MEB'de Soruşturmalar Hukuken Tartışmalı

Okullarda yapılmakta olan soruşturmalarla ilgili yasal boşluk bulunduğu, adeta yargı kararlarının kanun gibi sürekli uygulanan normlar haline dönüştüğü, bu nedenle de bu alanda yapılan işlemlerin hukuki açıdan tartışmalı olduğu bilinmektedir. Bu alandaki yasal boşluk doldurulmaz ise hem yapılan soruşturmalar yargıdan dönecek hem de bu kaos ortamında hukuka güven zedelenerek iş barışı ve kurumların işleyişi ciddi zarar görecektir.

EĞİTİM PERSONELİ 28.01.2021, 12:10 01.02.2021, 19:28
MEB'de Soruşturmalar Hukuken Tartışmalı






Bilindiği üzere Milli Eğitim Bakanlığında soruşturmalarla ilgili Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanmış olan “İnceleme-soruşturma ve ön inceleme rehberi” bulunmakla beraber, bu rehber daha ziyade bir  formattan ibaret olup, bu konuda soruşturmaların hangi yöntemle ve kimler tarafından yapılacağına dair belli bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla muhakkiklik görevinin de kim tarafından yapılacağı herhangi bir yasal düzenleme ile belirtilmediği için Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’un “Ön inceleme” başlıklı 5. Maddesine kıyaslama yapılarak “mümkünse üst konumdaki memurlar, değilse en azından aynı düzeydeki memurlar” tarafından kıyasen yapılmaktadır. Nitekim Milli Eğitim Bakanlığında bu görevi yapmakla asli görevli olan müfettişler bulunmakla beraber, sayıları bir hayli azaldığı için halihazırda yeni alımlar da olmadığı için, muhakkiklik görevi okul müdürleri tarafından yapılmaya çalışılmaktadır.

Bu konudaki yasal boşluğu ise yargı kararları doldurmaya çalışmaktadır. Ancak yargı kararları da yalnızca dava konusu olan bazı konulara çözüm getirmekte olup, kapsamlı, sistemli bir yasal düzenleme olmadığı için yorumlar, teamüller ve bazen keyfi uygulamalar kural haline dönüşmektedir. 

Zira bu konudaki yargı kararlarına bakıldığında, 2010 yılına kadar disiplin amirlerinin doğrudan soruşturma açarak delilleri toplayıp savunmayı aldıktan sonra ceza vermeleri şeklinde yürürken, bu uygulama şeklinin dava konusu edilmesi üzerine Danıştay On ikinci Dairesi’nin Esas No : 2007/1731 ve Karar No : 2010/1647 kararıyla” okul müdürlerinin hem soruşturma yapıp hem de ceza vermelerinin hukuka uygun olmadığına” karar verilmesiyle  yeni bir içtihat oluşmuş, uygulama yeni bir boyut kazanmıştır. Yine bir yıl sonra aynı konudaki Danıştay On ikinci Dairesi’nin Esas No : 2008/7739 ve Karar No : 2011/1108 kararıyla “disiplin amirinin doğrudan ceza vermesinin tarafsızlık ilkesini zedelediği” gerekçesiyle iptal edilmesiyle yerleşik içtihat halini almıştır. Dahası  aynı yıl yine aynı konuda açılan bir başka davada Danıştay On ikinci Dairesi’nin Esas No : 2008/6557 ve Karar No : 2011/1482 kararıyla “Usulüne uygun bir soruşturma açılmaksızın davacının cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı” yönündeki kararıyla artık “usulüne uygun soruşturma  yani muhakkiklik” tartışmasız uygulamadaki yerini almıştır.

Ancak söz konusu” bu usulüne uygun soruşturmanın” kimler tarafından nasıl yapılacağına dair herhangi bir bağlayıcı yasal düzenleme olmadığı için kurumlar kendi içinde ara formüller üretmeye çalışarak bu boşluğu doldurmaya çalışmışlardır. Lakin bu yöntemle ne yazık ki boşluk dolmamış aksine daha da karışmıştır.

