18 Mart’ın Türk ulusu için bir çağrışımı-bir hatırası-bir unutulmazlığı var elbette.

O da Çanakkale Zaferi’dir.

Tam 102 yıl önceki bir zafer.

Hala hatıralarda.

Destansı...

Unutulmaz...

Nesilden nesile aktarılacak o kadar çok kahramanlıkları ve fedakarlıkları var ki...

Vatan ve millet duygularının kabardığı ve yoğunlaştığı bir yerdir Çanakkale.

Vatanı koruma ve kollama refleksi ile Seyit Onbaşı gibi yiğitlerin neleri yapabileceğini gördüğümüz yer. Ve bu görüntü karşısında, ‘vatan-millet duygusu ile dolu bu refleks, nelere kadirmiş ya Rab!’ diyerek hayretlerimizi saklayamadığımız yer.

Hayretlerle ve şaşkınlıklarla dinlediğimiz ve gördüğümüz bir yer.

Bu duygularla mucizelerin varlığını kabullendiğimiz yer.

Fizik ile metafizik arasında bir köprü gibi dimdik DUR-an bir yer.

Ama Anadolu’ya ağzı sulanan emperyalizmin geçmek için tasarladığı tüm köprülerini, canı pahasına yerle yeksan eden bir yer.

Dimdik ayakta kaldığı için onurlu ve gururlu Dur-an ve görünen bir yer.

Bu yönleriyle milli karakteri olan bir yer.

Eğilmeyen, bükülmeyen, onun için de eğreti Dur-mayan bir destanın yazıldığı, hafızalara kazındığı yer.

Ve 1699 Karlofça’dan bu yana üzerimize üzerimize gelen emperyalizmin Dur-durulduğu yer.

Balkanlar’dan, Kuzey Afrika’dan, Ortadoğu’dan, Kafkaslar’dan yıllarca üzerimize üzerimize gelerek her yönden yüklenmiş olan emperyalizme karşı birikmiş öfkenin, dayanılmaz dereceye gelen zulmün, sancının, hasta adamdaki ateşin, düğümlenen boğazın, sıkılan dişin, çatlayan sabrın, bardakta taşan son damlanın ve ‘artık yeter!’ isyanının ve başkaldırısının Koca Seyit üzerinde nasıl kuvvete-güce dönüştüğünü gördüğümüz yer.

Biraz olsun Türk’ün soluklandığı yer.

Moral ve motivasyon kazandığı yer.

Geleceğe bakan gözlerin umuttan parıldadığı yer.

Anadolu’daki milli birliğin kuvvetle ortaya çıktığı ve tesis edilerek temellendirildiği yer.

Milli birliğin sembolik ve öncü yeri.

Tam bağımsızlık fitilinin ateşlendiği yer.

Anti-emperyalist DUR-uşun ve emperyalizmi Dur-duruşun en asil göründüğü yer.

Yiğidin harmanlandığı yer.

Ve yiğidi, kurtuluş yıllarında Anadolu’ya göz diken, musallat olan, sulanan emperyalizmin karşısına TÜRK MİLLETİ olarak çıkartmaya hazırladığı yer.

Onun için ÇANAKKALE yiğidin harman olduğu değil, yiğidin harman olduğu yerden gelenlerin harmanlandığı yer.

Ve M. Kemal’in ‘ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum’ komutu ile harmanlanmış yiğitlerin yüreklendiği yer.

Saygı ile...

Yusuf SEVİNGEN
KamuAjans.com - Özel Haber