İnsanlık tarihinden çıkarabileceğimiz temel bir ders, bir millet için en büyük zenginliğin ne yer altı ne de yeryüzü servetleri olmadığı, hem maddi hem manevi yönleriyle çok iyi yetişmiş insan kaynağı olduğudur. 2.Dünya savaşı sonrası nerdeyse bütünüyle harabe haline gelen ALMANYA ve JAPONYA’nın kısa sürede tekrar büyük güç haline gelebilmesi elbette ki bu iyi yetişmiş insan kaynağının eseridir. Bugün ister gelişmiş, ister gelişmemiş ülkelerin eğitim durumlarına bir göz atacak olursak gelişmişliklerinin, aldıkları eğitimin boyutları, nitelik ve niceliği ile doğru orantılı olduğunu görebiliriz.

Öyleyse eğitim, bireyin gelişmesinin ve toplum kalkınmasının, olmazsa olmaz önemde, temelini oluşturmaktadır. Yaşadığımız dünyada toplumların varlıklarını sürdürebilmeleri, kalkınmalarına ve bu kalkınma da ancak eğitimli insanla gerçekleşebileceğine göre; eğitim, toplumlar için bir ölüm kalım davasından kurtuluşa açılan tek yoldur. Bu yüzden eğitim insanın ve toplumun geleceğine yapılan en önemli yatırım olarak görülmektedir.

Peki bu yatırımın mimarlığını üstlenen, karar verici noktasında kritik rol üstlenen bürokratları doğru seçiyor ya da doğru noktalara konumlandırabiliyor muyuz ?
Size, bu anlamda tüm ülkemize örnek bir rol model olabilecek, ilginç bir karakterden bahsetmek istiyorum. Hasan ACU...

Hasan ACU’nun ismi ilk olarak 2010 yılında ülke gündeminde yer aldı. Henüz 27 yaşında iken Çamaş Milli Eğitim Müdürü olan ACU yerel ve ulusal basında o dönem sıkça yer aldı. Açıkçası ben de, “yine torpilli ama bu kez genç biri atanmış” diye dillendirmiştim o dönem... Nasıl oldu, kim önayak oldu, gerçekten torpillimiydi ? bilmem ama o tarihten sonra kendisini yakından takip ettiğim ACU adeta ezberleri yerle bir etti.

Öncelikle görev aldığı ÇAMAŞ ilçesini eğitim parametreleri açısından bulunduğu ilde sonunculuktan 3. sıraya kadar taşıdı. Bu başarı o kadar ilçe halkını memnun etikti Çamaş ilçesindeki bir caddeye “Öğretmen Hasan ACU” ismi verildi... Ülkemizde bir eğitimcinin, hem de daha  ölmeden ! isminin değer kazanıp kalıcı hale getirilme çabası az rastlanır bir durumdur.

Başarılı çalışmaları, kendisine daha büyük bir arenanın kapılarını açtı Hasan ACU’ya. Ordu ili merkez ilçesi Altınordu ilçe milli eğitim müdürü olarak göreve başlayan ezberbozan müdürümüz, bu görevinde o kadar çok cephe ile karşılaştı ki, deyim yerindeyse tam bir ateş çemberinin içinde buldu kendini. Yılmadı, gençliğinin ve potansiyelinin verdiği enerji ile  eğitimin tüm paydaşlarının yanı sıra halkın taktirini kazanması da uzun sürmedi. Gönüllere girmeyi başaran ACU, o dönem yine yerel ve ulusal basında “kapısı kapanmayan müdür”  olarak anılır olmuştu. Öyle ki kapısı kapanmayan müdürümüz okulları adım adım gezen, gittiği her okulda, görüştüğü her veliye şahsi telefonunu vermekten çekinmeyen ilginç bir  portre çizmeye, gönüllere taht kurmaya devam ediyordu... 

Acu ateş çemberinde harikalar yaratırken; eğitimsel bakış açısından uzak, dar vizyona sahip, vicdanını cebindeki paraya endeksleyen güçlü bir yapı da bu ezberbozan müdürümüzün kuyusunu kazmaya, onu yıpratmaya çalışmaktan geri durmuyordu. Yerel ve ulusal basından sıkı takiplerimle elde ettiğim bilgiler gösteriyordu ki Müdür ACU ORDU ili için tam bir eğitim fidanıydı. Bu fidan ya  kök salacak ya da solacaktı. Müdür ACU'nun hayali söylemlerinde sıkça dile getirdiği gibi Ordu ilini eğitimde marka şehir haline getirmekti. 

Görece görevde kaldığı sürece, ortaya koyduğu içi dolu projelerle, eğitim gündem ve politikalarıyla Ordu ilinden söz edilir hale getirmesiyle başarılı olduğunu dile getirmemek haksızlık olur. Ama vicdanı para olan bir kesim tarafından istenmeyen kişi ilan edilen ACU, daha mütevazi bir ilçe olan AYBASTI'ya tayin olduğunda, artık adının anılmayacağını, silik bir karakter olacağını sananlar yine hayal kırıklığına uğradı...

Çok küçük bir ilçe olduğu için orada hiç göreve başlamayacağı dahi dillendirilen ACU, yine ezberleri bozarak ilçeye ilk ayak bastığından itibaren inanılmaz bir enerji ile eğitimsel anlamda ilçeye adeta çağ atlattı.

Çağ atlattı diyorum, çünkü ilçede kurduğu Aybastı Galaxy Roket takımı Teknofest 2021 de yeşil etiket alarak 223 takım arasından fırlatma hakkı kazanan 8 ekipten biri oldu. Selçuk Bayraktar’ın çok yakından ilgilendiği Müdür ACU ile ortak projelerde yer alma sözü verdiği de basında yer almıştı.

Genç yaşta, alışılmışın dışında bir portre çizen,çalıştığı her yerde adından söz ettiren HASAN ACU gibi yöneticilerin sayısının artması, karar verici noktalarda bulunmaları ve dahası onların liderliğinde kurulacak yeni eğitim politikalarına acilen ihtiyacımız olduğu gerçeği ALMANYA ve JAPONYA gibi olabilmemizin ön şartı durumundadır.

Kalıplaşmış yapıları elinin tersiyle iten, çağa ve çağın getirilerine ayak uyduran ezberbozan müdürümüz HASAN ACU ya ve ekibine yaptığı ve yapacağı çalışmalar için şimdiden teşekkür ediyorum, Anadoluda sıkça kullanılan şekliyle ALLAH sayınızı arttırsın müdür bey...

MURAT MEHMET GÜLER
EĞİTİMCİ-YAZAR