Sendikacılar, Ali's Harikalar Diyarında: Öğretmen İkinci El Pazarında. Bir Derslik Eylem, Eğitim-Bir-Sen'i Yeniden Diriltir mi? Yıldırım Demirci, Eğitim-Bir-Sen’in Bir Derslik eylem kararını değerlendirdi.

Bir öğretmenler odası hareketi olan Değişim Hareketi; öğretmenlerin sesi, soluğu ve nefesi oldukça, konforları ve keyifleri yerinde olan sendika yöneticileri sanki Değişim Hareketinin mensupları bu sendikanın üyesi değilmişçesine onları teşkilattan dışladınız, ötekileştirdiniz, yalnızlaştırmaya çalıştınız, teşkilata zarar vermekle itham ettiniz. Öğretmenlerimiz, aylarca seslerini duyurmaya çalıştı. Sizler ne yaptınız? Gerçekleri duymamak için kulağınızı kapattınız. Gerçekleri görmemek için gözlerinizi kapattınız. Gerçekleri hissetmemek için kalplerinizi kapattınız. Şimdi değişen ne oldu da eylem kararı almak zorunda kaldınız?

On dört sendika bir araya gelerek “Bir gün iş bırakma” kararı aldıktan ve sayısı tahmin edilemeyen istifalar geldikten sonra alınan bir saatlik derse girmeme eylemi sendikanın duran kalbine elektroşok etkisi yaparak yeniden diriltebilecek mi?

Mehmet Akif İnan “Her eylem yeniden diriltir beni.” diyordu. Üç dönem kuralının kalkmasıyla birlikte biz dirilmesek de emeklisi gelen şube başkanları yeniden dirilerek ölümsüzleşti. Ölene kadar başkan kalabilecekler artık. Ölüme tüzük kurultayıyla çare bulunamıyor maalesef…

Yeniden dirilen (zombi anlamında değil) şube başkanlarımız, artık Ali’s Harikalar Diyarında; valilerle programlara katılıyorlar, Cumhuriyet resepsiyonlarından fotoğraf paylaşıyorlar. Beş yıldızlı otellerde görmediklerimizi görüp yiyemediklerimizi yiyorlar bizim adımıza... Yüz binlerce öğretmen yoksulluk sınırının yarısı kadar bile olmayan maaşlarıyla geçinmeye çalışırken en azından bizi temsil eden şube başkanlarımız hanedanvari şube makam odalarında ödediğimiz aidatlarla “her şey dahil” hayatlar yaşıyorlar bizim adımıza... Ne kadar teşekkür etsek azdır Sayın Başkanım.

Haddimizi aşarak eylem yapmanızı talep ettiğimiz için üzgünüz. Eylemi diğer sendikalar yapıyordu zaten. Ne gerek vardı şimdi konfor alanlarınızı terk etmeye?

Şube Başkanlarımız, sizin döneminizde inşa edilen Ali’s Harikalar Diyarında bizim ödediğimiz aidatlarla “her şey dahil” hayatlar yaşarken; öğretmenler olarak bizler de ikinci el pazarında ev geçindirmeye çalışıyoruz Sayın Başkanım.

Sizler örgütsel gücünüzü; sendikal konularda sizin gibi düşünmeyen üyeleri susturmak ve sendika kurullarına talimatla değil de özgür iradeleriyle aday olan üyeleri sindirmek için baskı aracı olarak kullandınız. Hâlbuki bu örgütsel gücünüzü, öğretmenler odasından yükselen haklı ve makul taleplerin karşılanması için kullansaydınız bugün bu sorunları konuşmuyor olacaktık. Ama sizlerin öğretmenlerin dertleriyle dertlenmek, öğretmenlerin sorunlarıyla hemhal olmak diye bir derdiniz yok. Sizlerin derdi, konforlu ve şatafatlı sendikal saltanatlıklarınızı ömür boyu sürdürmektir.

