13.11.2020, 09:36

İnsanlık, İnsan Olma Yolunda Ağır Bir Hezimetten Geçiyor

Zengini fakiri, okumuşu okumamışı, kadını erkeği hâsılı tüm insanlık, insan olma bilincinden ırak bir yaşamın kucağında buldu kendini. Böylesi nefislere hoş geliyordu elbet. İçinde ukba olan bir canlının dünyayı mekân tutmasının başkaca bir izahı olabilir mi? Şatafatlı yaşam hayali, aza kanaat etmemenin canına okudu. Şükür, yerini nankörlüğe bıraktı. “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” emri unutuldu. Ya da sadece dillere pelesenk olarak kaldı. Söylemi eyleme dönüşmeyen imamlar konuştu, eğitimciler konuştu, siyasetçiler, politikacılar, akademisyenler konuştu. Dilin söylediğini yalanladı bütün yürekler… Mezarlıkların vazgeçilmezlerle dolu olduğu unutuldu. Yok sayıldı davalara sadık kalınmalar. Alay konusu edildi, insanlara Kaf dağlarının ardından bakıldı. Yolculukların yönü değişti. Kâbe için çıkılan yollar, Madrid’e, Paris’te, Viyana’da son buldu. Bedenen namazda, secdede, seccadede olan insanın ruhu alavare-dalaverede kaldı. Maddenin hükmü manaya galebe çaldı. Azınlık, çoğunluğu güçsüz kıldı. Susanı korkak, görmezden geleni aptal, affetmeyi şiar edineni çantada keklik bildiler. Kavramların için boşaltılınca inançları farklı kültürlerden devşirme “değerler eğitimi” ithal edildi. Fıtratına uymayan, yaşam biçimine aykırı elbiseler giydirildi. Ve ne acıdır ki, batı medeniyeti ile doğu medeniyetinin ezip geçtiği bir kalabalık işgal etmeye başladı her köşe bendini bu ülkenin.

Okuma kültürü söküp atılınca yüreklerden geriye üç kelimeye mahkûm dillerin çığırtkan sesleri kaldı. Arzı endam eder oldu toplum içinde cehalet ve ne acı ki bu da maharet bilindi. Geriye bakmak büyük marifet sayıldı. Lakin ileriye yönünü dönmek için çaba sarf edilmedi. Dedelerimizin bizi cennete taşıyacağı inancı hâkim kılındı bu toplumda. Onların isimleri yüksek seslerle haykırıldı, aralıksız… Ama ne acı ki, yaptıkları hiç uygulanmadı. Söylemin eyleme dönüşmediği yürekler, yönetimin her alanında söz sahibi oldu. Geçmişe bakılıp ders alınarak geleceğe yönelik eylem planları hayata geçirilemedi. Ya da geçirilme çabası yarım bırakıldı. Sefere, katırlar dolusu kitaplar götüren, sabahlara kadar kitap okuyan, tebdil-i kıyafetle tebaasını denetleyen o muhteşem ataların eylemlerine yer verilmedi, günümüz uygulamalarında. İlahi emrin manasına varılamadı. Kuran okumak marifet sayıldı anlamını bilmeden. Osmanlıca kurslarıyla kendimizi affettirebileceğimiz kanaati oluştu. Olmadı, hâsılı insanlık insan olma yolunda ağır bir hezimete uğradı.

Hiçbir kimseyi ya da grubu hedef almıyorum. Yazdıklarım öncelikle kendimedir. Yazıyı okuyanlar başta olmak üzere herkes kendini sakince bir köşeye çekip gönül penceresinin kapaklarını aralasın lütfen. Yolun ortasına tüküren, sigara izmaritini arabasının camından fırlatan, gecenin saat 01’inde sonuna kadar kornoya basan, araba egzozunu delip bağırta bağırta gezen, sıra beklemeyi bilmeyen, kişilerin mahrem alanlarına giren, birilerini diğerlerine peşkeş çeken, araç kullanırken sinyal vermeyen, ters yola giren, sağdan sollayan, önünüze kıran, el kol hareketleri ile taciz eden, sokak hayvanlarını tekmeleyen, yaşlılarla alay eden, okul önlerinde başkasının kızlarına bakan, kendi kız kardeşi olunca namus bekçisi kesilen(!), küçücük bir koltuğa sahip olunca vatandaşı kapıda bekleten, sınavlarda soruları çalan, çaldıran, yazılılarda derece yapanları sözlü mülakat yöntemiyle eleyen, kul hakkını hiçe sayan, liyakat, ehliyet, adalet kavramlarının içini boşaltan, kendi terazini kurup ona göre adalet dağıtan, güçlüden yana tavır sergileyen, liderini eleştiremeyen, putlaştıran, hâşâ(!) tapan, üç kuruşluk çıkarı için karakterini satan, Afrika’da yüz binlerce çocuk açken, milyonlarca yemeği döken, içmeye su bulamayanlar varken süt banyosu yapan, devletin malı deniz, yemeyen domuz mantığını güden, parasıyla üniversitelerde hayalindeki bölümleri göremeyecek olanların bu bölümleri bitirmesine sebep olan, gücü elinde bulundurmak için her türlü entrikayı çeviren, insanların yüzüne alenen hakaret eden, öğretmenine değer vermeyen, alimini tanımayan, istişare metodunu uygulamayan, Peygamber efendimizin irşat metodundan bi-haber olan insanlık insan olma yolunda sınıfta kalmıştır. Depremler üzerinden nemalanırım umuduyla işlem yapan, insanların ölümünü bir çıkar meselesine dönüştüren, sokak ortasında kadınlarına el kaldıran, döven, öldüren, mazlumun hakkını zalime teslim eden, “geçmişte çok acı çektim şimdi çektirme sırası bende” diyen, melekle oturduğu sofradan şeytanla kalkan insanlık, insan olma yolunda bu asrın kaybedenidir.

