Eğitim çöküyor, hepimiz seyrediyoruz… Çocuklarımızın geleceği meçhul yarınlara doğru hızla ilerlerken, bizler oturmuş başka işler peşinde koşuyoruz… 

Yakın zamanda açıklanan YKS sonuçlarına bakarsanız ne demek istediğimi daha iyi anlamış olursunuz… 

Binlerce öğrenci sıfır puan aldı… Biri çıkıp bunun sorumlusu benim demiyor!

Gün gün eriyen ve tükenen bir eğitim sistemimiz var… Eğitimin altını nasıl boşalttık diye soran da yok…

Çocuklarımız, genç nesiller gözümüzün önünde uçuruma doğru hızla ilerlerken hepimiz seyrediyoruz… 

Eğitimin topyekün bir değişime ihtiyacı var… Her alanda değişim şart… Ders kitaplarından tutun yöneticisine hemen her alanda değişim şart…

Ders kitapları başlı başına büyük bir sorun… Kim nasıl hazırlamış açıkçası anlamış ve henüz kavramış değilim. Nereden tutarsanız tutun işlevselliği olmayan kitaplar… Hemen her okul ve öğretmen yardımcı bir kitaba başvurmak zorunda kalıyor…

Emekliliği gelmiş ama henüz yaşı gelmemiş EYT mağduru öğretmenlerin mutlaka emekliliğe sevk edilmesi gerekir. Altmış yaşında bir öğretmenin çocukların hızına ulaşması, yeni teknolojik gelişmeleri takip etmesi ve eskisi gibi dinç olma olasılığı yoktur. Bu, ayrıca bir sorundur ve mutlaka çözüme kavuşmalıdır…

Özel okul olarak her yerde birden açılan fakat okul demek için bin şahit lazım olan okulların yeniden gözden geçirilmesi gerekir. Yeni açılan özel okulların hemen hepsi okuldan çok eski dershane mantığı ile eğitim veriyor…

Detaylı bilgi yerine kısa kısa bilgilerle tamamen sınav odaklı eğitimle çocukların soru cevap şeklinde yüklenmesine neden oluyor. Bunun da uzun vadede hiçbir getirisinin olmadığını merkezi sınav sistemlerinde görüyoruz…

Okul eğitim sistemi ile dershanenin farklıdır. MEB, buna mutlaka bir çözüm bulmalı…

Veliler okullarla çok haşir neşir olmaya başladı. Buna MEB’in dur demesi gerekir. Öğrenciler öğretmenlerini ebeveynleriyle tehdit ediyor… Öğretmen otoritesi diye bir şey kalmadı…

Yeni nesil öğretmenler de ayrı bir mesele… 

Öğrenci öğretmen ayrımı yapmaksızın “arkadaş” mantığı ile yaklaşımda bulunuyorlar… (bunun dışında kalanları tenzih ederim) kimse ama hiç kimse öğretmen öğrenci ilişkisini farklı bir boyuta taşıyamaz ve taşımamalıdır…

Öğretmen öğretmendir, öğrenci de öğrencidir…

Öğretmen kıyafetlerine düzenleme gelmelidir. Belli standartlara kavuşturulmalıdır. Herkes her istediğini giyip öğrencilerin karşısına çıkmamalıdır. Bizim bir kültürümüz var. Öğretmene olan bir bakışımız var. Bunun yok olmasına müsaade edilmemelidir…

Rol model olan öğretmen, darmadağın bir kıyafetle öğrencilerinin karşısına çıkarsa geleceğe dair hiç kimse bir beklentiye girmesin…

Bu ve buna benzer daha saymadığım birçok çözüme muhtaç sorunlar var…

Net bir şekilde ifade ediyorum. Bir nesil heba oluyor ve maalesef bizler de seyrediyoruz… 

Bu yüzden eğitim sistemi genel çerçevede bir değişime muhtaçtır…

Vesselam
Hamza KILIÇASLAN