Okullarımızın görünmeyen kahramanları, müdür yardımcılarının sesine kulak verdik bu hafta.

  Okullarımızda görev ve sorumluluğunu bilen, okul iklimine katkıda bulunan, meslektaşlarıyla sevgi saygı çerçevesinde ilişki kuran binlerce müdür yardımcısı var.

 İşte bu güzel insanlardan birisi İrfan Hocam bir mektup yazdı bize.

 Ve dedi ki;

"Erhan Hocam öncelikle eğitimle ilgili bu tip konularda konuşulan ve yazılanların, çoğunlukla muhatabı olan üst makamlara ulaşmayacağı, ulaşsa bile çok da  kaale alınmayacağı düşüncesindeyim.

Ancak siz yazarsanız belki bir kısım okuyucularınız aracılığı ile bir yerlere çıtlatılır umudu ile ya da bir yerlere ulaşmasa da hiç olmazsa içimi dökmüş olurum düşüncesiyle yazıyorum.

Müdür yardımcılarının sorunları deyince hangi birini söyleyelim;

 Çünkü konu “deve misali”, “nerem doğru ki demiş ya” o misal.

 Ekonomik açıdan bakacak olursak; örneğin benim meslek dersleri öğretmeni arkadaşlarım benden daha fazla ücret alıyor.

 Maaşımızda ise idareci sorumluluğunun karşılığı olan sorumluluğun yükünü hafifletecek herhangi bir ekstra ödeme yok zaten.

 Ben idareci olarak 20 yıldır meslek liselerinde görev yapıyorum. Branşı meslek dersleri olan idareci arkadaşım gruplara bölünmüş sınıfların 6 saatinin üzerine 6 saatlik koordinatörlük görevi alarak ful ücret alıyor ama ben ful ücret alabilmek için 12 saat derse girmek zorundayım.

Bir başka konu da idarecilerin okul değiştirebilmek için 4 yıllık süreye mahkum olmaları.

 Eskiden hatırlarsanız her yıl tıpkı öğretmen il içi ataması gibi münhal kadrolara başvuru yapabiliyorduk.

 Şu an çalıştığı ekip ile anlaşamayan idareci 4 yıl dolmadan okul değiştiremiyor. Dolayısıyla bu durum okul müdürü, diğer idareci, öğretmen ve eğitim şartlarında dezavantajlar doğuruyor. 

  Yine iller arası idareci atamalarının da olması gerektiğini düşünüyorum.

  Bir diğer konu da son yıllarda müdür yardımcılarının idarecilikten  masa başı memuruna dönüştürülmeleri. Teknoloji ve bilişim araçlarının bu kadar geliştiği bir çağda hemen hemen bütün bilgiler bakanlığın ve alt kademelerinin bir tuş uzağında iken bu kadar çok evrak işiyle uğraştırılmak abes ile iştigal etmek değil mi?

 Yine bir başka eksiklik müdür baş yardımcısı kadrosunun neredeyse yoka yakın hale getirilmesi. Özellikle meslek liselerinde diğer okul türlerine göre daha fazla ve giderek artan bir iş yükü varken. müdür başyardımcısı kadrosu meslek liseleri için olmazsa olmazdır.

Bir diğer konu, öğretmenlere rotasyon uygulanmaz iken idarecilerin en fazla 8 yıl sonunda okul değiştirmek zorunda kalmaları. Olacaksa her kademeye olmalı. Çünkü adaletli olan budur.

Amaç eğitim-öğretimin kalitesini artırmak ve millete hizmet ise yönetici atama yönetmeliğindeki garabetin ve atamalardaki sendikal etkenlerin ortadan kaldırılıp liyakatin ön plana çıkarılması gerektiği kanaatindeyim.

 Saygılarımla. "

 İrfan Hocam zihnine sağlık...

 Simdi de göreve yeni başlayan müdür yardımcılarına kulak verelim.

 Genel olarak Türkiye'de yönetici seçme sistemi ile ilgili olarak yönetici atamalarında yeterlik sahibi yönetici seçimi yapılamadığından çiçeği burnunda yöneticiler sistemin fazla güven vermediğini düşünmektedirler.

 Müdür yardımcılarının büyük çoğunluğunun merkeze tayin olabilmek için yöneticiliği seçtiği, bunların tamamına yakınının da hiçbir eğitim almadan müdür yardımcılığına görevlendirildikleri düşünüldüğünde idareciler mesleğin başında zorluk yaşadıklarını belirtmişlerdir.

Göreve yeni başlayan müdür yardımcıları en fazla birlikte çalıştıkları öğretmenler ve ilk kez karşılaştıkları sistemler ile uyum sorunu yaşamaktadırlar.

 Bunun dışında okulların fiziki ve maddi yetersizlikleri de okul yöneticilerinin sorun yaşamasına neden olabilmektedir.

Uyum sorunlarının azalması için okul müdürlerinin gerek teknik bilgileri gerek davranışları ile göreve yeni başlayan müdür yardımcılarına iyi bir rol model olmaları gerekmektedir.

