07.02.2021, 11:55

Boğaziçi’nde Okumak, Darboğazlarda Sınanmak

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş: “Bizler istiyoruz ki bu güzel ülkemizi bizden sonra emin ve güvenilir ellere teslim edelim.” diyor.

Sayın Erbaş, haddim olmayarak bu sözleriniz üzerine naçizane şunları söylemek isterim. Yüksek müsaadeleriniz ve tensiplerinizle efendim (!) Gerçi din işlerinde otorite bulunmadığı için izne tabi olunmaz, böylelikle kula kulluğun yolunu tıkamıştır İslam, kulun kula kulak vermesinde sakınca yoktur elbette ama neyse... Mutat durum diyerek fazla uzatmayalım bu ahvali.

İlk olarak bakınız Ankebut Suresi 2 ve 3. ayetleri ne diyor, Diyanet İşleri Başkanlığının mealidir bu arada, sonra bazıları Diyanet İşleri Başkanlığının meali değil diyerek alimallah sözlü saldırıya geçebilir, malum orada da birçok anlaşmazlık mevcut zaten halihazırda, yani demem odur ki Diyanet İşleri Başkanlığı adı ile sunacağınız meal bir zırha bürünmüştür aslında, şimdi herkesin Allah’ın sözüne boynu kıldan ince ise ve hiç kimse  de kula kul olma boyunduruğunda değilse işte o ayetler şöyle:

‘‘﴾2﴿
İnsanlar, denenip sınavdan geçirilmeden, sadece "İman ettik" demekle bırakılacaklarını mı sanıyorlar?

﴾3﴿
Andolsun ki biz, onlardan öncekileri de sınamıştık. Allah, elbette doğru olanları ortaya çıkaracaktır; kezâ O, yalancıları da mutlaka ortaya çıkaracaktır.

Bir diğer ayetimiz ise Bakara Suresi 214. ayettir, bakınız ne diyor:

﴾214﴿
Yoksa sizden öncekilerin çektikleriyle karşılaşmadan cennete girebileceğinizi mi sandınız? Onlar öylesine yoksulluk ve sıkıntı çekmişler, öyle sarsılmışlardı ki peygamber ve yanındakiler, "Allah’ın yardımı ne zaman gelecek?" diye niyaz etmişlerdi. Bilesiniz ki Allah’ın yardımı yakındır.

Sayın Erbaş, sizden sonrakiler hiçbir zaman sizin kafanızda olmayacak, devran hep sizin kafanıza göre gitmeyecek, her istediğiniz de bugünkü gibi şipşak olmayacak, zaferler ve mağlubiyetler hep yer değiştirecek, Al-i İmran Suresi 140  ve 141. ayetleri şöyle diyor:

﴾140﴿
Eğer siz (Uhud’da) bir yara aldıysanız bilin ki o topluluk da benzeri bir yara almıştı. Allah’ın gerçek müminleri ortaya çıkarsın ve uğrunda şehitleri olsun diye o günleri biz insanlar arasında döndürüp duruyoruz. Allah, zalimleri sevmez.

﴾141﴿
Bir de Allah, iman edenleri günahlardan arındırmak, kâfirleri de yok etmek için böyle yapıyor.

Sayın Erbaş, ne sizin bulunduğunuz taraf için ne de başka taraflar için geleceği güvenceye ve sağlama alma söz konusu değildir. Yani bugünkü yaşananlar, olup bitenler, oldubittiler emin eller operasyonu mudur acaba ve gelecek için bugünü darboğaza almaya değer mi? 

Zaman; insanlar arasında bir iyi bir kötü, bir sevinç bir üzüntü, bir acı bir mutluluk halleri üzerine dönüp duracak. Bu bilinç ışığında insan bazen elindeki güç ile bazen de elde avuçta yok halleriyle sınanacak. Sınanmalar bizim değerimizi, ne kadarlık insan olduğumuzu gün yüzüne çıkaracak. Sınanmadan insanın adil, eşitlikçi, barışçıl, dürüst, insanlıktan nasibini almış adam olduğu anlaşılmaz. Bu bağlamda Sait Faik Abasıyanık’ın ‘Sinağrit Baba’ öyküsündeki şu pasaj çok yerindedir ve zihin açıcıdır:

