Borsada geçtiğimiz haftanın son işlem gününde yaşanan depremin ardından, pazartesi sabah saatlerinde satış yönlü kısa bir dalga geldi. Sonrasında ise kayıplar toparlandı ve BIST100 ve BIST30 endeksleri gün ortasına doğru prim kazandı.

Son olarak BIST100 günlük yüzde 2,3 civarında primlenirken BIST30’daki kazanç yüzde 2,6 civarında oldu.

Borsa İstanbul, işlemlere açılmadan önce BIST 50 endeksindeki paylarda açığa satışa bugün için yukarı adım kuralı getirildiğini duyurmuştu. Bu kurala göre, açığa satış işlemi, ancak açığa satışa konu olacak sermaye piyasası aracının en son gerçekleşen işlem fiyatından daha yüksek bir fiyat üzerinden gerçekleştirilebiliyor.

TREND SONLANDI
Geçtiğimiz hafta Borsa İstanbul'da günlük düşüşün yüzde 7'ye ulaşmasının ardından ikinci kez devre kesici devreye alınmıştı. İşlem saati sonlanana kadar BIST100 Cuma günü yüzde 8,50'nin üzerinde değer kaybetti.

6 Ekim'de 1370'lerden başlayan primlenme, geçtiğimiz Cuma günü 2370'e gelmişti. Borsada 14 gün boyunca aralıksız yaşanan artış, Cuma günü sonlandı. Borsa İstanbul, son 10 haftadır aralıksız getiri sağlıyordu.

Mart 2021'den bu yana devre kesici ilk defa iki kez art arda çalıştı. BIST 100 hisse senetlerinin 66'sı yüzde 9'un üzerinde değer kaybetmişti.

KUR-BORSA PARALELLİĞİ BİTTİ Mİ?
Uzmanlar, son iki ayda kurda yaşanan yükselişle senkronize hareket eden BIST 100 Endeksi’nin kurla olan pozitif yönlü ilişkinin sona ermiş olabileceği görüşünde.


Kurdaki yükselişin hızlanması ve TCMB'nin kurlara müdahale etmesine rağmen oynaklığın devam etmesi sonrası borsada sert kar satışlarıyla karşılaşılması nedeniyle kâr satışları panik satışlarına dönüştü ve endeks ağırlığı yüksek hisselerin büyük çoğunluğu Cuma gününü taban seviyeden kapattı.

‘OYNAKLIK YÜKSEK SEYREDEBİLİR’
Değer kaybının ardından satış dalgası sabah saatlerinde sona erdi ve borsa, kayıplarını kısmen telafi etmiş oldu.

Konu ile ilgili Sozcu.com.tr’ye değerlendirmelerde bulunan Tera Yatırım Başekonomisti Enver Erkan, bu hafta volatilitenin yüksek seyretmesini beklediğini söyledi.

Erkan, “Bence bugünkü hareket henüz sadece tepki. Cuma günü maliyetine gelmeyen bir çok insan var. Sanırım bu hafta volatilite yüksek seyreder” dedi.

ABD dolarına paralel olarak endekslerin de yukarı yönlü hareket etme eğiliminin bitmiş olabileceğini belirten Erkan, “Böyle olursa daha hareketli günler yaşayabiliriz. Ama Cuma günkü kadar ekstrem hareketler beklemiyorum. Fiyatların dengelenmesi 3-4 gün alacaktır” diye konuştu.

TCMB’nin agresif faiz indirimi politikasına yönelik eleştiriler olduğunu belirten Erkan, “Ancak hükümetin bu politika eğilimini devam ettirmek istediği anlaşılıyor. Faiz konusunda iktisadi temellerin değil, daha farklı perspektiflerin ele alınması FX volatilitesini muhtemelen yüksek tutacak” diye konuştu.

‘KUR BORSA İLİŞKİSİ ASLINDA ZAYIF’
Garanti BBVA Yatırım Direktörü Tufan Cömert ise yayımladığı araştırma raporunda, “Faiz artırım meselesinin borsalar açısından önemli olduğunu gözden kaçırıyoruz” dedi.

“Şurası açık ki hem dünyada hem Türkiye'de “ne alırsam kazanırım” devri bitti. Doğru hisseyi, doğru zamanda alan kazanacak artık” değerlendirmesinde bulunan Cömert, şöyle dedi:

“Kredili alımların da aynı hisseler etrafında yoğunlaşması ile bir süredir hep aynı şeyi konuşur olduk: Kur yukarı, borsa yukarı. Evet, grafik bazlı bakarsak böyle bir ilişki olduğu aşikar, ancak yukarıdaki korelasyon matrisine bakarsanız istatistiki anlamda aslında zayıf bir ilişki olduğunu göreceksiniz. Üstelik Cuma gününü de bu matrise dahil ettiğimizde, ilişkinin çok daha zayıf göründüğünü de not edeyim”

Cömert, “Faiz düşük kaldıkça borsa, TL yatırımcısı açısından rakipsiz olmaya devam edecek” dedi. Cömert, oynaklığın ise bir süre daha sürebileceğini aktardı.

PANİK SATIŞLAR ETKİLİ OLDU
Gedik Yatırım’ın haftalık bülteninde ise, “Endekste Cuma günü görülen satışlarda momentum rallisinin bittiğine yönelik panik satışlar etkili olsa da kısa vade için belirsizliğin yüksek olduğunu düşünüyoruz. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken en önemli konu belirsizliğin ve volatilitenin bu kadar yüksek olduğu bir atmosferde kaldıraç ve kredi kullanılmasının sınırlanması olmalıdır” denildi.