Eğitim Yöneticiliğinden Beklentiler

Eğitim, entelektüel kapasite ve bilimsel yetkinliğin ana taşıyıcısı ve şekillendiricisidir. Ülke olarak bir başarı öyküsü idealiyle eğitimi, tüm unsurlarıyla eş güdümlü ve dinamik hâle getirmeliyiz. Amaç, ideolojik dönüştürme, endoktrinasyon değil, kişide var olan cevherin ortaya çıkarılmasıyla insanlığın birikiminin buluşturulması, üretken, mucit bir neslin yetiştirilmesi olmalıdır.

EĞİTİM PERSONELİ 01.02.2019, 19:55 01.02.2019, 19:59
Eğitim Yöneticiliğinden Beklentiler
Zira bir toplumun geleceğine dair beklentileri ve hedefleri, birçok ana unsurun eş zamanlı olarak hareket ettirilmesi, yürütülmesi ve hayata geçirilmesiyle gerçekleşebilir. Başarı, parçaların insicamlı, uyumlu ve aynı amaca birlikte yönelimiyle gerçekleşebilir. Herhangi bir alanda kitlesel muvaffakiyet amaçlanıyorsa, hele bu eğitimle ilgili ise başarıya erişim; sistemli bir çalışma, toplam kapasite ve kaliteyi ortaya koyan bileşenlerin verimliliği, yöneticinin yeterliliği, yönetim kapasitesi ve ortaya koyduğu yönetim anlayışıyla doğrudan ilgilidir.

Eğitime dair her platformda müzakere veya tartışmanın bir yerinde eğitim yöneticiliği değerlendirilir. Eğitimin geleceği için bu kadar önemi haiz bir görev olan eğitim yöneticiliği konusunun gündeme getiriliş biçimi ve müzakere usulü itina isteyen bir husustur. Böyle önemli bir konuda yapılan müzakereler, alanından kopuk, tarafgirlik içeren bir toplum mühendisliğine yönelik art niyetler içermemelidir. Görünenin aksine, bir arka plan ile bazı kavramlar deforme edilerek dışlamanın, ötekileştirmenin, tasfiye etmenin aracına dönüştürülürse, bu yaklaşım, çözüm ve başarı yerine daha büyük sorunlar üretir. Çünkü sosyal olayların seyri, oluşturacağı reaksiyonun etkisine bağlıdır. Bazı dokunuşlarla çok kolay çözüme kavuşturulacak hususlar hatalı müdahalelerle kangren hâle gelebilir.

Eğitim yöneticisine ideolojik bağlamda tanım getirenler, eğitim yöneticilerini toplumu dönüştürmenin aktörü olarak değerlendiriyor, onlara mutlak anlamda ideolojik bir figür olarak bakıyor; tezlerini, beklentilerini ve itirazlarını kurdukları aidiyetle ilişkilendiriyorlar. Bu ve benzeri anlatımlar üzerinden farklı bakış açısı örneklerini sıralayabiliriz. Her örneği kendince öne çıkaran ve önceleyen başka boyutları ve aynı konuda farklı düşünceleri göz ardı edenler, başarırken bile bir boyutuyla kaybetme riskini içinde taşır. Tek boyutlu yaklaşımlar dayatmacı yanıyla tek tipçi, köreltici, ana amacı eğitim olmaktan uzaklaşan bir icraat ortaya çıkarır. Sığ ve dar kalıplarda sürdürülen tartışmalar, basiretsizlik, başarısızlık ve verilen emeklerin boşa gitmesine neden olur.

Eğitim-Bir-Sen olarak, bu konuda iki rapor yayımladık. İlkini 2 Kasım 2017’de ‘Eğitim Yönetiminde Liyakat ve Kariyer Sistemi’, ikincisini ise 14 Ocak 2019’da ‘Eğitim Kurumu Yöneticilerinin Seçimi ve Yetiştirilmesi: Tespitler ve Bir Model Önerisi’ başlığıyla kamuoyuna açıkladık. Eğitim uygulamalarında uluslararası sistemin aktörlerinin önerileri, başarılı uygulama örnekleri, bugüne değin konuyla ilgili yapılan şûralarda alınan kararlar, işin birincil muhatabı olan eğitim-öğretim ve bilim hizmet kolu çalışanlarının ve yöneticilerinin uygulama esnasında karşılaştıkları güçlükler, uygulamadaki durum değerlendirmesi, beklentiler ve eleştirilerin dikkate alındığı raporlar, sığ, ideolojik kalıpların ön yargılı tartışmalarından uzak, liyakat ve kariyer odaklı bir çalışma olarak ortaya çıktı. Umarım bu raporlar, eğitim yönetimini tasfiye ve kavganın merkezine taşımak isteyenlerin sorunlu yaklaşımlarına kurban edilmez.

