Cumhurbaşkanı Erdoğan: İnsanların kıyafetlerine, ibadetlerine takılıp kalanlar milletimizin bizi biz yapan asıl mirasına sırt dönmüştü

"Kuran-ı Kerim'i her şeyin üstünde tutan bir kültürel müktesebata sahibiz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,"Uzunca bir süre devam eden Türkiye'nin geri kalmışlığı sadece insanlarımızın günlük hayatlarındaki eksiklerle ilgili değildi. Asıl geri kalmışlığı zihinlerde yaşamıştık. İnsanların kılıklarına, kıyafetlerine, ibadetlerine, konuşmalarına, oturmalarına, kalkmalarına takılıp kalanlar milletimizin aklı selim, zevki selim, kalbi selim gibi bizi biz yapan asıl mirasına sırt dönmüştü." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Büyük Çamlıca Camii Külliyesi'nde yer alan Milli Saraylar İslam Medeniyetleri Müzesi'nin açılışında konuştu. Erdoğan, "Salgın sebebiyle 2 yıldır arada verilen fuarlarımızın yeniden başlamış olmasından memnuniyet duyuyorum. Kuran-ı Kerim'i her şeyin üstünde tutan bir kültürel müktesebata sahibiz. İslam Medeniyetleri Müzesi'nde pek çok sanat eseri sergileniyor." ifadelerini kullandı.

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

Gözden kaçırmayın

Bakan Yardımcısı Sadri Şensoy , LGS Sınavıyla İlgili Merak Edilen Soruları Cevapladı Bakan Yardımcısı Sadri Şensoy , LGS Sınavıyla İlgili Merak Edilen Soruları Cevapladı

"Türkiye bir çok medeniyete beşiklik etmiş özel bir coğrafyadır"
"Tarih boyunca mekanla insanın buluştuğu yerlerde öncelikle şehirler kurulmuş ardından medeniyetler inşa edilmiştir. Medeniyetler kültür, sanat ve bilime değer katan şehirlerin ortak eseri olarak gelişmiştir. Her medeniyet kendi ahlak, sanat, felsefe ve din anlayışı çerçevesinde şehre bir anlam bir kimlik kazandırmıştır.

Şehirlerin kimlikleri tarihi, edebi ve kültür sanat birikimleriyle şekillenmiştir. Türkiye bir çok medeniyete beşiklik etmiş, farklı inanç ve kültürleri potasında eritmiş tarihin akışında başrol oynamış çok özel bir coğrafyadır."

"İstanbul'un en taze incisi Büyük Çamlıca Camii"
"Kadim şehirlerimizin her biri birer açık hava müzesidir. Bu coğrafyanın göz bebeği olan İstanbul ise bizim en büyük müzemizdir. Bütün klasik müzeler sadece maziyi muhafaza ederken İstanbul mazi ile bugünün iç içe geçtiği bir arada hayat sürdüğü bir müze hüviyetindedir.

İstanbul'un en taze incisi Büyük Çamlıca Camii'ni de bünyesindeki sanat galerisi, kütüphanesi, konferans salonu, atölyeleri ve müzesi ile coğrafyamızın zenginliğinin nişanesi olarak asırlar boyunca hizmet verecek bir eser olarak medeniyet mirasımıza kazandırdık.

"Kuran-ı Kerim'i her şeyin üstünde tutan bir kültürel müktesebata sahibiz"
"Sevgili İstanbullular, kıymetli misafirler sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Böyle bir müstesna bir ay içinde maşallah bu kitap fuarlarıyla birlikte bir de Büyük Çamlıca Camimizin altında inşallah müzemizi de açıyoruz ve bu müze de senede 1 bazen 2 kez elimizdeki tüm objeler sergilenecek. Milletimizin hizmetinde olacak.

Salgın sebebiyle 2 yıldır arada verilen fuarlarımızın yeniden başlamış olmasından memnuniyet duyuyorum. Kuran-ı Kerim'i her şeyin üstünde tutan bir kültürel müktesebata sahibiz. İslam Medeniyetleri Müzesi'nde pek çok sanat eseri sergileniyor."

"Asıl geri kalmışlığı zihinlerde yaşamıştık"
"Tarihimizde Gazali gibi, İbni Sina gibi isimler vardır. Ecdanın kalem, kılıçtan keskindir sözü okumaya ve yazmaya verdiği öneme işaret eder. Ülke ve millet olarak beka mücadelesi yürüttüğümüz asırlarda sadece topraklarımızı geride bırakmakta kalmadık, aynı zamanda kültürel bir çoraklıkla da karşı karşıya kaldık.

Uzunca bir süre devam eden Türkiye'nin geri kalmışlığı sadece insanlarımızın günlük hayatlarındaki eksiklerle ilgili değildi. Asıl geri kalmışlığı zihinlerde yaşamıştık. İnsanların kılıklarına, kıyafetlerine, ibadetlerine, konuşmalarına, oturmalarına, kalkmalarına takılıp kalanlar milletimiz aklı selim, zevki selim, kalbi selim gibi bizi biz yapan asıl mirasına sırt dönmüştü."

"Okuma oranı son 14 yılda 2 katından fazla arttı"
"Ülkemizin son 20 yılda gerçekleştirdiği büyük demokrasi ve kalkınma atılımının en hayırlı neticelerinden biri; milletimizin diğer alanlarla birlikte okuma, yazma alanlarında da önünü açmış olmasıdır. Bugün Türkiye kitap üretimi ve sektörün büyüklüğü bakımından uluslararası yayıncılar birliğinde ilk 10'da yer alan bir yere gelmiştir. Mesela 2000 yılında kitap sayısı 9 bini bile bulmazken bu rakam geçtiğimiz yıl 87 bini aşmıştır.

Önde gelen araştırma şirketlerimizin yaptıkları çalışmalar okuma oranın son 14 yılda 2 katından fazla arttığını göstermektedir. Bu artışın en çok da gençlerimiz arasında yaşanıyor olması geleceğimiz adına bize umut vermektedir.

Rabbimden bizleri sağlıkla, huzurla bayrama eriştirmesini temenni ediyorum. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla."