Uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik eğitim süreci 18 Temmuz 2022 tarihi itibarıyla başlamış bulunuyor.

Bu eğitimler, 5 Eylül 2022 gününe değin ÖBA üzerinde yer alacak.

Bu günden sonra eğitimler kapalı duruma geçecek.

Eğitimleri tamamlamamış iseniz yandı gülüm keten helva…

Sınav işi suya düşer yani…

Uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik için aday olan öğretmenlere bu eğitimlere katılmaları için toplam (yekun) 50 gün tahsis edilmiş. Bu 50 günün 45 günü, malumunuz olduğu üzere öğretmenlerin yaz tatilini kapsıyor.

Yaz tatili dinlenme ve enerji toplama için ayrılmış bir süre olmasına karşın MEB öğretmenin 45 gününe el koymuş durumda…

Şöyle ki:

Uzman öğretmenlik eğitimlerinden hareket ederek birtakım sayısal veriler ışığında gidelim o zaman.

Toplamda 9 ana konu başlığı var.

Her bir ana konu başlığı altında video sayısı 15 ya da 20 olan alt konu başlıkları bulunuyor.  9 ana konu başlık altında bulunan video sayısının toplamı ise 165… Bu videoların süreleri de 20-25 dakika arasında değişiyor. Bunların yanında 461 sayfalık PDF formatında hazırlanmış kitapsa cabası diyebiliriz.

Şu yaz sıcaklarında ve dinlenme, enerji toplama sürecinde aday bir öğretmen (neye namzet olduğu malum) günlük 1 video izlemiş olsa 5 Eylül’e değin yetişmez ve malum sınava katılamaz.

Günlük 2 video izlemiş olsa yine yetişmez ve malum sınava katılamaz.

Günlük 3 video izlemiş olsa yine yetişmez ve malum imtihana katılamaz.

Günlük 4 video izlemiş olsa işte o zaman haydi haydi yetişir ve o malum sınava gönül rahatlığıyla katılabilir. Böyle bir durumda 50 günlük sürenin bazı günlerinde günlük 4’ün altında video izleme konforu da olabilir. Tabii bunu bir planlama dahilinde hesap ederek belirleyecektir adayımız.

Günlük 4 video için ayırmamız gereken süre: Takriben 100 dakikadır. Yani 1,5 saati aşkın bir süre…

Her gün video izlemem, diyenler ise günlük video izleme adedini artırır.

Mesela yaz rehavetinden ötürü yumurta kapıya dayandığında hareket edecek olanlar, belki de günlük 10-15-20 video izlemek zorunda kalacaklardır. Bu durumda o öğretmenin halini varın siz düşünün ve hissedin. Çile bülbülüm çile…

Meselemiz süreler vs. değil aslında.

Dinlenmeye ve enerjiye ihtiyacı olan öğretmenin ona ayrılan yaz tatilinde neden böyle bir duruma yol açılmış olduğudur.

Üstüne bir de sınav var.

Sınav olmamış olsa bu eğitimler bir şekilde idare edilir.

Ve bu eğitimlere öyle ya da böyle tahammül de edilebilinir.

Fakat sınavın olması da aday öğretmenler için ayrı bir stres/gerilim/bunalım yükü olacaktır.

Demem o ki aday öğretmenler için uzman öğretmenliğin ve başöğretmenliğin eğitimleri ayrı bir sıkıntı, dert ve külfet; sınavı da ayrı bir stres gibi görülüyor bu zaviyeden.

Aday öğretmenlerimize Allah kolaylık versin diyorum.

En makul olanı, sınavsız yalnızca eğitimlerle öğretmenlere bu unvanları takdim etmek idi. Lakin olmadı. Sendikalar da bu noktada etkisiz kaldı. Zaten sözlerini dinleyen pek yok. Kimi sapsarı kimi sarı kimi sarımsı kimi sarımtırak kimi alaca bulaca ama sarımsı… Hepsi aslında aynı kapıya çıkıyor. Farkları, hükümetler nezdinde tutulanlar ve makul sayılanlar…

Her yılın sonunda verilen başarı belgesi gibi her 10 yılın sonunda ve her 20 yılın sonunda öğretmene yani kıdeme göre bu unvanları tevdi etmek daha güzel ve 10-20 yıllık öğretmenlik hizmet süresine yaraşır ya da yakışır olmaz mıydı?

Her öğretmen başarı belgesine layıktır ama gel gör ki iş uzmanlığa ve başöğretmenliğe gelince ‘dur!’ deyip eğitimlere ve sınava tabi tutmak, hakikaten anlaşılır ve izah edilir değil.

Öngörüm şudur ki öğretmenlerin çoğunluğu bu süreçlerin kıskacında ve stresinde daha da bunalacaktır, üstüne üstlük kendilerini psikolojik olarak kötü hissedeceklerdir. Daha bir yıpranmak… Zira bu süreçler ‘eğitimlere katıl ve sınava girip 70 puan al, şu kadar para kazan!’ örtük sloganlı bir kampanya izlenimi veriyor, bir müddet sonra kabak tadı vereceği kesin… Daha çok ses çıkaracaklar. Bıkkınlık vereceği için elbette… Yıllar yıllar sonra bir seçim arifesinde uzmanlık ve başöğretmenlik için getirdiğiniz bu sınavı kaldırırsanız buna hiç şaşırmayacağım.

Öte yandan hazırlanan eğitim videolarının yavanlığı da cabası…

Şu yaz sıcaklarında sürükleyici olmayan bir kitap gibiler… Uyku getiriyorlar.

Monoton, basit, düz, yapay, yavan, etki gücü sıfır… Kavramların boğucu etkisi var.

Keşke bu eğitim içerikleri daha ilgi ve dikkat çekici, etki gücü yüksek olabilse…

En azından öğretmenler laf olsun diye değil, öğrenmek için izlerler. Ve katkısı da olmuş olur. Ama ilk izlenimler videoların hiç de bu yönde olmadığıdır.

Haziran ayındaki sene sonu seminerleri eğitim videoları gibi değiller. Zira uzmanlık ve başöğretmenlik için hazırlanan eğitim videolarına ilişkin olumlu yorumlara rastlamadım. Bence bu eğitim videoları üzerinde de düşünülmeli. Ve içerikler öğretmene yarar sağlayacak formatta ve konseptte olmalıdır. Öğretmenler istifade etsinler diye… Sene sonu seminer videolarından öğretmenlerimizin geri dönütlere bakıldığında çok istifade ettiklerini göreceksiniz.

Birkaç önerim olacak:

Bu eğitim süresi uzatılmalıdır. Eğitimlerin bitiş tarihi 5 Eylül 2022 değil, 5 Kasım 2022 olmalıdır. Öğretmenin iki ayağını bir pabuca sokmamak gerekiyor. Böyle bir güzellik, telafi için önemli olur kanaatindeyim.

461 sayfalık kitap, talep alınarak isteyen öğretmenlere kitap şeklinde sunulmalıdır.

Saygılarımla…

Yusuf SEVİNGEN