Eğitim, birilerinin ifade ettiği gibi, ülkeden ülkeye siyah beyaz gibi değişkenlik gösteren bir alan değildir. Eğitimin ana ekseni, ortak bir faaliyet alanıdır.

Peki, ülkemizdeki mevcut durum nedir?

Mevcut durumla ilgili bir değerlendirme yaparsak, eğitim yöneticiliği eğitim-öğretim hizmetleri sınıfı içinde ikincil bir görev olup, atılan taşın ürküttüğü kurbağaya değmediği, özel bir vasıf aranmayan, angarya olarak niteleyebileceğimiz bir uygulamadır.

Raporlarımızda öne çıkan bazı hususlara dikkat çekecek olursak; eş güdüm ve katılımı azami seviyeye taşıyacak önerileriyle, iyi uygulama örnekleriyle eğitim yönetiminde akademik çalışmaların ve başarılı uygulamaların teşvik edildiği, adil, objektif bir “kariyer sistemi” ortaya konulmuştur.

“Eğitim yöneticisi eğitimi” öne çıkarılarak yöneticinin alacağı uygulamalı eğitimle sürekli gelişim sağlayacağı bir model uygulama önerilmiştir. Bugüne kadar dikkate değer bir yönetici eğitimine ve yetiştirmeye dönük bir sistem ve uygulama olmamasına rağmen, mevcut yöneticiler mesleki tecrübeleriyle hizmetlerini başarıyla sürdürdüler.

Mevcut sorunlara uzun vadeli çözümler getirecek, eğitimin hem yönetimini hem de nitelik artırıcı etkisini kolaylaştıracak, hak edenin görev almasını, hakkını verenin görevde kalmasını ve yeterliliğini kaybedenlerin görevine son verilmesini öngören bir çözüm arayışı niyetiyle hazırlanan ve alternatif, somut bir model önerisi içeren ikinci raporumuzda, eğitim yöneticiliğinin belirlenmesinde, insan kaynağının dünyadaki tüm başarılı örneklerde olduğu gibi eğitim-öğretim kadrosundan temin edilmesi gerektiği belirtilmektedir.

Raporda dikkat çekilen önemli hususlardan biri de eğitim yöneticiliğinin ikinci görev olmaktan çıkarılması, kadro ve unvanı tanımlanmış bir meslek hâline getirilmesi gerektiğine ilişkin öneridir. Ancak bu düzenleme, Öğretmenlik Meslek Kanunu çerçevesinde yapılmalı, okul yöneticiliği müstakil bir kadro ve unvana kavuşturulmalıdır.

 
Yorumlar (5)
ali 2 yıl önce
eğitim yöneticiliğinden hiç bir beklenti yok. tüm okullar istekler doğrultusunda şekillendi. bundan sonra rüya görerek uçacaz.
Hasan hoca 2 yıl önce
Her şey aynen devam edecekse bu kadar süslü laflara ne gerek var.
Hakuk 2 yıl önce
2009' da 2014'te merkezi sınav sonucu ile atananların hakları korunmalı ki özellikle 2009'da merkezi sınavla atananlar mülakatsız atama idi.
Ali 2 yıl önce
Eğitim yöneticisi ismi değişmeli,öğretmen koçluğu ūnvanı taşıyan kişilere õğretmenler tarafından seçimle verilmelidir.
meD 2 yıl önce
Ağam bizimlen eğleniiir.
11
orta şiddetli yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 33 71
2. Fenerbahçe 34 69
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Alanyaspor 34 52
6. Gaziantep FK 33 51
7. Hatayspor 33 50
8. Sivasspor 33 50
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 34 46
11. Antalyaspor 34 42
12. Konyaspor 33 41
13. Rizespor 33 39
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 34 37
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 33 33
19. Erzurumspor 34 31
20. Gençlerbirliği 33 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 30 58
4. Altay 31 57
5. İstanbulspor 31 57
6. Altınordu 31 53
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Ümraniye 31 47
9. Tuzlaspor 31 47
10. Bursaspor 30 43
11. Bandırmaspor 31 39
12. Boluspor 31 38
13. Balıkesirspor 31 35
14. Adanaspor 31 34
15. Menemenspor 31 31
16. Akhisar Bld.Spor 31 26
17. Ankaraspor 31 23
18. Eskişehirspor 31 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 32 66
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 32 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 32 46
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 31 33
17. Burnley 32 33
18. Fulham 33 27
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 31 70
2. Real Madrid 31 67
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 31 64
5. Villarreal 31 49
6. Real Betis 31 48
7. Real Sociedad 31 47
8. Granada 30 39
9. Levante 31 38
10. Celta de Vigo 31 38
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Osasuna 31 37
13. Cádiz 31 36
14. Valencia 31 35
15. Getafe 31 31
16. Deportivo Alaves 31 27
17. Huesca 31 27
18. Real Valladolid 30 27
19. Elche 31 26
20. Eibar 31 23