Kitap okuma kampanyaları yapılıyor. İlk emri “OKU” olan bir dinin müsebbipleri olarak bu tür kampanyaları anlamak mümkün değil. Neden insanlar okumuyor sorusuna doğru cevap bulmak gerekir. Yaşlısı, genci, çocuğu okumuyor. Neden? Çünkü okuması için ciddi bir çaba yok. Sadece gösteriş var. Tribüne oynayarak koltuğunda biraz daha fazla kalma çabası içindeki yöneticiler var. Ben, okuyorum ve de iyi bir okuyucuyum. Bu kültürü bana okuma kampanyaları kazandırmadı. Okuma yazmayı askerde öğrenmiş babanın çocuğu olarak” kuş uçmaz kervan geçmez bir dağ köyünde Onun kitaplığına şahitlik ettim. İnşaatçı olan mekân cennet babam her fırsatta kitap okurdu. Rahmetli dedem her akşam eve gazete ile gelir ve daha altı yaşında iken bize köşe yazıları okuturdu. Biz okumayı okuyan bir nesilden öğrendik. Şimdi çocuklar okusun diye projeler yapıyor, resimlerle okumalarını çekiyor ve bir yerlerde paylaşıyoruz. Böyle bir neslin kitap okuyacağını mı sanıyorsunuz? Ya da gerçekten kitap okusun istiyor musunuz? Zira kitap okumak demek, “sorgulamak, araştırmak, incelemek, yorumlamak, analiz etmek, karşı çıkmak” demektir.Bir kanadını Necip Fazıl Kısakürek, Mehmet Akif Ersoy, Halil İnalcık, Tarık Buğra, Ömer Seyfettin,Mevlana, Yunus Emre, Tabduk Emre, Sebahattin Ali, Ziya Gökalp…, diğer kanadını William Shakespeare, Franz Kafka,Tolstoy,Lewis Carrol, Nazım Hikmet,Mark Twain…, yaparsanız o insanın kalbi Kuran ile atar.Hal böyle olunca da sürü psikolojisi ile yönetilmekten vazgeçer. Külli iradeden kendisine ikram edilen cüz-i iradeyi kullanmaya başlar. Ve bu bugünün sömürü düzeninin sonunu getirir. Bunu gerçekten istiyor musunuz? Kanaatimi söylüyorum, hayır istemiyorsunuz. Tüm bunların ışığında bizim için önemli olan tarafımızın belli olmasıdır. Ve biz yönünü aydınlığa dönmüş, kendi kültürü ile yoğrulmuş bir nesil olarak yaratılma gayesinin peşinden koşan, koşmaya çalışanlar tarafını seçtik.. Umuyorum tez zamanda güzel yarınlara, umutlu yarınlara doğru kanat çırpınışlarımız çoğalarak büyür ve insan olma meziyetini tekrar toplumun her mecrasına yayarız. Ve böylece gelecek neslin kurtuluşuna vesile oluruz, kim bilir?
Saygılarımla

İrfan Ertav
Yazar

 
Yorumlar (2)
Servet Uzun 6 ay önce
Elinize, dilinize sağlık, sayın hocam.
K. BEKTAŞ 4 ay önce
İrfan Hocam, kalemin ve kelamın dert görmesin. Raftaki, laftaki ve saftaki yönümüz Hak, hakikat ve hakkaniyet minvalinde olmaya başlayınca belki... Selâmlar...
21
az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 36 63
6. Tottenham 36 59
7. West Ham 36 59
8. Everton 36 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 36 53
11. Aston Villa 36 49
12. Wolverhampton 36 45
13. Crystal Palace 36 44
14. Southampton 36 43
15. Burnley 36 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 36 38
18. Fulham 36 27
19. West Bromwich 36 26
20. Sheffield United 36 20
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 37 83
2. Real Madrid 37 81
3. Barcelona 37 76
4. Sevilla 37 74
5. Real Sociedad 37 59
6. Real Betis 37 58
7. Villarreal 37 58
8. Celta de Vigo 37 53
9. Athletic Bilbao 37 46
10. Granada 37 45
11. Osasuna 37 44
12. Cádiz 37 43
13. Valencia 37 42
14. Levante 37 40
15. Deportivo Alaves 37 38
16. Getafe 37 37
17. Huesca 37 33
18. Elche 37 33
19. Real Valladolid 37 31
20. Eibar 37 30