 Sınıf öğretmeni iken ilkokul müdür yardımcılığına görevlendirilen öğretmenlerin işe uyumlarında ve mesleki gelişimlerinde onlara destek olmayan okul müdürleri, onların mesleklerini icra ederken zorluk yaşamalarına neden olmaktadırlar.

Yaşanılan bu zorlukların yoğunlaştığı dönemlerde ise uyum sağlayamayan kişilerin fiziksel ve psikolojik sorunlar yaşadığı sonuçlarına ulaşılmıştır.

Mevcut duruma göz atarsak yetki ve sorumluluk anlamında müdür yardımcısı arkadaşlar, görev ve iş tanımlarının iyi yapılmadığını belirtmişler, yönetsel iş bölümü yapılırken okul müdürlüğünce verilen diğer işleri yapar ibaresinin kendilerini zora düşürdüğünü eklemişlerdir

Müdür yardımcıları okullarda ve kurumlarda amir mi memur mu oldukları konusunda da yaşadıkları tereddütlerden duydukları rahatsızlıklarını dile getirmişlerdir.

 Milli Eğitim Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin 4.maddesi ekindeki tabloya göre, taşra teşkilatında Okul ve Merkezlerde görevli; Müdür Başyardımcısı, Müdür Yardımcısı ve  öğretmenlerin 1.disiplin amiri okul-kurum müdürüdür.

 Yine, Okul Öncesi ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği ile Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinin ilgili maddelerine göre müdür başyardımcıları ve yardımcılarının görevleri sıralanmıştır ve Müdür yardımcıları sadece okul müdürünün izinli olduğuve okul müdürlüğüne vekâlet edildiğinin ilgili makamdan alınan onayla belgelendiği dönemlerde amir konumunda olurlar.

 Okulun amiri müdürdür. Müdür yardımcıları müdüre yardım eder.

 Öğretmenler; müdür ve müdür yardımcıları ile işbirliği halinde görevlerini yapar ve sadece müdüre karşı sorumludurlar.

 Müdür yardımcıları öğretmenlerin sicil ve disiplin amiri değildir.

 Müdür yardımcısı arkadaşlar yukarıda zikrettiğimiz hususlar nedeniyle arafta görev yapmakta olduklarını görev ve sorumlulukları ile yetkileri arasında uçurum olduğunu beyan etmektedir.

  Binlerce müdür yardımcısı,

6. Dönem Toplu Sözleşmedeki ek ders düzenlemesi nedeniyle yaşadıkları mağduriyetin çözümlenmesini beklemektedir.

6. Dönem Toplu Sözleşme ile, sınıf öğretmenlerine, okul öncesi öğretmenlerine, atölye şefliği görevi verilen öğretmenlere, okul öncesi ve sınıf öğretmenleri ile bölüm, atölye ve laboratuvar şefliği görevi verilen öğretmenlere, danışman öğretmenlik/sınıf veya şube sorumluluğu karşılığı haftada 2 saat ek ders ödenmesi getirilmişti.

Müdür , müdür başyardımcılarına ilave ek ders ücreti artışı olarak 25 saate çıkarılmıştı.

Açıklamada müdür ve müdür başyardımcılarına ibaresi yer alınca müdür yardımcılarına da olacağı algılanmıştı.Ancak bunun böyle olmadığı anlaşıldı.

 Bu durum, müdür yardımcısı gruplarında " Herkese var Şakir'e çay yok" şeklinde esprilere konu olmaya başladı.

Bir ilkokulda müdür yardımcısı olduğunuzu düşünün. Ek ders çizelgesi hazırlıyorsunuz.

 Müdürünüze 25 saat , öğretmenlerinize 2 saat ilave ek ders yazıyorsunuz.Tatil döneminde ise kendinize 19 saat yazıyorsunuz. Bütün iş ve işlemleri yapacaksınız nöbet ile birlikte 22 saate tamamlayacaksınız.

Pandemi , kar tatili , idari izin ve tatillerde fiilen nöbet tutulmayan günlerde nöbet ücreti alamayan müdür yardımcısı 19 saate mahkum edilmemelidir.

Ekonomik getirisinin dışında çalışma motivasyonu açısından müdür yardımcılarının da düşünülmesi gerekir.

Toplu Sözleşmelerde genellikle İdareciler arasında bu tarz uygulamalar genelde topal kalıyor.

Nöbet ücreti uygulamasında da müdür yardımcılarına ücret ödenirken müdürler dışarıda kalmış sonra düzeltilmişti. Aynı düzeltilme işleminin burada yapılacağı beklentisi doğmuştur.

Ne yapılabilirdi ?

Üç saatlik nöbet ücreti müdür yardımcılarına rutin olarak direkt verilebilir 22 saat olarak tanımlanabilir böylelikle Şubat ve yaz tatilinde tam ek ders almış olurlar.

  İYEP , DYK , cocuk kulübü ve ders dışı eğitim çalışmalarında görev alamayan ve okullarda iş yükü çok olan müdür yardımcılarının gönlü alınmalı, çalışanlar arasında ücret farklılığı giderilmelidir.

 Bir sonraki yazımızda şefler ve memurlarımızın sesine kulak vereceğiz.

 Vesselâm.