Hekime Şiddet Yasası'nın hekimi korumadığını belirten uzmanlar "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" maddesinin, verilen cezanın uygulanmasını engellediğini belirterek kanunun yeniden düzenlenmesini istiyor

Konya Şehir Hastanesinde kardiyoloji uzmanı Dr. Ekrem Karakayanın bir hasta yakını tarafından görevi başında öldürülmesi, bütün Türkiyedeki sağlık çalışanlarını ayağa kaldırdı. Hekimler çeşitli şehirlerde protesto yürüyüşleri ve basın açıklamaları yaparken 7-8 Temmuz günü işi bırakma kararı aldı. Dün daha önceden aldıkları randevu için hastanelere giden vatandaşlar, muayene olamayınca duruma tepki gösterdi. Birçok hastanede vatandaş ve sağlık personeli karşı karşıya geldi. Mağduriyet yaşayan vatandaşların tepkilerini ve hekime şiddetin nasıl önlenebileceğini konunun taraflarından dinledik... Bir dokunduk bin ah işittik...

KANUN HEKİMİ KORUMUYOR

Sağlık personeline yönelik şiddetin birçok kaynağı olduğunu söyleyen İstanbul Aile Hekimliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Serkan Özbakış, en önemli faktörün Türkiyede kanunların yetersiz olması olduğunu belirtti. Yakın zamanda çıkan Şiddet Yasasının işlevsiz olduğunu ifade eden Dr. Özbakış "Kanunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanıyor. Yani kişiye cezası okunmuyor ve kişi beş yıl boyunca başka bir suç işlemediği takdirde ceza almamış oluyor. Bu olduğu sürece çıkarılan yasanın herhangi bir karşılığı yok. O yüzden katalog suçlara da ekleseniz, oraya da buraya da ekleseniz önemi yok" dedi.

Ekrem Karakayanın görev yaptığı hastanede gıyabi cenaze namazı kılındı.

3 DAKİKADA BİR HASTA BAKIYORUZ

Vatandaşın sağlık hizmetlerindeki en önemli şikayetlerinden biri hekimlerin ilgisizliği ve güler yüz göstermemesi. Vatandaşa yeteri kadar zaman ayıramadıklarını ifade eden Dr. Özbakış, Sağlık Bakanlığının 5 dakikada bir hasta muayenesi açtığını belirterek "Ben pazartesi günü 120, salı günü 105, çarşamba günü 100 hasta baktım. Bakanlık randevulu hastalar dışında kontrol hastaları, film göstermeye gelenler ve randevusuz hastalara da bakmamızı istiyor. Böyle olunca mesai saatleri içinde bir hastaya 1,5-3 dakika ayırabiliyoruz. Üç dakikada hastayı dinleyip teşhis koyup ilaç yazmak imkansız oluyor. Bu arada kapıda bekleyen kalabalığı da öfkelendirmemek gerekiyor. Sonuçta hasta memnun olmuyor. Ölüm tehditleri altında işimizi yapmaya çalışıyoruz. İstediği antibiyotiği yazmadık, rapor vermedik diye SABİM üzerinden ölüm tehdidi yapan hastalar ve hasta yakınları var" diye anlattı.

Vatandaşın mağdur edilmediğini söyleyen Dr. Özbakış, bütün kuruluşlarda acil sağlık hizmetinin devam ettiğini belirterek "Biz de işi bırakmak istemeyiz ama defalarca diyalog yoluyla, basın açıklamalarında da bakanlıkla görüşmelerde sıkıntılarımızı dile getirdik ve getirmeye de devam ediyoruz. Ama bizim sıkıntılarımız çözülmezse, biz ölürsek, ölme korkusuyla poliklinikte çalışabilir miyiz?" ifadelerini kullandı.

Dr. Özbakış, sağlık personelineşiddetin önüne geçilmesi için önerileri de şöyle sıraladı:

> Şiddet Kanunundaki "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kaldırılmalı.

