İlk olmak her işte çok değerlidir, hele bizim ülkemizde ilk kadın bürokrat-siyasetçi olmak daha da kıymetlidir. Onlar ülkenin siyasi tarihine geçerler, kurumun tarihine geçerler. Ondan sonra gelenler de hep ilk olanı takip ve taklit eder. 

Ülkemizde ilk kadın Bakan olarak Türkan Akyol (1971), ilk kadın Başbakan olarak Tansu Çiller (1993-96) Türk siyasi tarihine adını yazdırmışlardır. 

Daha önce var olan bir başka yasak da 1995’de , Özlem Bozkurt Gevrek, 1995'te Türkiye'nin ilk kadın kaymakamı olarak Çankırı'nın Orta ilçesine atanmasıyla ortadan kalkmıştı. 

Yine emniyet ve Silahlı Kuvvetlerde de yasak kalkmış ve başı kapalı hanımlar da polis ve subay olarak görev almaya başlamıştır. 

Bedriye Tahir Gökmen de ilk Türk kadın pilot olarak havacılık tarihine gururla geçmiştir.  

Şimdi de valiler kararnamesi ile, Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı Afyonkarahisar valisi oldu. 

 Sayın Yiğitbaşı’nı ilk kılan, gündeme getiren, kadın oluşu değil, çünkü daha önce ilk defa bir kadın olarak Lale Ataman, 1991 yılında Muğla valiliğine atanmıştı. 

 Onun ilk olmasını sağlayan, gündem olmasını sağlayan ilk türbanlı bir kadın vali olmasıdır. 

Artık türbanlı-açık tüm kadınlarımız daha önce sadece erkekler tarafından yapılan kamyon, otobüs, tren şoförlüğünü, araba tamirciliğini, itfaiyeciliği vb. Pek çok işleri yapmaktadır.   

Enteresan olan, bürokratların liyakatiyle, ehliyetiyle değil, cinsiyetiyle ve kıyafetiyle gündem yapılmasıdır. 21.yüz yılda insanları kıyafetiyle, cinsiyetiyle değerlendirmek artık çok abestir. 

 Bu tür görevlere getirilen bürokratları ;erkek, kadın, türbanlı, açık olmalarına bakmadan liyakatlarıyla, ehliyetiyle ,performanslarıyla, icraatlarıyla değerlendirmek gerekir. 

Onları , Recep Yazıcıoğlu gibi efsane vali olarak görebilmektir. Onları, her zaman, vatandaşı devlet baba, devlet ana gibi kucaklayıp, yaralarını sararken görmektir 

.Vatandaşın efendisi, amiri değil, vatandaşın anası, babası olarak, kibirsiz, mütevazi olarak   görebilmektir.  

İnsanları baki kılan ise, ilk olmanın yanında,  iyi iş yapmak, iyi insan olabilmek, gök kubbede hoş bir seda bırakabilmektir. 

Şemsettin CERAN  

Eğitimci-YAZAR/ANKARA