28.07.2020, 08:18

Hangi Çağda Yaşıyoruz?

Amasya Üniversitesi mezunu bir Türkçe öğretmeni olarak yıllardır ziyaret etmek istediğim hocalarımı bu hafta ziyaret etmek için Amasya’ya gittim. Öncelikle şu an Amasya İl Milli Eğitim Müdürü olan Değerli Hoca’m İlker Kösterelioğlu olmak üzere sırasıyla İlker Hoca’mın eşi Meltem Kösterelioğlu’nu ve Değerli Hocalarım İsa Çolaker, Asım Çoban ve Mehmet Yiğit’i ziyaret ettim. Hocalarımın hepsini çok özlemişim ve hepsiyle de eğitim dolu sohbetler gerçekleştirdik. Bir kez daha hepsine teşekkür ediyor, üzerimdeki emeklerinden dolayı da Allah razı olsun diyorum. 

Yine yazımın bu giriş kısmında bir öğretmen olarak Mukime Öğretmen’e de yer vermek istiyorum. Amasya’nın Merzifon ilçesinde yaşayan Cumhuriyet tarihinin de ilk kadın öğretmenlerinden biriydi Mukime Öğretmen (Furatoğlu). 106 yaşında hayata veda etti.     

Kendisine Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyorum.

Bu keyifli Amasya ziyaretim sırasında belki elimde kalem kâğıt notlar almadım ama her zaman olduğu gibi bugün de girdiğim her ortamı ve yaşantıyı birer öğrenme fırsatı olarak düşünerek hareket ettim. Bu sohbetlerden çok değerli bilgiler edindim. 

Değerli Hoca’m Mehmet Yiğit ile görüşmemiz esnasında “Öğrencilerime derslerde soruyorum. Çocuklar, sizce bugün hangi çağda yaşıyoruz? Çocuklar, cevap veriyor. Bilgi Çağı, İletişim Çağı, Yakın Çağ, Modern Çağ, İletişim Çağı… Hayır, diyorum. Hayır, çocuklar. Bugün “Dikkat Çağı”nda yaşıyoruz.”

Evet, Değerli Okuyucularım. Bunun üzerine ben de düşündüm. Ne demekti bu Dikkat Çağı? Sohbetimize devam ettik. “Akşam telefonuma bir mesaj geldi. Ayda 5 bin lira ile 25 bin lira arası bir maaşla iş sahibi olmak ister misiniz? Başvuru için aşağıdaki adrese tıklayınız.” Tıklarsan dolandırılacaksın. Dikkat etmek zorundasın, düşünmek zorundasın. Bu devirde dikkatsiz olanı gafil avlıyorlar. 

Bugün öyle bir dönemde yaşıyoruz ki durduğun an düşersin. Hızlı olmak zorundasın ama hızlı olmak da yetmiyor. Öğrenmek, bilmek zorundasın ama sadece okuyarak bilgi edinmeye kalkarsan bu da yetmeyecek. Yetişmen mümkün değil. Pekiyi ne yapacağız? Her anı, her ortamı, her yaşantıyı birer öğrenme fırsatı olarak düşünmelisin. Değerli Hoca’m Prof. Dr. Necati Cemaloğlu’nun şu an basım aşamasında olan kitabım için yazdığı önsözde şahsımla ilgili “Yazar Erkin Saçar’ın her yaşantıyı sürekli öğrenme sürecinin bir parçası haline getirdiği için, meslekte temayüz etmesine katkıda bulunduğu anlaşılmaktadır.” ifadesi de bu fikri desteklemektedir. 

Değerli Hoca’m Mehmet Yiğit ile sohbetimize devam ederken Hoca’m şunları söyledi. “Otobüste, minibüste, sokakta, dolmuşta konuşulanlara zaman zaman kulak kabartırım. Kulak kabartırım ama bu kulak kabartmak konuşulanları gizlice dinlemek için değildir. Türkçe öğretmeni olunca sözcükler kulağımı tırmalar. Derim ki kendi kendime, bu kelimeyi söyleyen kişi muhtemelen buralı, şu deyimi kullandıysa büyük ihtimalle şuralı çünkü bu kelimeyi şu memleket dışındakiler kullanmaz vs vs. Alanımla ilgili öğrenmelerimi burada da sürdürürüm.”

