Öğretmeni bu kez de genç bir kaymakam derdest etmiş.

Eee bilememiş haddini bizim öğretmen, sayın kaymakama el uzatma gafletinde bulunmuş.

Ve tabii ki bizim kaymakam bey de öğretmene haddini bildirmiş.

Zaten herkes öğretmene had bildirmek icin sıraya girmişken destek olması gereken kaymakam bey de bir darbe indirmiş.

Veli; benim çocuğum yalan söylemez, sen benim kim olduğumu biliyor musun diyerek yıllardır öğretmenle köşe kapmaca oynuyor zaten.

 Psikolojisini biz öğretmenlerin bozduğu (!) yeni nesil bir türlü memnun olamıyor, ebeveynler de karanlıkta kaybettiğini aydınlıkta arayarak tüm olumsuzluklarin faturasını öğretmen ve okullara kesiyor.

Sayın kaymakama ceza olarak günde 1 saat Vali Recep Yazıcıoğlu hayatını okuma cezası vererek bir öykü ile yazımıza devam ediyoruz.

Genç kaymakam yeni atandığı ilçeye bakmaya gitti. İlçeyi kendi başına gezdikten sonra, ara sokakta gördüğü çay ocağında soluklanayım, bir bardak çay içeyim diye oturdu.

O anda 12-13 yaşlarında zeytin gözlü bir çocuk,

 ''Ağabey boyayayım mı ?' dedi...

Ayakkabısı boyalı olmasına rağmen, çocuğu kırmamak için

 ''Tamam, gel boya'' dedi.

"Bu arada iyi boyarsan sana istediğin paranın iki katını veririm'' deyince, boyacı çocuk:

 "Ben hep aynı boyarım" dedi..!

Kaymakam, "nasıl yani?" deyince;

 'Ağabey,öğretmenimiz: ''Çocuklar,ne iş yaparsanız yapın ama herkese, AYNI YAPIN.

 Ayrım yapmayın" diye derslerde sık sık nasihat eder.

Ben de kazandığım para ile hasta anneme ilaç alacağım. Kusura bakma ama ağabey sana ayrım yaparsam o ilacın annemin hastalığına şifası olmaz..!

Genç Kaymakam; hayatının en iyi dersini almıştı..

Ağlamamak için kendini zor tuttu.

Boyacı çocuğa cebindeki,

en büyük parayı verirken,

bir de kartını verdi.

Babası olmayan, hem okuyan hem de hasta annesine bakmaya çalışan bu küçük delikanlıya hasta annesi ile ilgilenme sözü verdi ...

Çocuğa o dürüstlüğü aşılayan öğretmenini de ziyaret ederek, ilçede görev yaptığı sürece hem aile ile hem de çocukla yakından ilgilendi.

Boyacı çocuktan duyduğu

 "BİZDE HERKESE AYNI OLUR"

cümlesini meslek hayatında unutmamak ve hep uygulamak için makamında, masasında bulunan isimliğinin arkasına yazdırdı...

Bazen uygulamakta zorlansa da,

asla taviz vermemeye çalıştı..!

İyi kaymakamları belki vali yapmazlar ama bu halk onları gönül sarayında sultan yapacaktır. Makamlar gelir geçer, ama gönüllerde iz bırakanlar her daim hafızalarda baki kalacaktır.

Vesselâm!

Erhan Ziya SANCAR

Eğitimci Yazar