An gelir öğretmen olur onlar,an gelir,okulun hademesi,belki de emeği taşa çalan usta misali, yürekli birer işçi.An gelir sosyolog ,an gelir doktor,an gelir hemşire olur onlar ve kim bilir hangi an gelir, istese de kendisi olamaz, öğretmenlik köydeyse “kaybolmaktır” biraz..Bazen de alını yitirmiş,yitik köylü çocuklara adadığı türkülerle başlı başına yaşamın şairi..

       Mısra yakarlar bazen,bir çobanın kavalından süzülen ritmik ezgilere eşlik eder gibi…..

 

        O öğretmenler ki,her biri yüreğinde kocaman sevdalar yaşatır bilemezsiniz…Soğuk okul lojmanlarında çoğu zaman aç,susuz,kimsesiz,günlerce ve hatta aylarca sevdiklerinden bile  habersiz kalır onlar..Bir  gün olsun,onların bu çetin zorluklara olan isyanını duymazsınız hiç.Bir tek  gün olsun,”yeter bu yalnızlığım,yeter  bir başına bırakılmışlığım” dediklerine şahit olamazsınız .Çünkü onlar  iyi yürekli, fedakar, idealist ve inançlı birer köy öğretmeni,köylü çocukların ellerinde beliren yepyeni hayallerin başka adı..Yalnızlığın duvarına hasretin,yokluğun,çaresizliğin resmini işlerler durmadan.Elektriksiz geçen gecelerin zifiri karanlıklarında, doğup gelecek olana inançla sımsıkı sarılan,bir coğrafyayı baştan sona ısıtan ve ışıtanın  nelere baskın geleceğini çok iyi bilenlerdir onlar..…

 

       Susuz kalırlar suyu olmayan köylerde ve dudaklarında tuhaf bir gevreklik görürsünüz köy okulunda,ya da onlara yakalandığınız her yerde.Alınlarında müthiş bir berraklık ve onlarda o yürek oldukça,bir gün mutlaka bu yoksul ve her şeyden yoksun kalmış köylü çocukların da amele yanaklarında gülücükler belirecektir,belki vakitli,belki vakitsiz.Bazen de ”etrafına ışık olur mum misali erime pahasına”.

 

       Onlar birer “çoban yıldızı”,sarp kayalıklarda açan yüreğimizin gülü,nergisi binlerce köy öğretmenleri.Belki uzaklarda sesi duyulmaz,sönük gibiler ama, coğrafyaları aydınlatacak kadar bilgili,iklimler değiştirecek kadar sımsıcak yüreklidirler. Karanlıklara inat ve haziranlarda yağan ikindi yağmurlarıyla daha bir gür yeşerecektir onlar.Çünkü biliyoruz ki yurdum allı yeşilli,yurdum uçsuz bucaksız,dağıyla,taşıyla,ovasıyla,yayla  yayla bizim memleketimiz…Hani daha küçücük yaşımızda şarkısı vardı ruhumuza belletilen.

 

Orda bir köy var uzakta,
O köy bizim köyümüzdür.
Gezmesek de, tozmasak da
O köy bizim köyümüzdür.”

 

        Aşağıdaki videoda da göreceğiniz gibi,hiç duymasakta,görmesekte,görmezlikten gelsek te suda damla,gökte yıldız kadar köylerimiz,orada göğün mavisine durmadan umudun türküsünü haykıran birer “çoban yıldızı” misali  binlerce köy öğretmenlerimiz vardır.

                                                                          İbrahim KAYA

[email protected]