Devletimiz tüm tarım arazileri ÇKS (Çiftçi kayıt sistemi) ile kayıt altına almıştır. Bu çok doğru bir uygulamadır. Ancak, doğrudan gelir desteğinden faydalanabilmesi için arazilerin ekili mi, nadas mı olduğunu tespit için, her yıl yeni beyan verme gibi bir zorunluluk getirmiştir.  

Üstelik bizzat çiftçinin kendisi, mahallinde vermesi gerekiyor. Inter-net ortamında yenileme olmadığı için, Türkiye’nin farklı yerlerinde yaşayan, tarlalarını kiraya veren çiftçi, bizzat kendisi elden tüm belgeleri, muhtar, aza, ziraat odası ve İlçe Tarıma götürmesi gerekiyor.  

Yani bunu Inter-net ortamında yapamıyor. Yaşadığı ilçenin İlçe Tarım Müdürlüğüne veremiyor. Kiraya veren tarla sahibi çok cüzi düzeyde kiralama bedeli alıyor. Kiracı, destekleri tarla sahibi aldığını bahane ederek az kira bedeli veriyor. O da yol parasına gidiyor. 

Çiftçi ailesinden gelen biri olarak ve Büyükşehirlerde yaşayan,  tarlalarını âtıl kalmaması için icara vermek zorunda olan arazi sahipleri, bundan dolayı büyük sorun yaşamaktadır. 

Ekili alana 42 TL doğrudan gelir desteği ( mazot-gübre desteği)  verilirken, nadas olan tarlaya 8 TL, FARKLI destek verilmesi olayı KARMAŞIKLIĞIN NEDENİ olmaktadır. Hâlbuki nadasa bırakılan tarlalar herk yapılıyor, ızgara çekiliyor. Yani aynı oranda oraya da masraf ediliyor. 

DOĞRUDAN GELİR DESTEĞİ, GELECEK YILLAR İÇİN EKİLİ-HASAT, İKİSİNE DE ORTALAMA AYNI FİAT DÜŞÜNÜLSE SORUN ÇÖZÜLÜR. 

Devletin de, çiftçinin de zararı olmayacaktır. Gereksiz angarya, kırtasiyecilik, zaman kaybı, her yıl yalan-yanlış beyan da ortadan kalkacaktır. 

Bazı arazi sahipleri, biraz fazla yardım almak için farklı beyana, suiistimallere,  yalan-yanlış beyana tevessül etmektedir. 

Zaten gerçek bir denetim yapılsa bu beyanların birçoğunun doğru beyan olmadığı ortaya çıkacaktır. Bu beyanlara, beyan sahibiyle birlikte akraba ilişkisi, gelecek seçim kaygısıyla muhtar, aza da göz yummayacak, onlar da vebal altına kalmayacaktır.  

Bir zamanlar her ay, fatura kesilmez kaygısıyla fiş toplanır, bazıları geçersiz olduğu için de birçok suiistimaller yaşanırdı. Fiş toplama kaldırıldığı gibi, her yıl ekili-nadas beyanı da kaldırılırsa üretim yine devam edecektir, çiftçiler de zahmetten, kırtasiyecilikten, yalan beyana tevessül etmekten kurtulur. 

Sonunda milyonlarca çiftçiyi her yıl, gereksiz yere muhtarlıklarda, ziraat odalarında,  ilçe tarım müdürlüklerinde kuyrukta, günlerce dolaştırma, zaman ve iş kaybı bitecektir. 

 

Çiftçiler sadece ürün değişikliği olduğunda Inter-net ortamında kendileri, ya da yetkililere işlettirmesi yeterli olacaktır. Muhtar da âtıl araziyi sistemden düşürterek, üretim yapmadan destek almanın önüne geçmiş olacaktır. Arazinin sahibi değiştiğindemalik sisteme bildirecektir. 

Yeni Tarım Bakanımız Prof. Vahit KİRİŞÇİ Bey bu konuya acilen eğilmesi gerekir. “Zorlaştırmayın, kolaylaştırın” düsturundan hareketle, çiftçilerin beyanları esas alınarak, tıpkı fiş toplamanın kaldırıldığı gibi, çiftçileri bu zahmetten, kırtasiyecilikten, yalan beyana itilmekten kurtarmalıdır. 

Şemsettin CERAN      

Eğitimci-Araştırmacı / YAZAR-Ankara 

“ZORUNLU ADALET” Kitabı Yazarı