Oyunun başında beyaz ve siyahların 16 taşı bulunur. İki sıra şeklinde dizilirler. Arka

sıradakiler: bir şah, bir vezir, iki fil, iki at, iki de kale. Ön sıradakiler ise sekiz tanedir

ve piyon denir. Oyunun amacı karşı tarafın Şah'ını Mat etmektir.

-Hayatı satranca uygulayabilirsek, nasıl bir şey çıkar?

Hayatta “piyon” olarak kullanacağın şeyler vardır. Bunları kolayca feda edebilirsin.

Amma, kale, fil, at, vezir ve şah; bunlar önemlidir. Ancak en önemlisi ise “Şah”tır.

Diğer bütün taşları rakibe kaptırabilirsin ancak “Şah”ı kaptırırsan oyunu kaybedersin.

Hayatta her şeyi elde edemezsin ve kendinden birçok şeyi feda etmek zorunda

kalırsın. Ancak feda edemeyeceğin şeyler de olmalıdır.

Hayatının düzgün bir şekilde işlemesini istiyorsan, bir satranç oyunundaki gibi;

piyonlarla diğerleri arasındaki farkı bilmeli ve hayatında bir şeyi “şah” olarak

seçmelisin. Yani bütün dayanağın O, olmalı ve bütün hamlelerini O'nun için

yapmalısın.

Ve hayat pratiğinden bir vezir, sonra bir kale, sonra bir at ve sonra bir fil seçmelisin.

Ancak, sonuçta bunların hepsini şahı korumak için kullanmalısın.

-Ama bazen satrançta piyonlar da bir şah kadar etkili olabiliyor.

-O zaman şu soruyu sormamız gerekir: Hayatındaki “şah” nedir, hayattaki şahı;

inanç olarak ele alsak olur mu?

-Evet… Belki çok söylenen bir şeydir ama hakikaten öyle… İnanç, şah olmalı.

-Vezir de bilgi olsun…

-Bence evet!

-Ve, kale: karakter, at: meslek, fil: çevre… geriye kalan her şey de piyon olsun.

Arka sıradakilere sahip olduğun müddetçe bu hayatta yenilir misin veya kaybeder

misin?

-Ama şöyle bir sorun var: Çoğu zaman piyonlara daha çok değer veriyorum

farkında olmadan.

-Piyonlardan bir tanesi de “hukuk” olsun. Olur mu?

-Bunu şimdi fark ettim… Olur!

-Piyonların bir özelliği vardır. Nedir o?

-Nedir?

-Bir piyon eğer karşıdaki son kareye ulaşırsa, istediğin bir taşı oyuna alırsın.

Şimdi iktidar, bir piyon dedik. Ama hayatta çoğu zaman vezirden daha önemli ve

şahı tehlikeye atan durumlar oluyor iktidar yüzünden, değil mi?

-Evet!

-İşte püf nokta: Piyonu (Hukuk) karşı kaleye geçirdin…

Nasıl geçirdin? Risk aldın, korudun, arkadan kuvvetlerle destekledin ve de

piyon, vezir oldu. Oysaki: “her şeyim bu piyon, ona bir şey olmasın yerinden

kıpırdatmayayım” mantığında hareket etseydin. Belki de piyon senin hareket alanını

kısıtlayacak ve sadece bir piyon sevdası yüzünden “mat” olacaktın.

Piyona ancak değeri kadar önem vermelisin. Oyun içerisindeki en önemsiz

karakterlerden birisi senin için en önemli karakterlerden birine dönüşecek

çünkü.

Bir piyonu doğru kullanır ve karşıya geçirirsen onu daha güçlü kılarsın ve artık

o vezirdir, iktidar ortağıdır. Ve iki vezir ile şimdi şah olarak ya daha güçlü ya

da yanlış hamleler yüzünden iki vezirine rağmen “mat” olmaya mahkûm bir

“Şah”sındır.

Hukuk ve iktidar gibi iki yardımcın (vezir) var artık.

Bunları iyi kullanan bir “şah” yenilmez.

Tersi bir durumda ise, bütün taşların elinde olsa bile; Şah'ı koruyamazsan elindeki

her şeye rağmen Şahı kaybettiğin için oyunu kaybedersin.

Bundan dolayı lider, her zaman rakipleri olduğunu bilmeli ve onların olası

hamlelerine karşı öngörülü olmalıdır. Stratejik düşünme ve uygulama, hem

satranç oyununun, hem de liderliğin temel kurallarındandır.

İyi bir satranç oyuncusu, rakibinin kısa vadedeki hamlelerini tahmin edip bunlara

karşı adımlar atarken, uzun vadeli düşünerek te rakibine karşı hazırlıklı olur.

Stratejisini, gerektiğinde rakibinin hamlesine göre değiştirir ve farklı bir hamle

ile karşısındakini şaşırtır. Lideri lider yapan da zaten bu stratejik düşünme

yeteneğidir. Lider, her zaman belirsizlik ve tahmin edilemezlik ile yüz yüzedir. Lider

de satranç oyuncusu da belirsizliklere karşı öngörülü olup stratejik davranarak

başarı sağlar.

-Peki bununla neyi kastediyoruz?

Şimdi; bilgi, meslek, para, hukuk, iktidar, karakter ve çevresinin tüm imkanlarını

inancı, nihai hedefi için yöneten bir insan, kötü bir kul veya kötü bir lider olur mu…?

Yoksa; Allah (c.c.)'ın "Ben, cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye

yarattım. (“benim için iş yapıp değer üretmeleri için yarattım”) emrine uymuş

olup, bu ayeti doğrular mı?

-Doğrular

-O zaman iyi bir insan veya iyi bir lider, usta bir satranç oyuncusu gibi, hayatındaki

tüm taşların yerini doğru belirlemeli ve bu taşların neyi ifade ettiğini ve en son

noktaya kadar korunması gereken şeyin ne olduğunu iyi bilmelidir.

Liderlik, piyonlar ve şah ilişkisinde saklıdır. Yeryüzündeki hayat sınavı da

piyonları kullanarak şahı kurtarmaktır. Yoksa şahı ortaya salıp piyonları fütursuzca

hareket ettirmek değildir.

Satranç, bize oyunda olduğu gibi, yaşamda da kısa ve uzun vadeli hedefler olması

gerektiğini, amacı olmayan oyunun da, yaşamın da bir şey ifade etmeyeceğini anlatır.

Hedefe ulaşmak için bir plan yapılması, bu plan doğrultusunda eldeki olanakların

en akılcı, en ekonomik biçimde kullanılmasını öğretir. Hedefe ulaşan yolda, başa

gelebilecek tüm olumsuzluklara karşı tedbirli olmayı ve tüm tedbirlerin “Şah”ı

korumak için olması gerektiğini, tüm ayrıntılar hesaplanamasa bile yapılan tüm

hamlelerin asıl amaca hizmet etmesi gerektiğini ortaya koyar.

İşte bunları, hayat pratiğinde başaran insan ise gerçek anlamda bir liderdir.