11 Mart 2020 tarihinde Türkiye'de görülen ilk Koronavirüs (COVID-19) vakasının ardından, belirtiler ve tedavi yöntemleri üzerine araştırmalar ve aşı çalışmaları hala devam etmektedir. Grip ile benzerliği ile dikkat çeken Koronavirüs (COVID-19) 11 Mart 2020 tarihinden itibaren hayatımızın içerisinde yer almaya devam ediyor. Koronavirüs ile aşı yaptırmanın önemi de kat kat arttı.

Grip yada diğer ismiyle influenza; virüs tarafından meydana getirilen; 39 derece ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bitkinlik, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük gibi belirtilerle ortaya çıkan bir mevsim hastalığıdır. Zatürre yada diğer adıyla pnömoni akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır.

Koronavirüs'ten korunma yöntemleri ise sosyal mesafe, maske takmak ve hijyendir. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, bıkmadan usanmadan milyonlarca vatandaşa bu üç kuralı  hatırlatmaya devam ediyor. 

Koronavirüs, grip ile benzerlik gösterdiği için daha çok dikkat edilmelidir. Koronavirüs'ün henüz aşısı bulunamadı dolayısıyla uzmanlar grip aşısı ve zatürre aşısının Koronavirüs'ten koruyabileceği yönünde tavsiyelerde bulunuyor. Biz de sizler için grip aşısı ve zatürre aşısı hakkında Sağlık Bakanlığı'ndan edindiğimiz bilgileri derledik.

Grip Aşısını Her Yıl Yaptırmalı mıyım?

Aşı, yapıldığı grip sezonu için etkili olmaktadır. Bu nedenle; eskiden geçirilmiş grip hastalığı ya da uygulanmış grip aşısına bakılmaksızın mevsimsel gribe karşı etkin bir korunma sağlanması için her yıl grip aşısı yaptırılmalıdır. Aşının koruyucu etkisi, aşı yapıldıktan iki hafta sonra başlayacağı için aşının en uygun zamanı, gribin sık görülmeye başladığı dönemden hemen öncesidir. Ekim ve Kasım ayları grip aşısının yapılma zamanı olarak tercih edilmelidir. Aşılanmayanlar kişiler ise mart ayının sonuna kadar aşılanabilir. Aşının koruyuculuğu yaklaşık 6-8 ay sürer. 

Grip aşısı kimlere uygulanmamalıdır?

Grip aşısı 6 aylıktan küçük çocuklara, hamileliğinin ilk 3 ayının içinde bulunanlara ve ciddi yumurta alerjisi ya da aşı içeriğinde bulunan herhangi bir maddeye karşı ciddi alerji öyküsü olanlara, daha önce herhangi bir mevsimsel influenza aşısı ile ciddi (hayatı tehdit eden) alerji öyküsü olanlara uygulanmamalıdır. 

Grip aşısının yan etkileri nelerdir?

Grip aşısı sonrası %15-20 oranında aşı yerinde ağrı, kızarıklık, şişlik oluşabilir.

Tüm vücudu etkileyen yan etkiler ise son derece nadirdir (%1’in altında) ve ateş, halsizlik, kas ağrısı gibi yan etkiler (eğer görülürse) aşıdan 6-12 saat sonra başlamakta ve 1-2 gün içinde kendiliğinden geçmektedir. Her biyolojik üründe olduğu gibi grip aşısı uygulanmasından sonra da alerjik reaksiyon görülebilir.

Grip aşısı sonrası grip hastalığının görülmesi genellikle tesadüfen olabilir. Grip aşısı teknik olarak inaktive yani ölü bir virüs aşısı olduğundan vücuda canlı virüs verilmediğinden aşıya bağlı grip hastalığı oluşamaz.  Aşıların her zaman tam teşekküllü sağlık merkezlerinde veya hekim kontrolünde uygulanması önerilir.

Pnömokok (Zatürre) aşısı nedir? 

Pnömokokların neden olduğu, zatürre, kan zehirlenmesi ve menenjit gibi potansiyel olarak ciddi hatta ölümcül olabilen hastalıklardan korur. Çocuğunuzun daha az otit ve sinüzit geçirmesini sağlar, Pnömokokal hastalık nedeniyle çocuğunuzun bakım gereksinimini ve okula devamsızlığını önler. 