> Sadece fiziki şiddetin değil, sözel şiddetin de Kabahatler Kanunu kapsamına alınmalı.

> Hastaya ayrılan sürenin 15-20 dakika olması gerekir.

> Toplumun sağlık okuryazarlığının yükseltilmesi, usulsüz rapor, reçete isteklerinin önlenmesi gerekir.

Üyeleri Dr. Ekrem Karakayanın öldürülmesinden büyük üzüntü duyduklarını söyleyen Türk Kardiyoloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan "Meslektaşımız hepimizin gün içinde yaptığı işlemleri yaparken görevi başında katledildi. Belli donanımları kazanmış bir hekim kolay yetişmiyor. Onun hayat tecrübesi onun vaka deneyimi; bu bilgisayar değil ki, belli donanımları yükleyesiniz. Böyle insanların kaybı toplum kaybı sağlığı için de çok büyük kayıp" dedi.

Sağlık Bakanı Koca: "Vaka sayısı 40 katına, hastane yükü 3 katına çıktı" Sağlık Bakanı Koca: "Vaka sayısı 40 katına, hastane yükü 3 katına çıktı"

Sağlıkta şiddeti önlemek için toplumsal bilincin yükseltilmesi gerektiğini söyleyen Okuyan "Toplumun şunun farkında olması lazım. Hiçbir hekim hastasını kaybetmek istemez. Ama tıpta her zaman 2 kere 2 dört etmiyor. Ölümü engellemek her zaman mümkün olmuyor. Özellikle kardiyoloji alanında travmalarda, aort yırtılmasında beyin kanamalarında kalp krizlerinde ölüm riski zaten çok yüksek olan olaylar var. Bu alanlarda çalışan meslektaşlarımız çok riskli işler yapıyorlar ve birçok hastanın hayatını kurtarıyorlar. Ama bazen de kurtulamıyor hasta. Biz doktorlar, kalp krizi ile gelen ve ölüm riski olan hastaya stent takarken, eğer hasta ölürse ki; ölebilir, Dışarıda bekleyen 20 hasta yakını çıkışta bana ne yapacak diye düşünerek ameliyat yapmak istemiyoruz. Ya da sokakta yürürken, Hastası zarar görmüş bir hasta yakını peşimden gelip bana saldırır mı diye arkamıza bakarak yürümek istemiyoruz. Böyle bir ortamda hiç kimse işini sağlıklı olarak yapamaz. Bu ortam Türk toplumunun sağlığını olumsuz etkiliyor" şeklinde konuştu.

VATANDAŞ KAPIDAN DÖNDÜ

Fahri Saydam(38) : İki ay beklediğim dişçi randevum için hastaneye gittiğimde bugün muayene olamayacağımı öğrendim. Yeni randevu alsam ne zamana verecekler. Doktorlar tepkilerini ortaya koyarken biraz da vatandaşı düşünmeli. Fatma Yıldız (52): Devlet hastanesinden göz muayenesi için 5 ay önce randevu almıştım. Doktorların grevini bilmiyordum. Sabah erkenden evden çıktım ama hastanenin kapısından döndüm.

AVUKATLARDAN CİNAYETE TEPKİ

İstanbul Bakırköydeki ofisinde düzenlenen silahlı saldırıda öldürülen avukat Servet Bakırtaş, son yolculuğuna uğurlandı. Eyüpsultan Camiinde düzenlenen cenaze töreninde öğle namazını müteakiben kılınan cenaze namazında yakınları ve meslektaşları saf tuttu. Törende tabutun üzerine Bakırtaşın avukatlık cübbesi örtüldü. Bakırtaşın cenazesi, daha sonra Yeni Kavaklık Mezarlığında defnedildi. Öte yandan 81 ildeki avukatlar Bakırtaşın öldürülmesini protesto etti.

ZİYNETİ KOCABIYIK

Türkiye