Yine Değerli Hoca’m Prof. Dr. Necati Cemaloğlu’nun Eğitimin Pin Kodu kitabının hikâyesini oluşturan diyalog hocamızın otobüste evli bir çiftin konuşmasına kulak misafiri olması ve bunu bir öğrenme fırsatına dönüştürmesidir. Hocamızın kitabında da yer verdiği diyalog aynen şöyledir. “Birkaç yıl önce Ankara’da, Kızılay’dan 220 numaralı halk otobüsüne binip Gazi Üniversitesine gidiyordum. Otobüs tenhaydı. Arkamdaki koltukta oturan genç karı koca sohbet ediyordu. Adam, kadına “Sevgilim, aşkım, bebeğim.” dedi. Kadın, kocasına “Cıvık cıvık konuşma.” cevabını verdi. Adam “Niye cıvık cıvık konuşayım, görmüyor musun sana güzel güzel sözler söylüyorum.” dedi.

Kadın “Sen adam olsan evleneli 5 yıl oldu, bir bilezik alıp koluma takardın.” diyerek tepki gösterdi. O gün doktora dersim vardı. Öğrencilere bu karı koca anlaşabilir mi? diye sordum. Öğrenciler “Hayır, anlaşamaz.” dediler. Nedenini sorduğumda ise cevap veremediler. Bu karı kocanın sorunu, birbirlerinin PIN kodunu bilmiyor olmalarıydı. Adamın PIN kodu “onaylayıcı ve güzel sözler”, kadının PIN kodu ise “hediye” idi. Garry Chapman Beş Sevgi Dili kitabında bu konuyu ele almıştı. 5 sevgi dili aslında PIN kodunun şifrelerini oluşturuyordu. Bireylerle etkili iletişim kurmanın yolu, birbirinin PIN kodunu bilmekle ve yeri zamanı gelince doğru numaraları girmekle mümkün hale gelir. PIN kodu yanlış girilirse PUK kodu, o da yanlış girilirse süreç olumsuz bir yöne doğru evrilmeye başlar. Her mesleğin inceliğinde, her ilişkinin özünde olduğu gibi eğitimin de PIN kodu vardır. Bu kitabın adının kısa hikâyesini bu örnek olay oluşturmaktadır.” İşte otobüste de öğrenmeye devam eden, dikkati üst düzey olan Değerli Hoca’m bu öğrenmeyi yazdığı kitabın bir hikâyesi haline getirmiştir.
Yine dikkat çağını örneklemeye devam edelim. Çoğu kez televizyonda duymuşsunuzdur, görmüşsünüzdür. Selfie (özçekim) yaparken dikkatsizlik sonucu düşerek ölen, boğulan; yolda yürürken telefona bakıyorum diye direğe çarpan insanları. Bunlar bu çağa ait değil mi? Dikkatsiz olana yaşama fırsatı vermiyor bu çağ. Ben Tekirdağ Kapaklı ilçesinde görev yapıyorum. Bu hafta yerel basında haberlerde bankamatik dolandırıcılığı ile ilgili bir haber gördüm. Sadece Kapaklı’da değil yurdun her yerinde duyuyoruz telefon dolandırıcılığı, bankamatik dolandırıcılığı haberlerini. Hatta birçok profesörün bile dolandırıldığına çok kez şahit olduk. Dikkatsizliği ve uyuşmayı asla kabul etmiyor içinde bulunduğumuz çağ. Yine eğitim sistemimizde sınavlarımız var. Yapılan merkezi sınavlarda ne kadar bilgi bilirsen bil, kutucukları doğru doldurmadığında, kaydırma yaptığında yani dikkatsiz olduğunda yaptığın doğruların ve bildiğin bilgilerin hiçbir önemi kalmıyor. Şu an malum tüm dünya Corona Virüs ile mücadele ediyor. Bir anlık hata, bir anlık dikkatsizlik, bir anlık önemsemeyiş bu virüsü kapmamıza sebep olabilir. O yüzden dikkat, dikkat, dikkat. Örnekleri çok daha fazla çoğalt-mak mümkün.