Öğretmenler odasındaki yüksek ses yetkili sendikada karşılık bulmayınca; öğretmenler, sendikaya tepkilerini göstermek için kurum müdürlerinin baskılarına ve engellemelerine rağmen art arda istifa etmeye başladılar. Sendika yöneticileri de öğretmenleri sevdiklerinden değil çok sevdikleri sendikal saltanatlıkları sallanmaya başlayınca, üyesinin yaşam standartlarının kat ve kat üstünde konforlu ve şatafatlı yaşantılarını kaybetme korkusu, eylem kararı aldırttı. Günü kurtarma adına bu koskoca dava hareketini Erzurum Eski Şube Başkanı Zinnur Şimşek’in ifadesiyle küçücük bir “eylemciğe” sığdırarak öğretmenlerinin gönüllerini alacağınızı zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Bu saatten sonra öğretmenlerin sizlere güveni kalmadı.

On yedi yıldan beri Genel Merkez Yönetim Kurulu görevinde bulunan ve sendikal saltanatlığın ömür boyu önü açıldığı için yedinci dönemde de seçilmeyi bekleyen Ramazan ÇAKIRCI, Kurucu Genel Başkanımız Merhum M. Akif İNAN’ın kemiklerini sızlatırcasına 15 Ekim 2022 tarihinde Şanlıurfa kongresinde yaptığı konuşmada; “Öğretmenler odasındaki tepkinin suni olduğu, bunun bir algı olduğu, buna inanılmaması gerektiği ve bunun geçici bir hevesten ibarettir.” Sözleriyle öğretmenlerin haklı tepkilerini değersizleştirmesi, basite alması ve görmezden gelmesi salonda soğuk duş etkisi bırakmıştır.  

Bir genel merkez yöneticisinin şube kongresinde kendisinden beklenilen davranış; tarafsız, birleştirici, kuşatıcı, kucaklayıcı ve orta yolu bulucu olmasıdır. Ancak Ramazan ÇAKIRCI, öğretmenler odası hareketliliğinin mevcut yönetime karşı Değişim Hareketinin başlattığı yapay ve suni bir hareket olarak nitelendirmesi, başta Şanlıurfa’mızdaki öğretmenlerimiz olmak üzere tüm öğretmenlerimizde infiale neden olmuştur.

Eğer sizler; “Öğretmen de kimdir? Biz müdürlerle konforlu ve şatafatlı sendikal saltanatlığımızı ömür boyu sürdürüyoruz” diyorsanız, takdiri eğitimin asıl unsuru olan saygıdeğer öğretmenlerimize ve tüm kamu emekçilerine bırakıyorum. Ramazan ÇAKIRCI’nın bu söylemi, daha önceki yazılarımızda belirttiğimiz üzere; sendika üst yöneticilerinin temsil ettiği kitleden kat ve kat maaş almaları, memurlar gibi geçim sıkıntısı çekmemeleri nedeniyle tabandan kopuk yaşadıkları tezimizde ne derece haklı olduğumuzu göstermektedir. Kendilerinin çıkar ve menfaatlerinin peşinde koşanların, umurlarında hiç öğretmen hakları olur mu?

16 Ağustos 2022 tarihinde yayımlanan ”EBS Genel Sekreteri Latif SELVİ Sınıv Yapılmasın Dememiş Sadece Puanı Düşürelim Demiş İşte O Tutanak” başlıklı haberde; Latif SELVİ’nin TBMM tutanaklarına yansıyan konuşmasında sınav olmasın demediği sadece sınav olacaksa Başöğretmenlik için olmaması gerektiği ifade ettiği ve devamın da 70 baraj puanın yüksek olduğunu ve 60'a çekilmesi gerektiğini ifade ettiğini açıklamıştır.

 

Sayın Ali YALÇIN!

Öğretmenlerin kariyer basamaklarında yükselmeleri sınavla değil hizmet süresini esas alan değişiklikler ve ilave düzenlemeler yapılması konusunda sahada yükselen öğretmenlerin haklı taleplerinin karşılanması için ilgili mercileri harekete geçirmek için eylem kararı aldığınızı açıkladınız.

