Her alanda olduğu gibi eğitim sürecinde de iletişim başlı başına önem taşıyor. Aslında, 
iletişim sürecinin etkili olarak sağlanması, anne karnında başlıyor. Elbette, bireyi birey 
yapan özelliklerin başında kalıtımsal özellikler ve bunlar içinde zekânın önemi ve rolü 
tartışılamaz. Buna göre, annenin karnına düştüğünden itibaren çocuğun beslenmesine 
dikkat etmek gerekiyor. Ancak, ülkemizde beslenme bozukluklarına bağlı olarak, hamile 
kadınların %58’inde demir yetersizliği, anemi(kansızlık) ile kan hücrelerinin yapımında 
gerekli olan folik asit, fiziksel ve zihinsel gelişiminde rol oynayan kalsiyum yetersizliği 
görülüyor. Yine, ülkemizde her yıl yaklaşık 154 bin bebek düşük doğum ağırlığı ile doğuyor. 
Bütün bunlar sağlıklı iletişimi etkileyen faktörler arasındadır. İnsanların kişiliğinin oluşumu 
ve iletişiminde çevresel faktörlerin önemi tartışılamaz, tabii ki.
 Bu çevresel faktörlerin başında; anne –baba çocuk etkileşimi önemli bir yer tutuyor. 
Anne-babalık davranışları tümüyle doğuştan getirilmiş davranışlar değildir. Anne-babaların, 
çocuklarla sağlıklı iletişim kurmaları eğitim durumuyla da ilgilidir. Yüzde kaçının anne-
babalardan oluştuğu bilinmese de Türkiye’de 15 yaş üzeri okuma yazma bilmeyenlerin 
oranı %5.08’dir. Yine, ilköğretimde, ortaöğretimde ve yükseköğretimde okullaşma oranının 
istenen ölçüde olmadığı bilinen bir gerçektir.Bu veriler, öğrencilerin iletişimini olumsuz 
etkilemesi kaçınılmaz. 
 Diğer taraftan, kitle iletişim araçları da çocukların iletişim becerilerinde önemli rol 
oynuyor. Türkçenin kurallarına göre kullanılması önemlidir. Özellikle, bazen kitle iletişim 
araçlarından televizyon ve radyolarda Türkçe ve dolayısıyla kurulan iletişim, çocuklar
açısından sağlıklı koşullar sunmuyor. Çünkü Türkçenin kurallarına uygun kullanılmadığı 
durumlarla maalesef karşılaşıyoruz.
 Yine, etkili iletişimde, öğretmenin kendi becerisi, öğrencinin sağlıklı iletişim kurma 
becerilerini geliştirmesinde belirleyici olabiliyor.Özellikle, öğretmenin konuşma, bakışları, 
ses tonu, konuşma hızı, sesin yüksekliği iletişim açısından önem taşıyor. 
 Öğretmenin bilgi sahibi olması, etkili iletişimde önemlidir. Maalesef, hizmet içi eğitim 
yeterli gelmiyor.Öğretmenlerimizin kendilerini geliştirmeleri için maddi durumları da yeterli 
gelmemesi üzücü. ABD’de öğretmenlerin ortalama 3 bin dolar maaş alıyor; Almanya’da 
kademesine göre 2-3bin dolar maaş alıyor. Avustralya’da 1. derecedeki bir öğretmen ortalama 
2 bin 500 dolar maaş alıyor; İngiltere’de usta öğretmenler ortalama 5 bin dolar; Japonya’da 
yeni başlayan bir ilkokul öğretmeninin maaşı aylık 2 bin dolar civarında; Türkiye’de ise 
öğretmenlerimizin aylık ortalama ücreti 750 – 1000 dolar arasındadır.
 Bütün bunlara rağmen, öğretmenlerin kendisini tanıması, iletişimde başlı başına rol 
oynuyor. Öğretmenin kendilerini tanımalarının yollarından biri sosyal bilimlerin değişik 
alanlarına ilgi gösterip bilgilerini güncellemek ve arttırmak olabilir. Ancak, Eğitim sen’in 
yaptığı araştırmaya göre, öğretmenlerin %8’i hiç kitap okumuyor, %39’u ise bu konuda bilgi 
vermek istemiyor. Yüzde 28’i ayda bir kitap okuyor.
 Çocukların, gelecekte uyumlu ve mutlu bir yaşam sürdürmeleri için iletişim becerilerinin 
gelişmesi önem taşıyor. Bu sorumluluğu devlet, öğretmenler, kitle iletişim araçları ve anne-
babalar paylaşmalıdırlar.