Sonuç olarak belediye hoparlörlerinden duyuru yapılacağı zaman önce “Dikkat, dikkat!” dendiği gibi ben de yazımın sonunda “Dikkat, dikkat!” diyorum. Günümüz çağında var ol-mak, çağın gerisinde kalmamak için sürekli kendimizi geliştirmek, bilmek ve öğrenmek zo-rundayız. Bu, içinde bulunduğumuz çağın bir bölümünü oluşturuyor. Öğrenmek ve bilmek adına dikkat. Bunun yolu da sadece okumakla değil; her anı, her yaşantıyı birer öğrenme fırsatı olarak görmekten geçer. Tabii bunun yanında bir de bu çağda gerçek anlamda da kendimizi olumsuzluklardan, kötülüklerden, hastalıklardan, dolandırılmaktan ve kazalardan korumak adına her zaman dikkatli ve uyanık olmalıyız. Bu da bu çağdaki dikkatin ikinci bölümünü oluşturmaktadır. Dikkatle ve sağlıcakla kalın…

Erkin SAÇAR
Eğitimci Yazar / Türkçe Öğretmeni
Yorumlar (2)
Mehmet Sönmez 10 ay önce
Boş lakırdılar
Ezs 10 ay önce
Tebrik ediyorum Erkin Hocam
14
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 34 72
2. Fenerbahçe 34 69
3. Galatasaray 34 66
4. Trabzonspor 35 60
5. Hatayspor 34 53
6. Alanyaspor 34 52
7. Gaziantep FK 33 51
8. Sivasspor 34 51
9. Karagümrük 34 50
10. Göztepe 35 47
11. Rizespor 34 42
12. Antalyaspor 35 42
13. Konyaspor 34 41
14. Ankaragücü 34 38
15. Malatyaspor 34 37
16. Kasımpaşa 34 37
17. Kayserispor 34 35
18. Erzurumspor 35 34
19. Başakşehir 33 33
20. Gençlerbirliği 34 32
21. Denizlispor 34 27
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 31 61
4. Altay 31 57
5. İstanbulspor 31 57
6. Altınordu 31 53
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Ümraniye 31 47
9. Tuzlaspor 31 47
10. Bursaspor 31 43
11. Bandırmaspor 31 39
12. Boluspor 31 38
13. Balıkesirspor 31 35
14. Adanaspor 31 34
15. Menemenspor 31 31
16. Akhisar Bld.Spor 31 26
17. Ankaraspor 31 23
18. Eskişehirspor 31 8
Takımlar O P
1. Man City 33 77
2. M. United 32 66
3. Leicester City 31 56
4. Chelsea 32 55
5. West Ham 32 55
6. Tottenham 33 53
7. Liverpool 32 53
8. Everton 31 49
9. Arsenal 32 46
10. Leeds United 32 46
11. Aston Villa 31 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 32 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 32 34
17. Burnley 32 33
18. Fulham 33 27
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Real Madrid 32 70
2. Atletico Madrid 31 70
3. Sevilla 32 67
4. Barcelona 30 65
5. Real Betis 32 49
6. Villarreal 32 49
7. Real Sociedad 31 47
8. Osasuna 32 40
9. Granada 30 39
10. Athletic Bilbao 31 38
11. Celta de Vigo 31 38
12. Levante 32 38
13. Cádiz 32 36
14. Valencia 32 35
15. Getafe 31 31
16. Deportivo Alaves 32 30
17. Real Valladolid 31 28
18. Huesca 31 27
19. Elche 32 27
20. Eibar 31 23