Kimlere pnömokok aşısı uygulanmalıdır?

Bebek ve 5 yaşından küçük çocuklara, sağlıklı 65 yaş ve üzerindeki yetişkinlere, 5 yaş ve üzerinde olup pnömokok bakterisinin neden olduğu hastalıklar için riski arttıran diğer hastalıkları bulunanlara pnömokok aşısı uygulanmalıdır.

Pnömokok bakterisinin neden olduğu hastalıklar için riski arttıran hastalıklar nelerdir?

5 yaş ve üzerinde olan çocuk ve yetişkinlerde bazı hastalıkların bulunması durumunda pnömokok hastalığı riski artar. Bu hastalıklar:

Kronik kalp hastalığı (özellikle siyanotik konjenital kalp hastalığı ve kalp yetmezliği)
Kronik akciğer hastalığı (astım hastaları dâhil)
Kronik böbrek yetmezliği 
Kronik karaciğer hastalığı 
Diabetes mellitus 
BOS kaçağı
Kohlear implant
Orak hücreli anemi ve diğer hemoglobinopatiler 
Fonksiyonel ya da anatomik aspleni, (dalağın bulunmaması)
HIV enfeksiyonu
Nefrotik sendrom
Bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler, 
Radyasyon tedavisi ya da bağışıklık sistemini baskılayıcı tedavi verilen hastalıklar, 
Doğuştan ya da sonradan ortaya çıkan bağışıklık sistemi yetmezlikleri
Hodgkin hastalığı ve kötü huylu kanserler, lenfoma, lösemi, yaygın kanserler, 
Solid organ nakli
Hematopoetik kök hücre alıcıları
Multiple miyelom
Alkolizm

Pnömokok Aşısı Uygulama Takvimi Nasıldır?

Pnömokok bakterisinin 90 dan fazla tipi vardır. Konjuge pnömokok aşısı ve polisakkarit pnömokok aşısı olmak üzere pnömokok aşısının iki tipi vardır.

Konjuge pnömokok aşısı:

Ulusal Çocukluk Dönemi Aşılama Takvimimizde yer alan konjuge pnömokok aşısı pnömokokların 13 tipine karşı etkilidir. Ulusal Çocukluk Dönemi Aşılama Takvimimizde 2’inci, 4’üncü ve 12’inci ayda olmak üzere 3 doz uygulanır. Pnömokok aşısı, 5 yaş ve üzerindeki sağlıklı çocuklara; riski arttıran bir hastalık(kanser, dalak bulunmaması gibi) yok ise gerekli değildir.
5 yaş ve üzerinde olup pnömokok hastalığı riskini arttıran durumların varlığında ve 65 yaş ve üzerinde sağlıklı kişilere de uygulanmalıdır. Aşılama şeması hastalıklara ve yaşa göre farklılık gösterir.

Polisakkarit pnömokok aşısı:

Polisakkarit pnömokok aşısı pnömokokların 23 tipine karşı etkilidir. 2 yaşından küçük çocuklarda etkili değildir. Pnömokok hastalığı riskini arttıran durumların varlığında ve 65 yaş ve üzerinde sağlıklı kişilere önerilir.Aşılama şeması hastalıklara ve yaşa göre farklılık gösterir.

Pnömokok aşısı güvenli midir?

Evet. Pnömokok aşısı çok güvenlidir ve Pnömokokal hastalığı önlemede çok etkilidir. Aşıların tıpkı ilaçlar gibi yan etkileri olabilir. Çocukların çoğunda bu yan etkiler görülmez.

Pnömokok aşısının yan etkileri nelerdir?

Pnömokok aşısının yan etkileri genellikle hafiftir. Bunlar:

Hafif huzursuzluk
Uyuklama
İştahsızlık
Aşı uygulanan yerde kızarıklık, şişlik ve ağrı
Ateş

Pnömokok aşısının uygulanmaması gereken durumlar var mıdır?

Bir aşıya karşı ciddi allerjik reaksiyon ortaya çıkması durumunda, o aşının sonraki dozları uygulanmamalıdır. Bir aşı bileşenine karşı ciddi allerjik reaksiyon ortaya çıkması durumunda, bu maddeyi içeren tüm aşıların uygulanmaması gerekir.