmelerde bu madde uyarınca istihdam edilen öğretmenin eşi bu öğretmene tabidir.” ibaresinde görüleceği üzere, sözleşmeli öğretmenlerin aile birliği mazeretine bağlı yer değiştirmelerinde; eşlerin, bu kapsamda sözleşmeli öğretmenin bulunduğu yere yer değiştirme talebinde bulunmaları öngörülmüştür. Dolayısıyla her ikisi de sözleşmeli öğretmen olan eşlerin aile birliği mazeretine bağlı olarak yer değiştirme işlemleri bu düzenleme kapsamında gerçekleştirilmektedir.

“Uydu Üzerinden İnternet Hizmetinin Kapasite ile Uyumlu Şekilde Kullanılmaması” konusunda; uydu internet hizmeti, bant genişliği ve kapasite olarak değerlendirildiğinde diğer internet erişim tiplerine kıyasla pahalı olması, kısıtlı kapasitenin hemen hemen her coğrafyada kullanılabilmesine imkân sunmasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca, terminal başına ayrılan kotanın kullanım kapasitesinin düşük olmasında içerisinde bulunduğumuz küresel salgının da rolü büyüktür. Salgının sona ermesiyle birlikte kapasite kullanımında belirgin bir yükselme olacağı öngörülmektedir.

“İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü Kadrolarına Mevzuatta Öngörülen Şartları Sağlamayan Kişilerin Atanması” konusunda; 18/07/2020 tarihli ve 31189 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak Millî Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmeliğinin 23 üncü maddesi yeniden düzenlenmiş ve bu düzenlemeden sonra ilçe millî eğitim müdürlüğü kadrosuna yapılan atamalar düzenleme kapsamında yapılmıştır.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

2020 yılı Bakanlığımız Kesin Hesap verilerinden de kısaca bahsetmek isterim.

Bakanlığımıza 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile 125 milyar 396 milyon 862 bin TL ödenek tahsis edilmiştir. 2020 yılsonu itibarıyla;

  • 88 milyar 479 milyon 561 bin 462 TL’si personel giderleri,
  • 14 milyar 461 milyon 939 bin 2 TL’si sosyal güvenlik kurumuna devlet giderleri,
  • 10 milyar 416 milyon 85 bin 199 TL’si mal ve hizmet alım giderleri,
  • 3 milyar 696 milyon 69 bin 708 TL’si cari giderler,
  • 6 milyar 763 milyon 992 bin 103 TL’si sermaye giderleri,
  • 125 milyon 263 bin 952 TL’si sermaye transferleri

olmak üzere toplam 123 milyar 942 milyon 911 bin 426 TL harcama yapılmıştır.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Yükseköğretimde son yıllarda yaşanan niceliksel büyüme ile başta yükseköğretime erişim olmak üzere birçok alanda önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. 2020-2021 eğitim ve öğretim yılı itibarıyla 129 devlet, 74 vakıf üniversitesi, 4 vakıf meslek yüksekokulu ve Millî Savunma Üniversitesi ile birlikte toplam 208 yükseköğretim kurumunda 8 milyonun üzerinde öğrenci öğrenim görmektedir. Türk yükseköğretimi bu öğrenci sayısıyla Avrupa yükseköğretim alanında en çok öğrenciye hizmet veren bir sistem konumundadır.

2003’te 27.426 olan araştırma görevlisi sayısı 2021 yılında 51.548’e, 12.621 olan doktor öğretim üyesi sayısı 41.508’e, 5.401 olan doçent sayısı 17.778’e, 10.187 olan profesör sayısı 30.562’ye yükselmiştir. Bugün itibarıyla yabancı uyruklu öğretim elemanı sayımız da 3.306’ya yükselmiştir.

2003 yılında kadın öğretim elemanı sayısı toplam öğretim elemanı sayısının yüzde 38’i iken bugün bu oran yüzde 45’e yükselmiştir. 2003’te araştırma görevlisinin yüzde 42’si kadın iken bugün bu oran yüzde 52’ye ulaşmıştır. Araştırma görevlilerinin sayısındaki artış ilerleyen dönemde yükseköğretim sistemimizdeki öğretim üyesi sayısını da artıracaktır.

Yükseköğretimde nicel değişimlerin yanı sıra üniversitelerde kalite odaklı yapısal dönüşümler ile ilgili başlatılan tüm çalışmaların etkileri sisteme olumlu bir şekilde yansımaya başlamıştır. Bu kapsamda Yükseköğretimde Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşma, Nitelikli Bilgi ve Nitelikli İnsan Gücü Oluşturmak İçin 100/2000 Doktora Projesi, Hedef Odaklı Uluslararasılaşma, Yükseköğretimde Dijital Dönüşüm Projesi, Açık Bilim ve Açık Erişim Projesi, Geleceğin Meslekleri Projesi, YÖK-Gelecek Projesi, YÖK-Anadolu Projesi, YÖK Sanal Laboratuvar Projesi uygulamaları devam etmektedir.

Diğer taraftan yükseköğretimde büyük veri, istihdam odaklı üniversiteler, akademik üretkenlik, güçlü akademik performans, üniversite-sanayi işbirliğine dair yeni modeller, üniversitelerin uluslararası etkileşimleri ve bilgi diplomasisinin yaygın kullanılması gibi ana başlıklarda yürütülecek faaliyetler yükseköğretim sistemini daha da ileriye taşıyacaktır. 

Yükseköğretim kurumlarımızdan istihdamı özel bir odak haline getirmeleri beklenmektedir. Türkiye’de iş gücü piyasası ve üniversitelerimizin kendi mezunlarının istihdamlarını izleyen bir yönetim anlayışının hız kazanması ülkemizin istihdam kapasitesine katkılar sunması bakımından önemli olmakta ve Yükseköğretim Kurulunun hedefleri arasında yer almaktadır.  11. Kalkınma Planı kapsamındaki eylem planları arasında yer alan ve milli teknoloji hamlemiz için ihtiyaç duyulan iş gücü profilinin belirlenmesi, bu ihtiyaca dönük yükseköğretim programlarında güncelleme yapılması ile ilgili başlatılmış olan süreçler çeşitlenerek devam etmektedir.

Yükseköğretim Kurulu uluslararasılaşmayı bir stratejik hedef olarak benimsemiştir ve bu hususta üniversiteleri teşvik etmektedir.  Üniversitelerimizdeki uluslararası öğrenci sayısı son yıllarda önemli ölçüde artmıştır. Yükseköğretim sistemimizdeki uluslararası öğrenci sayısı 182 farklı ülkeden 200 bini aşmaktadır. Bu sayı ile Türkiye dünyada en çok uluslararası öğrenci kabul eden ilk 10 ülkeden biri olmuş, Avrupa yükseköğretim alanında ise İngiltere, Almanya, Fransa ve Rusya’dan sonra beşinci sırada yer almıştır.

Son bir buçuk yıl boyunca COVID-19 salgını nedeni ile yükseköğretimde ciddi güçlükler ve değişimlere bağlı olarak “Küresel Salgında Yeni Normalleşme Süreci Kılavuzu” hazırlanmış,  üniversitelerde salgın sürecinde eğitimin devam edebilmesi için çerçeve kararlar sunulmuştur. Çeşitli programlarda çevrimiçi uygulamalar ve yüz yüze uygulamalı eğitimler birlikte yapılmıştır. Kampüs ve yerleşkeler için COVID-19’a yönelik tedbirleri içeren Güvenli Kampüs kılavuzu ile eğitim öğretim süreçlerine yönelik ikinci bir rehber güncellemeleri birlikte uygulamalarda yol gösterici olacaktır.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK), Türk yükseköğretiminde kalite güvencesi sistemini yapılandırmak ve güçlendirmek amacıyla kurulmuş, idari-mali özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine haiz bir üst kuruldur.  YÖKAK, yükseköğretim kurumlarının sürekli ve kalite odaklı gelişimine, mezunların evrensel yeterliliklere ulaşmasına ve yükseköğretim alanının tüm paydaşlarında kalite güvencesi kültürünün içselleştirilmesine katkı sağlamak misyonuyla faaliyetlerini sürdürmektedir.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Bütçe görüşmelerimiz kapsamında değineceğim son husus Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığımızın (ÖSYM) çalışmalarıdır.

ÖSYM ülkemizin önemli hizmet kurumlarından biridir. Bütün hizmetlerini e-Devlet standartları çerçevesinde yürütmekte, bilimsel ve teknolojik yeniliklerden yararlanarak sürekli kendisini yenilemekte ve hizmet kalitesini günden güne artırmaktadır.

2021 yılı içinde ÖSYM bünyesinde bugüne kadar 200 sınav koordinatörlüğü aracılığıyla yaklaşık 7 milyon 883 bin adayın katıldığı 12’si elektronik sınav olmak üzere 43 sınav gerçekleştirilmiştir. Bu sınavlarda engeli veya sağlık sorunu olan yaklaşık 24 bin 900 aday sağlık durumlarına uygun özel koşullarda sınava alınmıştır. Bugüne kadar yapılan sınavlarda şehit eşi, şehit çocuğu, gazi, gazi eşi ile gazi çocuklarından yaklaşık 46 bin 400 adaya ücretsiz sınav başvurusu, tercih ve yerleştirme hizmeti verilmiştir.

ÖSYM tarafından 2021 yılı sonuna kadar uygulanacak sınavlarla birlikte, sınavlara katılan toplam aday sayısının yaklaşık 9 milyona ulaşacağı öngörülmektedir.