24 Kasım Öğretmenler Günü kutlamalarını boykot etmeyi asla doğru bulmuyoruz! 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlamalarını boykot etmeyi asla doğru bulmuyoruz!

İyi güzel de daha düne kadar bir genel başkan yardımcınız, sınav olmamasını net bir şekilde söyleyememesi,  başka bir genel başkan yardımcınız da öğretmenlerimizin haklı, makul ve geçerli olan taleplerini suni olduğu, algı olduğu ve buna inanılmaması gerektiğini savunması; alınan eylem kararıyla çeliştiğinden dolayı öğretmenler eyleminizi samimi bulmuyor, inandırıcı bulmuyor ve artık öğretmenler de sizlere inanmıyor.

 

Sayın Ali YALÇIN,

Aşağıdaki soruların cevaplarını öğretmenler ve kamuoyu sizden bekliyor.

 

ü  Kariyer basamakları sınavının iptal edilmesi ve Öğretmenlik Meslek Kanununun, yeniden düzenlenmesi için on dört sendika eylem kararı alırken, sizler ilgili mercilerle görüşerek konuyu çözümleyeceğinizi söylüyordunuz. İlgili merciler sizi ciddiye almadı mı ki, eylem kararı almak zorunda kaldınız?

 

ü  Öğretmen tepkilerinin suni olduğu ve buna inanılmaması gerektiğini düşünen ve sınav yapılmasın net bir şekilde demeyen bu zihniyetin eylemine, öğretmenlerin inanacağını düşünüyor musunuz?

 

ü  3 Ağustos 2022 tarihinde yayımlanan “Ali YALÇIN, koltuğunu korumak için şube başkanlarına 5+1 ev projesi mi yapıyor? Bakan KURUM’la bu konuyu mu konuştu?” başlıklı haberi tekzip edip yalanladınız mı? Yoksa haber doğru mu?

 

ü  16 Şubat 2019 Tüzüğün 58. maddesini değiştirerek maaşlarınızı astronomik rakamlara artırdığınızda, öğretmenlerin hakları hiç aklınızın bir köşesine geldi mi?

 

ü  12 Haziran 2022 tarihinde Tüzüğün 33. maddesini kaldırarak ömür boyu sendikal saltanatlığınızın önünü açtığınızda, öğretmenlerin hakları hiç aklınızın bir köşesine geldi mi?

 

ü  Eğitim, öğretim ve bilim hizmet kolunda 429.792 üyesi olan Eğitim Bir Sen Genel Başkanı, üyelerin on binde birine tekabül eden sadece ve sadece 350 delege tarafından seçilecektir. Bu delegelerin kaç tanesi öğretmen? Yoksa hepsi sendika yöneticisi ve okul yöneticisi mi? Lütfen sayıyı açıklayın da kamuoyu sizin öğretmene verdiğiniz değeri görsün.

 

 

ü  Daha öğretmenler ders başı yapmadan delege başvurularını bitiren ve ilçe temsilcilikleri seçimlerini de öğretmenlerin ara tatiline denk getirerek adeta yangından mal kaçırırcasına hazırladığınız seçim takvimiyle öğretmenlerin tercihlerine niçin önem vermiyorsunuz?

 

ü  Genel Başkanın seçim süreçlerinde; birleştirici, tarafsız ve hakem rolü üstlenmesi gerekirken, 2018 İstanbul 4 nolu şube ve 2022 Ankara 6 nolu şube seçimlerinde bir tarafı desteklerken karşı tarafı niçin dışladınız? Onlar sizin üyeniz değil mi?

 

ü  2018 Şubat ayında Memur Sen web sitesinde tarihçe sayfasında silinen metin neydi ve niçin silindi? Sorusunun cevabı halen verilmedi. Bunu neden açıklamıyorsunuz?

 

Bu soruların cevapları verildiğinde; Memur Sen’in M. Akif İNAN çizgisine ve davaya ne ölçüde bağlı kalındığı ve öğretmenlerin haklarının ne ölçüde savunulduğu gün yüzüne çıkmış olacaktır.

 

                                                                              Yıldırım DEMİRCİ