Bu konudaki bir diğer sorun ise yetki gaspı meselesidir ki bu durum tamamen hukuk dışına çıkmaktadır. Nitekim Devlet Memurları Kanunu’nun 126. maddesine göre; uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından verileceği belirtilmiştir. Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik’in 18. Maddesinde ise  “durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre, 657 sayılı Kanunda yazılı disiplin cezalarından yetkisi dahilinde bulunanları vermeye, yetkilidirler.” Şeklinde hüküm bulunmaktadır. Aynı yönetmeliğin 19. Maddesinde ise Disiplin amirleri, disiplin işlerinde kendilerine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve özel kanunlarla verilen yetkileri …kullanmak ile yükümlüdürler.” Şeklindeki hüküm ile yetkiden de öte sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Millî Eğitim Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliğinde disiplin amirlerini belirleyen çizelgede okul müdürü 1. Disiplin amiri, ilçe milli eğitim müdürü ise üst disiplin amiri olarak belirlenmiştir. Hal böyleyken okul müdürleri kanunda ve yönetmelikte var olan yetkilerini kullanamamaktadırlar. Bir başka ifadeyle yetkisi olmadığı halde bir mahkeme, kanun hükmünü ilga ederek okul müdürlerinin yetkilerini kullanamaz duruma düşürmüş durumdadır.

Oysa hukuk devletinde yargı kararlarını uygulamak ne kadar zorunlu ise yürürlükteki kanunları uygulamak da o kadar zorunludur. Ne yargı kararları yürürlükteki kanunlara feda edilir ne de kanunlar yargı kararlarına. Kaldı ki yargı kararlarının ülkeyi yöneten bir yasal düzenleme haline dönüşmesi kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı olduğu gibi, ülkeyi hangi iradenin yönettiğine dair soru işaretlerine neden olmaktadır.

Özetle muhakkiklik konusu, okul müdürlerinin yetkilerini gasp ederek hukuksuz bir duruma neden olduğu gibi, daha önce müfettişler tarafından maaş, yolluk ve yevmiye karşılığı yapılan şimdi ise okul müdürleri tarafından her hangi bir ücret almadan ek görev olarak yapılan bu görev, Anayasanın 18. Maddesinde yer alan “Angarya” kapsamına girmektedir.

 Çözüm Önerisi:

Bu konuda açıklanan tüm bu belirsizliği ortadan kaldırmanın yolu öncelikle bu yasal boşluğu dolduracak bir düzenleme yapılmasıdır. Bir başka ifadeyle bu konuda bir yönetmelik çıkarılmasıdır. Bu görevi müfettişlerin yapması isteniyorsa yeni müfettiş alımı yapılmalıdır. Müfettiş alımı yapılmayacaksa okul müdürlerinin de kanun ve yönetmelikte verilmiş olan 1. Disiplin Amiri yetki ve sorumluluklarını “Usulüne uygun bir soruşturma yaparak” yerine getirecek şekilde düzenleme yapılmalıdır. Aksi halde bu yasal boşlukta yapılan tüm soruşturmalar “usulsüz ve hukuksuz” olarak yargıda bozulacaktır.

MİZAN

Kaynak: Kamuajans.com/ÖZEL
Yorumlar (9)
Liyakat 3 hafta önce
İnceleme, soruşturma işlemleri okul müdürlerinin yürüteceği bir iş değildir. Bırakın da müdürlerimiz okullarını yönetsin ler.
Ömer 4 hafta önce
İkinci fakülte olarak eğitim yönetimi ve denetimi bölümünü bitirenler den müfettiş alımları yapılmaya başlamışken, neden tekrar iki saatlik sınavlarla müfettişler alındı? Sorguladınız mı? Çünkü siyasilerin yakınlarına kapı açılmalıdır, öyle de oldu ve herkes kaynağı eleştirmedi müfettişleri eleştirdi. Liyakatsiz atama yapanlara kimse ses çıkarmadı, sonuçta denetim sistemi çöktü, bu da yine işlerine yaradı güç istenildiği şekilde kullanıldı. Çözüm EYD nin yeniden gündeme alınması, tüm yönetim kademesinin buradan mezun olanlardan seçilmesi zorunludur, başka çaresi yok.
Hanif 4 hafta önce
Göç yolda düzülür. Böyüklerimiz daha iyi bilir. Biz ne bilek beyim.

