Giresun'da konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun ihalede yolsuzluk yapıldığı iddialarına değindi, "Ulaştırma bakanım gayet güzel bir şekilde ağzının payını verdi" dedi. İstanbul'daki karla mücadele polemiği için Erdoğan, "Kar, bora, fırtına esiyor umurlarında değil" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Giresun'de Dereli-Doğankent Afet Konutları, İşyerleri ve Altyapı Yatırımları Açılış Töreni'ne katıldı.

Burada vatandaşlara seslenen Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bir ihalede yolsuzluk yapıldığı iddialarına değindi.

"Öyle bir ana muhalefet var ki yalandan geçilmiyor" diyen Erdoğan, "Geçen akşam Ulaştırma Bakanım gayet güzel bir şekilde ağzının payını verdi" dedi.

Erdoğan, "Adam kendine göre öyle bir taktik yapıyor ki saat 22.00'de de ben televizyona çıkacağım, o da 22.00'de kendisine ait bir Youtube'u var. Oradan millete sesleniyor. Güya cumhurbaşkanını susturacak. Bak ne diyor? 'Seviyesine inme' diyor. Seviyesi yok ki seviyesine inelim. Benim için seviye millettir. Milletin de seviyesine inilmez, çıkılır" diye konuştu.


İMAMOĞLU'NA BALIKÇI TEPKİSİ

Erdoğan ardından kentteki toplu açılış törenine katıldı. Erdoğan'ın burada yaptığı konuşmadan öne çıkanlar ise şöyle:

"Sel felaketi oldu bakan arkadaşlarım ve ben hep birlikte Doğankent'te, Dereli'deydik. Balıkçıya gitmedik. Vatandaşlarımızın yanına gittik. Onlarla beraber olduk, onlarla dertlendik. Kafayı bulmaya gidiyor, kar bora fırtına esiyor umurlarında değil. Ben de belediye başkanı oldum, bizim kitabımızda bu yok."

"İlçemizi bir yıl gibi kısa bir sürede tekrar ayağa kaldırdık"
Biraz önce, Dereli'deydim. Biliyorsunuz 2020 Ağustos'unda meydana gelen sel felaketinde aralarında Dereli'nin de bulunduğu 7 ilçemizde can ve mal kayıpları yaşamıştık. En çok hasar da Dereli'de olmuştu. Arama kurtarma çalışmalarının ardından hemen Dereli'yi adeta yeni baştan inşa ettik. Bir daha belini doğrultamaz denilen bu ilçemizi bir yıl gibi kısa bir sürede tekrar ayağa kaldırdık. Zira biz söz verirsek yaparız. Laf değil iş üretiriz iş. Laf ola beri gele değil Dereli orada Giresun merkez burada.

Türkiye'yi dört temel taş üzerinde yükselteceğiz, Eğitim, sağlık, adalet ve emniyet bunların üzerinde yükselteceğiz demiştik. Bunlar yetmez başka ulaşım dedik, enerji dedik, tarım dedik, dış politika dedik. Tüm bunlar üzerinde yükselen bir Türkiye'yi inşa ettik. Giresun bizden aldığı bu enerji ile şu anda karşımdaki topluluğa bakıyorum aynı sineji burada da var.

"Üniversitesi olmayan ilimiz yok"


Aşk öyle bir şeydir ki kişinin sevdiğinde yok olmasıdır. Biz sizi seviyoruz ve sizde yok oluyoruz. Bununla da kalmıyoruz hizmetlerimizle yatırımlarımızla sürekli eğitimde 76 üniversite ile başladık şu anda Türkiye'nin 81 vilayetinde 206 üniversitemiz var. Üniversitesi olmayan ilimiz yok. Bizi bu dert yollara döktü. Biz Ferhat olduk siz Şirin. Dağları deldik Şirin'e ulaştık. Ferhat olmak her kişinin karı değil. Ferhat Şirin ile işte bu yolculukta buluşuyor. Şimdi de bugün Giresun'da sizlerle buluştuk. Bu havada bu soğukta sizlerin sıcaklığı havayı da ısıtıyor. Yarın da Trabzon'dayız. Trabzon'da Trabzonlu hemşehrilerimizle bir arada olacağız. Biz laf üretmiyoruz iş üretiyoruz.


Bugün buradan toplam yatırım tutarı 1 milyar 398 milyon lirayı bulan 78 kalem eser ve hizmetin açılışını yapmış oluyoruz. Tüm bu yatırımların şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Giresun'u bu yatırımlarla buluşturan herkesi tebrik ediyorum.

Türkiye, 2 asırlık kalkınma mücadelesinin en önemli safhalarından birinden geçiyor. Bu iki asır boyunca ülkemizi hak ettiği demokrasi ve ekonomi seviyesinin gerisinde bırakmak için oynanan oyunlar yüzünden milletimizin başına gelmeyen kalmadı.

