İnsan doğasının oluşumunda mutlaka biyolojik özellikleri yanında; çevresel koşullar önemli yer tutuyor. Bu çevresel koşullar içinde kültürün, ekonominin ve eğitimin önemli bir payı var.

Özellikle, kültürel faktörler içinde teolojinin sosyalleşmede önemli bir yer tutuyor.

Yine, ekonomik faktörlerden üretim ilişkileri insan doğasının oluşumunda payı unutulmamalıdır. Toplumun üretim ilişkilerinde feodalite hakimse dayanışmacılık; kapitalizm hakimse bireycilik hüküm sürüyor.

Eğitim rolüne gelince; insan doğasının oluşumu Freud’un görüşleri referans gösterilebilir. Yine, Freud’un görüşlerini kendine temel alan Erikson’da çocukluktaki yaşantıların önemli olduğunu varsayarak insan doğasının ömür boyu sürdüğünü söylüyor.

Yine, ailenin çocuğa karşı tutum ve davranışları insan doğasının oluşumunda önemli bir yer tutuyor.


Çocuk şımarık yetiştirildiyse; bağımlı bir kişilik geliştirebiliyor.

Yine, ebeveynler demokratik bir tutumla çocuğa yaklaşıyorsa, çocuk uyumlu ve dengeli bir insan doğasına sahip olabiliyor.

Bütün bunlara ek olarak; okul ve sınıf yaşamı çocuğun doğasının oluşumunda önem taşıyor.

Burada öğretmen belirleyici role sahip olabiliyor. Öğretmenler, tarafından, öğrencilere söz hakkı verilmesi, karara katılması, özgürce seçimlerde bulunmasına izin verilmesi, onlarda demokratik tutum ve ideallerin benimsenmesine yol açabiliyor.