Bosna-Hersek asıllı kimseler, ” iki ucu b.kl. değnek“ Deyimini böyle dillendirirler. Bu deyim; ne yönden bakılırsa bakılsın çözülmesi çok güç iş veya durum anlamını taşır.

Ben de bu deyimi, “yüz yüze eğitim hemen başlasın mı, başlamasın mı tartışmasına ışık tutmak için kullandım.

Yüz yüze eğitimin tüm sınıflarda hemen başlamasını isteyenler pek çok argüman ileri sürüyorlar.

AVM, çarşı, pazar, lokanta, kahve, berber, fabrika vb. her yer açıldı, insanlar istedikleri yerlere gidiyorlar, turizm açıldı, okullar niye açılmıyor?

Toplu yapılan futbol dünyanın her yerinde oynanmaya başlandı. Çocuklar zaten dışarıda hep birlikte oynuyorlar. Neden okulda da bir arada olmasınlar?

EBA ile uzaktan eğitim bazı yerlerde yok, zaman zaman arıza veriyor. Çocuklar hiçbir şey öğrenemiyor, öğrendiklerini de unuttular. Karı-koca çalıştığımız için çocukları kontrol edemiyoruz. Avrupa ülkelerinin çoğunda yüz yüze eğitim başladı bizde niye başlamıyor?

Öğretmenin gözüne bakmadan, sınıf ortamını, arkadaş ortamını tatmadan, eğitim, sosyalleşme olabilir mi?

Karar verme makamı dışında olanlar, bazı veliler, bazı uzmanlar bu ve benzeri birçok delili dile getirerek okulların bir an önce yüz yüze eğitime geçmesini haklı olarak talep ediyorlar.

Hele çocuklarını özel okullarda okutan veliler bunu daha çok istiyor. Çünkü ücretini peşin ödedikleri halde karşılığını alamıyorlar. Bazı özel okullarda bu baskıyı önlemek için el altından yüz yüze eğitimi yapmaya çalışıyor..

Üniversiteyi, kazandıkları halde okullarına gidemeyen gençler, halklı olarak ne zaman yüz yüze eğitimin başlayacağını merak ediyorlar?

Buna karşılık sorumluluk makamında oturanlar, Milli Eğitim Bakanlığı, Hükümet ise, Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulunun önerileri doğrultusunda, devlet ciddiyeti çerçevesinde, sağlam, risksiz adım atmaya çalışıyorlar. Okullardaki bir bulaşın ne kadar etkili olacağı göz önüne alınıyor. Buna göre bir strateji belirleyerek, yüz yüze eğitimi bir takvim çerçevesinde, sahadaki uygulamanın dönüşleri çerçevesinde uygulamaya koyuyorlar.

Çünkü bir sorun yaşandığı zaman fatura bunlara çıkacak. Seçimle gelen bir hükümet, haklı olarak halkının sağlığını düşünmediği takdirde bunun demokratik bir karşılığı olacağını tahmin eder. Bunun için de riskleri göz önüne alarak icraatını kılı kırk yararak devam ettiriyor.

Önce ana sınıfı ve 1.sınıfları başladı. Önümüzdeki haftaya da 2.sınıflar ve 8.sınıflar ve 12.sınıflar ve meslek liselerinde uygulama sınıfları için seyreltilmiş yüz yüze eğitime geçilecek. Duruma göre de diğer sınıflar aşamalı olarak okula gelecekler. Ama yakın zamanda eskisi gibi bir eğitimi kimse düşünmesin. Aşı bulunmadığı sürece, yüz yüze eğitim ve uzaktan eğitim karışımı bir eğitim modeliyle sistem devam edecek.

Ayrıca bu işin mimarı öğretmenler, yöneticiler de haklı olarak, kendi sağlıklarının güvence altına alındıktan sonra yüz yüze eğitime başlanmasını istiyorlar.

Bizler vatandaş olarak bu sorunun evrensel öğeleri olan;-temizlik-maske-mesafe –kuralına uyarsak bu süreyi kısaltabiliriz.

Hani bir hikaye anlatılır ya… Kadı efendilerin muhakemelerde görev yaptıkları yıllar. İki şahıs bir dava için mahkemeye müracaat ederler. Yalnız ikisi de haklı çıkmak ister. Bunun için de kadı efendiye gizli gizli hediyeler verirler. Birinin verdiği kıymetli bir halı, diğerinin verdiği ise zamanın çok büyük parası sayılan 100 lira. Mahkeme günü gelince davacı ve davalıyı karşısına alan kadı efendi, adamların yüzüne bakarak “valla gardaşlarım senin halına ne diyeyim; öbürüne bakıp senin yüzüne ne diyeyim” deyip çaresizliğini ve acizliği ile “ikinizde haklısınız” diye davayı sona erdirmiş..

Yani şimdi de durum aynı. Yüz yüze eğitimi hemen isteyenler ile bunu bir takvim çerçevesinde olmasını isteyenler için de, aynı haklılık söz konusudur.

Bir yandan eğitimden, sosyalleşmekten yoksun öğrenciler, öbür taraftan yayılma hızı istenilen seviyeye düşmeyen bulaşıcı, öldürücü covid virüsü. Yani sonuç olarak ne yönden bakılırsa bakılsın, işi uşlu boşlu değnek, yani çözümü çok zor.

Hepimize sabırlı olmak düşüyor. Hala her gün binin üzerinde pozitif vakıa olduğu sürece, bu daha da önem kazanıyor. Eğitim her türlü alınabilir, ama giden canlar geri gelmez.

Şemsettin CERAN
Eğitimci-Yazar
[email protected]