Bir vesileyle Sayın Demirel’in meşhur Güniz sokaktaki evinde misafir olmuştum. Salonda eski bakan, milletvekili, bürokrat 15-20 kişi vardı. Ben de tanıdığım bir tıp hocasıyla yan yana oturuyordum. 

Çaylar geldi, şekerler karıştırılırken Sayın Demirel söze başladı. ( Bu arada ben mahcubiyetten olsa gerek Hocanın arkasına büzüşmüştüm.) 

-Arkadaşlar. Şu anda aramızda çok değerli birisi var.(Herkes birbirine bakıyor). Bu arkadaş, elinde benim “Eğitimde Yeniden Yapılanma kitabımı ) sallayarak , şu karşıda oturan Şemsettin Hoca. İşte bu değerli arkadaş , şu kitabıyla Türkiye’nin geleceğinde çok önemli işlere imza atacak, diyerek söze başladı. 

-Ben kıpkırmızı olmuştum. İçerde kalburüstü makamlarda bulunmuş onlarca kişi varken, bir öğretmenin hepsinden öne çıkmasına , elindeki kitabım neden olmuştu. Çok şaşırmış, bir o kadar da gurur duymuştum. Devam ederek; 

-Şemsettin , şu kitapta yazdıklarını yılmadan savunmaya devam edeceksin. Çünkü bunlar memleketimizin inşasında önemli köşe başları olacak. 

-Teşekkür ederim Sayın Cumhurbaşkanım, inşallah yerine getiririm. 

O moral ve motivasyonla .kitabımda dile getirdiğim önerilerin bazılarını proje haline getirmiş MEB’e sunmuştum. Bu arada basında da önerilerimle gündem olmuştum. Bazıları MEB tarafından uygulamaya konuldu. 

Hüseyin Çelik döneminde de liselerle ilgili bir çalıştayda ,milyonlarca işsiz yetiştiren düz liselerin kapatılmasını, sadece Akademik Lise ve Meslek Lisesi olmak üzere 50-60 civarındaki lisenin iki ad altında toplanmasını ,gerekçelerini sıralayarak sunmuştum. 

Benden sonra da çoğu konuşmacılar, beni referans göstererek ,benim teklifi yerinde bulmuşlardı toplantıdan sunduğum öneriler onaylanarak kabul edilmişti. 

Şimdi de 1-3 Aralık'ta 20.Milli Eğitim Şûrası yapılacak. Bu şuraya da, LGS ’nin  eğitim sistemimizi tıkayan, ortaokul öğrenci ve velilerine korku ve stres yaratan ,mesleki ve teknik eğitimi ve orta öğretimi geliştirmeyen nedenlerden olduğunu detaylarıyla açıklamış ve bu iki bildiriyi MEB’e sunmuştum. 

Sosyal medyadan öğrendiğim kişilere bakarak, sunumda bulunacakların çoğunun adının önünde kalabalık unvanlar bulunan kişilerle ,bazı sendika temsilcileri olduğu anlaşılıyor. İşin mutfağında yetişmiş kimse yok. 

Son 25 yılda 6-7 tane akademik unvanı yüksek kişiler Millî Eğitim Bakanlığı yaptılar, fakat yaptıklarıyla iz bırakan , sadece askeri dönemde “ 24 Kasım'da Öğretmenler Gününü” koyan bakan akla gelmektedir. 

Yani şunu vurgulamak istiyorum. Bu konuda asla mütevazi olmayacağım,40 yıl; ilköğretimde, ortaokulda, liselerde öğretmen ve yönetici olarak görev yapmış, Almanya ve Finlandiya’nı eğitim sistemini incelemiş ve bunu “EĞİTİMDE YENİDEN YAPILANMA” adlı kitabıyla Türk Eğitim Tarihine kazımış birisi, yani ben, şuraya neden davet edilmiyorum ? 

Acaba Sayın Demirel’in gördüğünü, başkaları görmüyor mu? 

Şemsettin CERAN 

Eğitimci-Araştırmacı/YAZAR- ANKARA

“Eğitimde Yeniden Yapılanma” Kitabının yazarı