‘‘(...) O sırada büyük büyük ışıklar saçan bir olta aşağıya inmişti. Sinağrit Baba ümitle koştu. Bu oltayı da kokladı. Hiç tanıdığı birisi değildi. Yemi ağzına aldığı zaman bu olta sahibinin tam aradığı adam olduğunu bir an sandı. Bu anda da yakalandı. Kepçeden sandala düştüğü zaman Sinağrit Baba büyük gözleriyle kendisini yakalayana sevinçle baktı. Sinağrit Baba etrafı kırmızı, içi aydınlık siyah gözleriyle bir daha baktı. Birdenbire ürperdi. Hiddetinden ayaklarını yere vuran bir genç kız gibi sandalın döşemesini dövdü. Belki bizim bile bilmediğimiz bir işaret görmüştü kendisini tutan oltanın sahibinde: Bu adam şimdiye kadar hiç imtihan geçirmemişti. Ömrü boyunca cesur, cömert, Sinağrit babanın adamın ne korkunç bir ikiyüzlü köpek olduğunu bizim görmediğimiz bir yerinden anlayıvermişti. Bütün devirler ve seneler boyunca kendisini tutan oltanın sahibi ne cesaretini, ne cömertliğini, ne gururunu bir tecrübeye, bir imtihana tabi tutturmamış, her devirde talihli yaver gitmiş birisi idi. Kimdi, ne idi: Sinağrit Baba da bilemezdi. Ama belki de ölünceye kadar cömert, cesur, mağrur yaşayacak olan bu adamın şu ana kadar bir defa bile imtihana sokulmadığını anlamıştı. Belki de sonuna kadar bu imtihandan kurtulacaktı. Sinağrit Baba böylesine hiç rastlamamıştı. Ölmeden evvel adama bir daha baktı. Namuslu, cesur, cömert ölecek olan bu adamın hakikatte korkakların en korkağı, namussuzların en namussuzu olduğunu alnında okuyordu. Bu adam, o kadar talihli idi ki daha, ikiyüzlülüğünü kendi kendisine bile duyacak fırsat düşmemişti. Yoksa Sinağrit Baba yakalanır mıydı? Sinağrit Baba hırsından tekrar tepindi. Bağırmak ister gibi ağzını açtı. Kapadı. Sinağrit Baba son nefesini, böylece bir insanlık imtihanı geçirmemişin sandalında pişman ve mağlup verdi.’’

Bu devirde kafa yapımız padişah olabilir  ama başka devirlerde kafa yapımız padişah olamaz. Sınanacak ki kafamızın içindeki adaletin, özgürlüğün ne olduğu su yüzüne çıksın öyle değil mi? Muhalif iken adalet talebiniz gayet doğaldır, mesele iktidar iken adalet talebinizin ve adalet karnenizin ne olduğu değil midir? Onun içindir ki gelecek, asla hiç kimsenin istediği istikamette gitmez. Bunu aklımıza koyalım. Belki aklımızı başımıza alabiliriz. Bunlara inanmayanlar ise tarih okusunlar bence. 

Ayrıca insanları darboğazlara hapsetmeyerek kendilerini yaşamalarını sağlamak,  ‘‘Blue is the Warmest Color’’  film repliğindeki gibi "Sahte bir hayat yaşıyorum sanki.." söylemli durum tespitinin ortaya konduğu darboğazın içine düşürülüp ya da mahkum edilip -mış gibi bir birey olunmaması için baskıyı değil, özgürlüğü yeğleyelim... Şu an bazı insanlar baskı ile sınanıyor tıpkı 28 Şubat sürecinde baskı ile sınananlar gibi... Bakalım 28 Şubat sürecinde baskı karşısında özgürlük diyenler, şu an baskı uygulanan gruplara özgürlükle mi yaklaşacaklar? Gerçekten özgürlükçü müsün, değil misin imtihanı bu da... 

Saygılarımla...

Yusuf SEVİNGEN

Yorumlar (0)
13
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 25 54
2. Beşiktaş 24 51
3. Fenerbahçe 25 51
4. Trabzonspor 25 48
5. Alanyaspor 25 42
6. Hatayspor 25 42
7. Gaziantep FK 25 39
8. Karagümrük 25 37
9. Antalyaspor 25 33
10. Göztepe 25 32
11. Sivasspor 24 31
12. Konyaspor 24 30
13. Malatyaspor 25 30
14. Kasımpaşa 25 29
15. Rizespor 25 27
16. Kayserispor 25 25
17. Erzurumspor 25 25
18. Başakşehir 25 24
19. Denizlispor 25 21
20. Ankaragücü 24 20
21. Gençlerbirliği 24 20
Takımlar O P
1. Giresunspor 23 53
2. Samsunspor 23 49
3. İstanbulspor 23 43
4. Altınordu 23 41
5. Adana Demirspor 23 39
6. Ankara Keçiörengücü 23 38
7. Altay 23 38
8. Tuzlaspor 23 38
9. Bandırmaspor 23 31
10. Bursaspor 23 31
11. Ümraniye 23 31
12. Adanaspor 23 26
13. Menemen Belediyespor 23 26
14. Balıkesirspor 23 24
15. Boluspor 23 23
16. Akhisar Bld.Spor 23 19
17. Ankaraspor 23 14
18. Eskişehirspor 23 7
Takımlar O P
1. Man City 25 59
2. M. United 25 49
3. Leicester City 25 49
4. West Ham 25 45
5. Chelsea 25 43
6. Liverpool 25 40
7. Everton 24 40
8. Aston Villa 23 36
9. Tottenham 24 36
10. Leeds United 25 35
11. Arsenal 25 34
12. Wolverhampton 25 33
13. Crystal Palace 25 32
14. Southampton 25 30
15. Burnley 25 28
16. Brighton 25 26
17. Newcastle 25 25
18. Fulham 25 22
19. West Bromwich 25 14
20. Sheffield United 25 11
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 23 55
2. Real Madrid 24 52
3. Barcelona 24 50
4. Sevilla 23 48
5. Real Sociedad 24 41
6. Villarreal 24 37
7. Real Betis 24 36
8. Levante 24 31
9. Granada 24 30
10. Athletic Bilbao 23 29
11. Celta de Vigo 24 29
12. Valencia 24 27
13. Osasuna 24 25
14. Cádiz 24 25
15. Getafe 24 24
16. Deportivo Alaves 24 22
17. Eibar 24 21
18. Real Valladolid 24 21
19. Elche 23 21
20. Huesca 24 19