Tek parti faşizminden vesayet gölgesine, darbelerden terör örgütlerine kadar kullanmadık araç bırakmadılar. Milletimiz o eşsiz ferasetiyle her defasında bu tuzakları gördü ve bozmayı bildi. Rahmetli Menderes'ten rahmetli Özal'a kadar büyük devlet adamlarına verilen desteğin arkasında bu vardır. Tabi bu 20 yıllık serencamımıza baktığımızda nice büyük sınamaları aşarak bugünlere geldiğimizi görüyoruz.

Bölgemizdeki ülkelerin önemli bir kısmı malesef bu sınamaları geçemedi pek çok devlet paramparça oldu. Şimdi Rusya ve Ukrayna arasındaki gelişmeleri görüyorsunuz. Milyonlarca insan ülkesinde veya sığındıkları yerde hayatlarını sürdürmeye çalışıyor. Bunların bir kısmına da biz sahip çıktık. Türkiye olarak bu karanlık dönemi geride bıraktık. Şöyle bir etrafımıza ve dünyaya baktağımızda şükredecek çok şeyimiz olduğunu biliyoruz. Bu dönemde bedeller ödedik, sıkıntılar çektik. Terör çok can yaktı. Hamdolsun bölgesinde ve dünyada giderek daha çok güçlenen bir devletimiz geniş hak ve özgürlük alanımız giderek büyüyen bir ekonomimiz var. Geleceğimize güvenle bakmak için gereken her türlü imkana sahibiz. İstikrar, güven var. Bu bizi dünyada güçlü ülkeler arasına yerleştirdi.

Türkiye'yi başta türlü istedikleri yere çekemeyeceğini anlayanlar son yıllarda ekonomimize yükleniyorlar. Hatırlayın güya dünyanın en büyük ülkesinin başındaki kişi eşi benzeri görülmemiş şekilde Türkiye'nin ekonomisini mahvetme tehditlerinde bulundu. Sınırlarımıza dayanan terör örgütleri de aynı projenin bir parçası olarak üzerimize salındı.

Gabar'da, Cudi'de, Tendürek Dağları'nda nerede o teröristler hepsini mağaralara gömeceğiz dedik ve gömdük mü? Gömüyor muyuz. Ah benim vatandaşım sokaklara çıkamıyordu. Şimdi çıkıyor mu? Çıkıyor çünkü güçlü bir irade var. Yılmadan usanmadan biz bunların inlerine gireceğiz dediğimizde bunların bazıları dalgasını geçiyordu. Fakat şimdi hepsi süt dökmüş kediye döndü. Ülkemizdeki kimi çevreler üzüntüyle belirtmek isterim ki bu gavurların değirmenlerine su çekmek için adeta birbirleriyle yarıştılar. Hamdolsun başaramadılar, başaramayacaklar. Cumhur İttifakı olarak bunların üzerine üzerine gidiyoruz ve gitmeye devam edeceğiz.

Dün vesayetin yanında yer alarak demokrasiye ihanet etmişlerdi. Dün darbecilere yancılık yaparak istiklalimizi karartmaya kalkmışlardı. Dün sınır ötesi harekatlarımaz karşı çıkarak bekamıza kastetmişlerdi. Bugün de aynı gaflet, delalet, ihanet çizgisinde yürümeye devam ediyorlar.

Halbuki bunlar daha kendi partilerini yönetmekten acizler. Bunlar kendi belediyelerinde şehirlere hizmet vermekten acizler. Bunlar ülkenin çıkarlarını içeride ve dışarıda savunmaktan acizler. Bunlar milletin geleceği için en küçük bir hayal kurmaktan vizyon belirlemekten acizler. Çünkü bunlar milletimizin ver yiyem, ört yatam, bekle canım çıkmasın diye tarif ettiği türün unsurlarıdır.

Gözden kaçırmayın

YÖK'ten doktoralı genç araştırmacılara yabancı dil desteği YÖK'ten doktoralı genç araştırmacılara yabancı dil desteği

Geçtiğimiz aralık ayının 20'sine kadar döviz kurunda yaşanan suni dalgalanmanın önünü nasıl kestiğimizi biliyorsunuz. Enflasyonun sizlerin üzerinde ciddi bir yük haline dönüştüğünü biliyoruz, görüyoruz. Tekrar ediyorum faiz ile mücadelemi biliyorsunuz. Faizi indireceğiz ve indiriyoruz. Bilin ki enflasyon da inecek, daha düşecek. Asgari ücrette verdiğimiz sözü tuttuk mu? Tuttuk, ve 4 bin 250 liraya çıkardık. Memur ve emekli maaşlarına kadar çalışanlarımızın gelirlerine yaptığımız yüksek zamlarla insanımızı enflasyona ezdirmedik. Döviz kuru istikrara kavuşur, enflasyon düşer bunların hepsi de gelip geçicidir. Ama üretimde, istihdamda, ihracatta yakaladığımız başarılar kalıcıdır.

Milletimden bu noktada bizimle beraber bu yolda yürümelerini istiyorum. Demokrasimizi, güvenliğimizi, alt yapımızı iftihar verici bir seviyeye çıkardıysak yakında ekonomide de benzer bir başarıya imza atacağız.