Bu yazı İzmir depremi sonrası milletimizin en güzel hasletlerinden birisi olan, birlik-beraberlik ve yardımlaşma duygusunun, felaket anında ne kadar öne çıktığını görmenin bir tezahürüdür.  

Merhametli milletimiz deprem felaketi sonrası tüm yardımlarını depremzedelere yapmışlardır. Devlet-millet işbirliğini bir kez daha göstermişlerdir. Yurdun her tarafından İzmirli kardeşlerini misafir etme çağrısı gelmiştir. Hayatını kaybeden kardeşlerimizin acısını hep beraber yaşamışlardır. İnanıyorum ki devletimiz evini, eşyasını kaybedenlerin, zarar ziyana uğrayanların kayıplarını kısa sürede telafi edecektir. 

Ancak felaketin nedenlerini herkes kendi adına sorgulamalıdır. Vatandaşlar, Belediyeler, Bakanlıklar bir daha can kaybı yaşamaması için üzerine düşeni yapmalıdırlar, kontrollerini hiçbir nedenle aksatmamalıdırlar. Malzemeden çalarak, üçkâğıtçılıkla vatandaşları kandırarak iş yapanlar,  bunun karşılığını öbür dünyada göreceklerini bilmelidirler. Ne yapalım Allah’tan geldi deyip işin içinden çıkılmamalıdır.  

Aynı Allah, Japonya’ya daha büyük şiddette deprem veriyor, ama hiç can kaybı olmuyor. O halde tedbir bizden, takdir Allah’tandır. Depreme, sele uygun olmayan yerlere inşaat yapılmamalıdır. 
Her milletin kendi değerleri, değer yargıları, bir yaşam biçimi vardır. Felaket anında, tasada, kıvançta bu bir şekilde ortaya çıkıyor. Şimdi bazı milletlerin yaşam biçimlerini, kültürlerini, değer yargılarına bir göz atalım. 

İngiltere bir deprem ülkesi değildir. Bir defa 5 şiddetinde bir deprem olmuş, halk bundan sonra evlerini 6,5 şiddetine göre yapıyorlarmış.  Araştırma görevlisi Mesut Erzurumoğluna göre İngilizler denince akla, her şeyden önce nezaket  ve sadelik geliyor. Kurallara uyarlar ve üç kâğıtçılığa fazla kafa yormazlar, hayatın her alanında ama özellikle trafikte çok sakin ve sabırlıdırlar, insanların kesinlikle din ve ideolojilerini araştırmazlar, ilgilenmezler. Şikâyet kültürleri vardır ve şirketler/devlet daireleri şikâyetleri ciddiye alırlar. 

Almanya’da da yakın zamanda bir yüksek şiddette bir deprem yaşamamış. Alman kültürüne hâkim olan duygu ise meşhur Alman disiplinidir. Birlikte yaşamalarda herkes kendi harcamalarını kendisi karşılar. “Alman Usulü” terimi buradan gelmektedir. İş hayatında hem disiplinli, hem garanticidirler. Trafik kurallarıma çok duyarlıdırlar, yol boş olsa bile ışığı beklerler. Çevre temizliğini ve hayvan beslemeyi çok severler. Almanya denilince her alanda mühendislik başarıları akla gelir. Bu yüzden yapılan her iş çok sağlamdır. Genelde herkesin sosyal güvencesi olduğu için günlük yaşarlar.  

Misafirperverlik, aile dayanışması, yardımlaşma gibi kavramlar onların kültüründe pek yoktur. 

Bir ay kadar Almanya’da kardeşimin evinde misafir kalmıştım. Yaşlı bir Alman komşusu bayanla karşılaştığımızda; “Bu kim” diye kardeşime sordu. O da ,”Ağabeyim, Türkiye’den geldi, benim misafirim” diye cevap verdi. Yaşlı Alman kadın;” Sen enayi misin, bir aydır besliyorsun, bak bana kardeşime misafirliğe gidiyorum, yiyeceğimi, içeceğimi yanımda götürüyorum.” Diye cevap vermişti. 

Sanırım bu anlattığımız olay tüm Alman kültürünü ortaya koymaktadır. 

Japonya’da 2016 yılında 7,3 şiddetinde deprem olmuş hiç can kaybı olmamış. Leyla Ozluoglu’na göre Japonya denilince akla, çalışkan, milliyetçi ve bileşim alanında dünyanın en iyilerinden biri gelir. Avrupa ve Amerika’ya göre daha uygun yaşam koşulları, yüksek kazançlara sahip iş sahaları, bilim, mühendislik, moda tasarımı ve bilişim alanlarında okumak ve kariyer yapmak isteyen uluslararası öğrenciler için en popüler eğitim merkezlerinden biri haline gelmiştir. Zamanla dünyanın en ilginç ülkelerinden biri haline gelen Japonya; eşsiz kültürü, çığır açan gastronomi lezzetleri ile dünyanın geri kalanını kendine hayran bırakmıştır. Japonya bir deprem ülkesidir, her yıl 1500 civarında deprem yaşanır ama can kaybı çok azdır. Çünkü tüm yapılar deprem tehdidine göre yapılmaktadır.. 

Son olarak, hiçbir ülkede olmayan, sadece bizim kültürümüze özgü güzel bir haslet olan, büyüklerimizin, öğretmenlerimizin elini öpmeyi söyleyebiliriz. 

Ne diyelim, el öpenlerimiz çok olsun.

Şemsettin CERAN- 
Eğitimci-Araştırmacı /YAZAR