14.02.2019, 08:23

Eğitim İçinde Töz ve Toz

Töz: Cevher.

TDK öyle der.

Toz: Çok küçük ve hafif parçacıklara bölünmüş toprak.

TDK böyle söyler.

Toz duman: Yerden kalkarak havayı kaplayan yoğun toz.

TDK öyle yazar.

Tozpembe görmek: Aşırı iyimser olmak.

TDK böyle söyler.

TDK bir ‘öyle’  bir  ‘böyle’  yazarken ya da söylerken  bir öyle bir böyle dünyada yaşadığımız da  kesin. Yoksa dünya, daha açık daha anlaşılır daha net görülür. Sonra değerli şairimiz Ahmet TELLİ’nin:
‘... Büyülendim ama büyüyemedim
Aklım ermedi aynalara ve suya
Yüzümü gösterip kalbimi neden
Sakladıklarını öğrenemedim
Şaşkınım, cahilim ben bu dünyada...’  dediği gibi bir dünya manzarası çıkmaz ortaya.
Ama orta yerde duran gerçek ise şudur:  İnsan bir karmaşanın içinde güme gidiyor sanki.

Beden olarak uzun ince bir yolda giderken gümbürtüye gidenlerimiz: TÖZ ve TOZPEMBE hayaller tabii.

Aslında bir öyle bir  böyle çizgisi  bir zikzakı canlandırıyor kafamızda aslında. Bir aşağı bir yukarı... Göklere çıkarılırken yerin dibine girmek  gibi...

Böyle bir zikzak çizgisi kalbe iyi geliyor olabilir  ama doğal zekaya ‘hayır’.

Doğal zekanın üzerinde bir TOZ bulutu var  yani.

Toz duman başımızın üstünde... Ve ironik olanı ise başımızın üstünde yeri var muamelesi görüyor olması...

TÖZ, TOZ örtülü bir mezar sanki. Dopdolu içimizde... Melekelerle tabii... Ama gelin görün ki...

Çocuklarımıza TÖZ kondurulmuş. Ne güzel ve özel değil mi?

Şükür Tanrı’ya.

Ama dünyada, bu eğitim düzeni içinde  bu  TÖZE TOZ konduruluyor.

Eğitim düzeni, koşulları ve durumu içinde

mecburiyetler,

mahkumiyetler,

keşmekeşler ,

sınırlar,

kısıtlamalar

mengene gibi bir darboğazda

insanoğlu

toz ve toz duman ikliminde

kendisini değil

başka birisini yaşıyor.

İnsan,  TÖZÜNE TOZ giydiriyor aslında.

Bu da olmuyor, olmuyor, olmuyor.

Ama bu noktaya ‘insan, insanın kurdudur.’  zihni ile geldik.

Ve insan;  baskılanması, bağlanması, iplerinin belli sistemlerle  tutulması gereken her an  ipini koparma ihtimali olan bir varlık olarak görüldü. Adeta maddi bir varlık muamelesi gördü. Ona hiç güvenilmedi. İnsan: Güvenilmeyen varlık. Tanım buydu. Tanrı’nın bahşettiği cüziirade özgürlüğü bile yok sayıldı. O irade ile bile bir oyuncak gibi oynandı.  Halbuki insanda öyle bir irade genişliği vardır ki... Ama  Tanrı’nın tanıdığı bu hak kimi insanlarca ezildi de ezildi.

Sonra irade devre dışı bırakılarak algılar imal edildi ve algı  ile olgu yaratıldı.  Bu esasta her şey, eğitim alanı da dahil  şekillendi ve düzenlendi. İnsan, manevi bir yolculuktan ırak tutuldu. Gele gele betonlaşan ve robotlaşan  insanlar türedi.

Töz, Berlin Duvarı gibi duvarlar ile sarıldı. İşte, o duvar, o toz kalktığında insan  içine yönelecek. İnsan, içindeki kaynaklara bakabilecek. Ama bunun için eğitim ortamlarının, düzeninin, koşullarının düzenlenmesi lüzumu var. Hem de devrim gibi olmalı.

Yoksa üstüne binilerek devamlı daraltılan insan kendini kaybetmeye devam edecek.

Ortaya seri üretim makinalarından çıkma dümdüz bir insan  çıkmaya  devam edecek.

Devam edecek de devam edecek...

Gelen giden hiç mi hiç değişmeyecek aslında...

Bakınız Descartes, bu bağlamda yüzyıllar önce neler diyor:

‘ ... irademizi algıladıklarımızın ötesine taşıyabiliriz. Bunu yaptığımızda ise yaptığımız hatalarda şaşılacak bir şey yoktur.’

‘... iradenin daha geniş olması gerekliliği doğasıyla uyum içindedir. İnsanın irade aracılığıyla eylemlerde bulunabilme, yani özgür olabilme yeteneği; böylece kendine özgü biçimde faaliyetlerinin efendisi olması ve övgü ya da kınama hak etmesi yüksek bir yetkinliktir. Kendi başına iş yapabilen makineler takdir edilmezler çünkü kuruldukları şekilde hareket eder ve aynı kesinlikte davranırlar. Ancak onların yaratıcısı, yarattığı kesinlikten dolayı takdir edilir; zira zorunda olduğu için böyle bir imal işine girişmez, daha ziyade özgür davranışlarının sonucudur bu. Aynı ilkeye dayanarak kendimize de bir şeyler atfetmeliyiz; öyle ki, doğruya, ulaşmamız gerektiği için değil özgür irademizle erişiriz.’

‘... bazı insanlar, yönetimindeki insanların kötülük yapmasını engellemek için diğerleri üstünde egemenlik kurmak isterken, Tanrı evreni tamamen özgür bırakarak yönetir.’

Saygılar...

Yusuf  SEVİNGEN
Yorumlar (0)
10
parçalı bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 33 71
2. Fenerbahçe 33 66
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Alanyaspor 34 52
6. Hatayspor 33 50
7. Gaziantep FK 32 50
8. Sivasspor 33 50
9. Karagümrük 33 49
10. Göztepe 34 46
11. Antalyaspor 34 42
12. Konyaspor 33 41
13. Rizespor 33 39
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 33 36
17. Kayserispor 33 34
18. Başakşehir 32 33
19. Erzurumspor 34 31
20. Gençlerbirliği 33 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 30 58
4. Altay 30 54
5. İstanbulspor 30 54
6. Altınordu 30 52
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Tuzlaspor 31 47
9. Ümraniye 30 44
10. Bursaspor 30 43
11. Bandırmaspor 30 39
12. Boluspor 30 35
13. Adanaspor 30 34
14. Balıkesirspor 30 32
15. Menemenspor 30 31
16. Akhisar Bld.Spor 30 25
17. Ankaraspor 30 23
18. Eskişehirspor 30 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 31 63
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 32 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 31 52
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 31 45
10. Leeds United 31 45
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 31 33
17. Burnley 31 33
18. Fulham 32 26
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 30 67
2. Real Madrid 30 66
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 30 61
5. Real Sociedad 30 47
6. Real Betis 30 47
7. Villarreal 30 46
8. Granada 30 39
9. Levante 30 38
10. Celta de Vigo 30 37
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Cádiz 30 35
13. Valencia 30 34
14. Osasuna 30 34
15. Getafe 30 30
16. Huesca 30 27
17. Real Valladolid 30 27
18. Elche 30 26
19. Deportivo Alaves 30 24
20. Eibar 30 23