ÖSYM, 2021 yılı başında açıkladığı sınav takvimi çerçevesinde hizmetlerini ifa ederken, elektronik sınav uygulaması yapılan yabancı dil ve elektronik sınav merkezi sayısını artırıp hizmet ağını genişletme çalışmalarına da devam etmektedir. Ankara Esenboğa e-Sınav Merkezi, aynı anda 5 bin adayın elektronik sınava girebileceği kapasitesiyle dünyanın en büyük elektronik sınav merkezlerinden biridir. İngilizce, Almanca, Fransızca, Arapça, Rusça, Farsça, Bulgarca, İspanyolca, İtalyanca ve Yunanca sınavları olmak üzere toplam 10 farklı yabancı dilde elektronik sınavlar gerçekleştirilmektedir. e-Sınav hizmetinden faydalanmak isteyen adayların sınava ulaşmalarını kolaylaştırmak amacıyla, Ankara, İstanbul ve İzmir illerine ek olarak dördüncü e-sınav merkezi olan Adana Çukurova e-Sınav Merkezi yapımı tamamlanarak 2021 yılında hizmete girmiştir. Bu hizmeti ülkemizin diğer bölgelerine de yayma planı çerçevesinde hazırlık çalışmaları devam etmektedir.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Bu kapsamda eğitim alanında gerçekleştireceğimiz faaliyetler için 2022 yılında;

  • 132 milyar 28 milyon 643 bin TL’si personel giderleri,
  • 20 milyar 602 milyon 622 bin TL’si sosyal güvenlik kurumuna devlet primi giderleri,
  • 15 milyar 175 milyon 510 bin TL’si mal ve hizmet alım giderlerinde kullanılmak üzere cari harcamalar,
  • 5 milyar 929 milyon 99 bin TL’si devlet parasız yatılı öğrencileri, burslar ile diğer cari transferler,
  • 15 milyar 225 milyon 500 bin TL’si sermaye giderleri,
  • 49 milyon 477 bin TL’si sermaye transferleri

olmak üzere toplam 189 milyar 10 milyon 851 bin TL Millî Eğitim Bakanlığı bütçesine tahsis edilmiştir.

Bakanlık bütçemiz 2020 yılından itibaren harcamaların program sınıflandırmasına göre tasnif edildiği, harcama önceliği geliştirme konusunda karar alıcılara kamu hizmet sunumu performansına ilişkin bilgilerin sağlandığı ve bu bilgilerin kaynak tahsisi sürecinde sistematik olarak kullanıldığı program bütçe sistemine uygun olarak hazırlanmaktadır.

2022 yılında 189 milyar 10 milyon 851 bin TL tahsis edilen Millî Eğitim Bakanlığı bütçemiz kapsamında;

  • Engellilerin toplumsal hayata katılımı ve özel eğitim programına 9 milyar 112 milyon 413 bin TL,
  • Hayat boyu öğrenme programına 3 milyar 737 milyon 937 bin TL,
  • Ölçme, seçme ve yerleştirme programına 73 milyon 603 bin TL,
  • Ortaöğretim programına 54 milyar 416 milyon 270 bin TL,
  • Temel eğitim programına 104 milyar 61 milyon 889 bin TL,
  • Uluslararası eğitim işbirlikleri ve yurtdışı eğitim programına 2 milyar 815 milyon 95 bin TL,
  • Yönetim ve destek programına 14 milyar 793 milyon 644 bin TL

ödenek ayrılmıştır.

Bununla birlikte;

  • 57 milyar 739 milyon 883 bin TL’si Yükseköğretim Kurulu, Yükseköğretim Kalite Kurulu ve üniversitelerin bütçesi,
  • 931 milyon 623 bin TL’si Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı bütçesi,
  • 22 milyar 886 milyon 617 bin TL’si Yükseköğretim Kredi ve Yurtlar Kurumu bütçesi,
  • 3 milyar 394 milyon TL’si ilköğretim öğrencilerinin ücretsiz ders kitabı giderleri, taşımalı ilköğretim/ortaöğretim uygulaması kapsamında öğle yemeği giderleri ve özel eğitime ihtiyaç duyan öğrencilerin taşıma giderleri için Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan aktarılacak ödenek,
  • 421 milyon 500 bin TL’si okullarda kullanılacak kömür alımları için Hazine ve Maliye Bakanlığı Bütçesinde tefrik edilen ödenek

olmak üzere toplam eğitim bütçemiz 274 milyar 384 milyon 474 bin TL olarak öngörülmüştür.

Sayın Başkan,

Değerli Milletvekilleri,

Eğitim, ülkemizin yarınını şekillendiren en önemli unsurdur ve insana dair yapılacak yatırımların en değerlisidir. Hükûmetimiz bu bilinçle hareket etmekte, eğitim alanına yönelik yatırımlarını bilimsel ve pedagojik gelişmelerle koşut bir şekilde sürdürmektedir. Millî Eğitim Bakanı olarak şahsım, eğitim camiamız ve milletimiz adına; genel bütçeden en büyük payı eğitime ayırma geleneğini başlatan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN başta olmak üzere bu sürece katkısı olan ve bize destek veren herkese teşekkür ediyorum. Eğitimin ortak memleket meselesi olarak görülüp bu desteğin sürdürülmesi önemlidir. Komisyonumuzun da bu desteği vereceğine olan inancım tamdır. Vereceğiniz destek için bir kez daha teşekkür ediyorum.

Millî Eğitim Bakanlığı 2022 yılı bütçesinin eğitim ailemize, öğretmenlerimize, öğrencilerimize, velilerimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, muhterem heyetinizi saygıyla selamlıyorum.”