Günümüzde bir olumsuzluk, bir eksiklik, bir yanlışlık görüldüğünde, herkes kuralını bildiği halde, kendini değil,  hep sistemi eleştirir. Çünkü en kolayı budur. 

Seçimi kaybeden parti seçim sistemini, üniversiteye giremeyen öğrenci üniversiteye giriş sistemini, memuriyete atanamayan kişi KPSS sistemine bahane bulur.  

Kurban gelir payın yoktur/
Haftan yoktur, ayın yoktur/
Ankara’da dayın yoktur/
Mamudo, kurban niye doğdun 

Gibi türkülere ;romanlara, skeçlere, komedilere konu olan ,torpil sistemini , ortadan kaldıran ÖSS, KPSS sisteminin gelmesi için partiler, sendikalar, sivil toplum kuruluşları ,köşe yazarları ne kadar çaba sarf etmişlerdi ,ama yeni nesil bilmez. 

Geçmiş yıllarda aynı binada oturduğum bir hemşerimle zaman zaman sohbet ederdik. Oradan buradan, çocuklardan, onların işlerinden bahsederdik. Yine bir gün benzeri konuşma yaparken hemşerim; 

-Benim gelin 87 puan aldığı halde atanamadı. Bazıları 70 puanla atanmış, âmâ benim gelin bu puanıyla adamı olmadığı için atanamamış 

-Hemşerim senin bir yanlışın var, böyle bir durum kesinlikle mümkün değil, böyle bir şeyi şimdiye kadar hiç duymadım. Çünkü , bu yerleştirmeyi ÖSYM yapıyor.  

-Sonuç belgesini getir bir inceleyelim. Dediğin gibiyse itiraz edilebilir. 

-Hemşerim senin gelin hemşire değilmiş, branşı acil tıp teknisyeni yazıyor. Bu branştan da birkaç tane alınmış, hemşire branşından 500 kişi alındığı için 70 puanı olanlar bile atanmış, seninkinin branşı başka olduğu için olmamış.  

Üstelik gelin bu durumu bildiği halde ,izah etmekte zorlandığı için böyle yuvarlamış. Çünkü en kolayı sistemi kötülemek. Hem kendini hem de çevresini rahatlatmaktadır. 

Yine bir hanım teyzeden de şöyle bir şey duymuştum. Evladım bizim adamımız olmadığı için kızım atanamıyor, Aynı puanı aldıkları halde karşı komşunun kızı adamını bulmuşlar ,o atanmış, bizim kız atanamamış. 

-Peki teyze onun branşı ile senin kızının branşı aynı mı? 

-Ne biliyim ben, ikisi de öğretmen. Bu arada kızı yanımıza geldi. Ona sordum; 

-Kızım atanan komşu kızın branşı ne, seninkisi ne? 

-Onunki sınıf öğretmenliği, benimkisi Fen Bilgisi öğretmenliği. 

-Tamam anlaşıldı. Aynı durum burada da aynı. Ancak kendini izah etmekte zorlanan Fen Bilgisi öğretmeni kızımız bu şekilde izah ederek hem kendini hem de ailesini rahatlatmış. 

Acaba sistemde mi bir eksiklik var, diye de düşünmüyor değilim. Çünkü aynı puanları aldıkları halde kontenjan farklılığından dolayı birinin atanıp, diğerinin atanamaması herhalde ancak böyle izah edilebilir. 

Bana göre, eski adı Devlet Planlama ,yeni adı Cumhurbaşkanlığı Strateji Başkanlığında, MEB,YÖK ve ilgili Bakanlıklar ortak bir beş yıllık plan hazırlayarak, üniversitelere girişte, arz talep durumuna göre kontenjanlar belirlerse ,bazı branşlarda yığılma olmaz ,kontenjanlardan dolayı da bir mağduriyet yaşanmaz. 

Yine yüksek puan aldığı halde, sabıka ,ruhsal ve fiziksel yönü nedeniyle mülakatta elemeyi de önlemek için, sınava girmeden sabıka kaydı belgesi ve psikiyatri raporu alınırsa, bir hakedişlik olmayacağı için ,tartışmaya da gerek kalmayacaktır. 

Siyasetin en önemli rant malzemesi de böylelikle biraz azaltılmış olacaktır.  

Şemsettin CERAN 

Eğitimci-Araştırmacı-Yazar