Tez muhakkiklere yolluk ve yevmiye verile....
hasan 4 hafta önce
Peki bir iki cümle ekleyerek, çıkararak veya değiştirerek kılıfına uydurduk diyelim etik olacak mı, adalet sağlanacak mı ?
Fevzi 4 hafta önce
Müfettişlerin yapması daha doğru. Fakat müfettişlerde daha çok yolluk almak için günlerce uzatıyorlar soruşturmaları. Okullara geldiler mi idarenin işleri aksıyor. Genelde müdür odalarına postu seriyorlar. 100 km uzaktan geldikleri için öğlen geliyorlar 1-2 saatte gidiyorlar. Bunlara da çözüm bulunmalı.
idareci... 4 hafta önce
Tabiki tartışmalı olur. Hukuki altyapı eksik. Kaldı ki okul müdürüne muhakkik olarak görev yükleyip, müfettişleri pasifize etmenin kime ne faydası oldu ya da olacak anlamak mümkün değil. Bırakında okulumuzu yönetelim ve eğitim lideri olama yolunda çalışalım...
MİSAFİR 4 hafta önce
MÜFETTİŞ CEZA VERMEDEN GEÇMEZ
MİSAFİR 4 hafta önce
Müfettişler öğretmen ve idarecilere ceza vermek için yarışıyorlar kendilerini unutturmamaya egolarını önde tutmaya çalışırlar en az bir kınama garantidir. Okul Müdürleri ceza vermemek için uğraşırlar çünkü muhakkiklik idareciler için angaryadır.
Adalet 4 hafta önce
Çok dogru. Tebrikler...Bu konuda uzman kisilerce yapılmali, okul müdürleri tarafından değil. Eger okul mudurleri yapacaks, cok iyi egitim almalilar, hatta Milli Egitim Mudurluklerinde bununla ilgili destek olacak Büro olusturulmalı, Sube Muduru gorevlendirilmeli.
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
8
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 25 54
2. Beşiktaş 24 51
3. Fenerbahçe 25 51
4. Trabzonspor 25 48
5. Alanyaspor 25 42
6. Hatayspor 25 42
7. Gaziantep FK 25 39
8. Karagümrük 25 37
9. Antalyaspor 25 33
10. Göztepe 25 32
11. Sivasspor 24 31
12. Konyaspor 24 30
13. Malatyaspor 25 30
14. Kasımpaşa 25 29
15. Rizespor 25 27
16. Kayserispor 25 25
17. Erzurumspor 25 25
18. Başakşehir 25 24
19. Denizlispor 25 21
20. Ankaragücü 24 20
21. Gençlerbirliği 24 20
Takımlar O P
1. Giresunspor 23 53
2. Samsunspor 22 46
3. Altınordu 23 41
4. İstanbulspor 22 40
5. Adana Demirspor 23 39
6. Ankara Keçiörengücü 23 38
7. Altay 23 38
8. Tuzlaspor 22 37
9. Bandırmaspor 23 31
10. Bursaspor 22 31
11. Ümraniye 23 31
12. Adanaspor 23 26
13. Balıkesirspor 22 23
14. Menemen Belediyespor 22 23
15. Boluspor 22 22
16. Akhisar Bld.Spor 22 19
17. Ankaraspor 22 13
18. Eskişehirspor 22 7
Takımlar O P
1. Man City 25 59
2. M. United 25 49
3. Leicester City 25 49
4. West Ham 25 45
5. Chelsea 25 43
6. Liverpool 25 40
7. Everton 24 40
8. Aston Villa 23 36
9. Tottenham 24 36
10. Leeds United 25 35
11. Arsenal 25 34
12. Wolverhampton 25 33
13. Crystal Palace 25 32
14. Southampton 25 30
15. Burnley 25 28
16. Brighton 25 26
17. Newcastle 25 25
18. Fulham 25 22
19. West Bromwich 25 14
20. Sheffield United 25 11
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 23 55
2. Real Madrid 24 52
3. Sevilla 23 48
4. Barcelona 23 47
5. Real Sociedad 24 41
6. Villarreal 24 37
7. Real Betis 24 36
8. Levante 24 31
9. Granada 24 30
10. Athletic Bilbao 23 29
11. Celta de Vigo 24 29
12. Valencia 24 27
13. Osasuna 24 25
14. Cádiz 24 25
15. Getafe 24 24
16. Deportivo Alaves 24 22
17. Eibar 24 21
18. Elche 22 21
19. Real Valladolid 24 21
20. Huesca 24 19