Yeni yıla daha yumuşak tonda bir yazı ile girmek isteği ile tuşları kullanıyorum.

 Bu yıl da tuş olmayız umarım.

  Evet, geçen yıllar ve ozellikle lanetli bir yıl olan 2020'yi düşündüğümde kendime bir özür borçlu olduğumu hissettim.

 Evet, özür diliyorum.

İnsanlığın gidecek yeri olmaması nedeniyle sürekli bende kalması nedeniyle kendimden özür diliyorum.

  Kırmamak uğruna kırıldığım için,

  Aklı olmadığı halde bana akıl verenleri can kulağıyla dinlediğim için,  

                                   

 Sadece gözüyle bakanları gönülle gördüğüm için,

                                                 

  Yüreğimi açtığım her insana hayatım hakkında söz sahibi olabileceklerini hissettirdiğim için,

                                         

   Pişmanlıklarım ve keşkelerim için,

                                                     

 Yalan olduğunu bile bile bazı yalanlara kanmayı tercih ettiğim için,

                                   

  Güçlü durduğumda güçsüzlüğümü sakladığım ve güçsüz olduğumda da gücümü fark edemediğim için,

                                               

 Herkese gösterdiğim toleransı kendime gösteremediğim için,

 Vermeyi bildiğim kadar almayı öğrenemediğim için,

                                   

  Aza kanaat ederken ”az” bana kanaat etmediği için,

                                 

  Bana haksızlık edilmesine izin vererek  kendime çok haksızlık ettiğim için,

                                       

  Bazen de umudumu ve inancımı kaybettiğim için

  Yola cıktıklarımın bana hep gidecekleri yere kadar eşlik etmeleri sebebiyle

                                               

  Kendimden özür dilerim.

  Çok özür dilerim.

  Ve bana hep iyi gelen nasihatleri de sizinle paylasmak istedim yeni yılda..

  Her ne kadar pandemi döneminde mümkün olmasa da biri sana sarıldığında, önce onun kollarını gevşetmesini bekle...

  Kendini değiştirebilme gücünü hafife alma,

 başkalarını değiştirebilme gücüne de çok fazla güvenme...

  İşi ne denli önemsiz olursa olsun, ekmek parası için çalışan herkese saygı duy...

 Herkesin önünde öv ama eleştirilerini bir kenara çekerek söyle...

 Tekdir teke tektir ama takdir toplum içinde olmalı, unutma.

 İnsanlarla ilişkilerini kötü bitirme, kimseden küs ayrılma. Helalleşmek hesaplasmaktan daha iyidir.

 Aynı nehri kaç kez daha geçmek zorunda kalacağına şaşıracaksın...

"Bilmiyorum."demekten çekinme...

 Çok çalışarak elde ettiğin bir şeyin zevkini çıkarmaya da zaman ayır...

İlk önce sen "Merhaba!" de...

İlk önce sen gülümse.

İlk önce sen affet.

Asla umutsuz olma, mucizeler her gün oluyor...

Birilerinin umudunu asla kırma, belki de sahip oldukları tek şey odur...

Yeterli paranın olmamasını asla dert etme,

 sınırlı imkanlar bazen bir lütuftur.

Yokluk varlıktan daha görkemli ve anlamlıdır.

Derdi olmayanın dersi olamaz, unutma.

Ortam bu ara gergin, fazla geldi kelam

Bu yazı da burada bitti vesselâm.

Erhan Ziya SANCAR

Eğitimci Yazar