2021-2022 ders yılı 17 Haziran’da sona erecek.

Biraz tatil ve dinlenmeden sonra 2022-2023 ders yılı başlayacak.

Yaz tatiline girerken Sayın Bakan tüm öğretmenlere büyük sürpriz yaptı.

Biliyorsunuz, ilk dönem sonu tüm öğretmenlere başarı belgesi verilmişti.

İkinci dönem sonu da tüm öğretmenlere başarı belgesi verildiği ve MEBBİS’e yüklendiği duyuruldu.

Öğretmenler anlık sevindi.

Öğretmenler için başarı belgesinin ve üstün başarı belgesinin halihazırdaki koşullar ve durumlar göz önüne alındığında bir kıymeti ve anlamı yoktur.

Başarı belgeleri; şişirilen öğrenci puanları, neredeyse tüm öğrencilere verilen takdir-teşekkür belgeleri gibi algılanmak üzeredir. Haberiniz ola!

Şu an için öğretmenlerin başarı belgeye ya da üstün başarı belgesine ihtiyacı yoktur.

Bu kuru ve yavan belgeler onları mutlu ve huzurlu etmeye yetmez.

Zaten ucuz etin yahnisi yavan olur.

Enflasyonun zirveye tırmanışı sırasında kamu çalışanları arasında bilhassa öğretmenler büyük sıkıntılar yaşamaktadır.

Öğretmenin çileli yılları diyebiliriz içinde bulunduğumuz son 1-2 yıl için.

Şöyle ki:

Maaşları yeterli değildir. Maaşları artmış olsa da alım gücü giderek azalmaktadır. Eskiye kıyasla öğretmenler dardadır ve zordadır. Geçim derdi, kafalarında birinci gündem maddesi olduğu müddetçe eğitime odaklanmada ve kendilerini işlerine tam anlamıyla vermede sorunlar yaşayabilirler.

Her birimiz insanız ve refah içinde yaşamak hakkımız… Öğretmenlerin halinden anlamalıyız. Öğretmenlerin de tabii ki refah içinde yaşama hakları… Lakin öğretmenlerin kafaları bu ekonomik buhran döneminde tamamıyla dağılmıştır. Derleyip toparlamak da yöneticilerin görevidir. Başarı belgesine öğretmenlerin karnı toktur. Başarı belgesi ile öğretmenleri derleyip toparlama amacı gütmek en basit ifadeyle kolaycılıktır. Öğretmenlerin durumlarını gerçekten iyileştirmek için kafa yormak en doğru adımdır ve sor olanıdır. Yıllardır yazıyorum. Nafile bir çaba bizimkisi işte.

Öğretmenler, bazı illerde barınma sıkıntısı yaşıyor. Kiralar ise maaşlarının yarısını geçmiş durumda... Bir kısmı, il dışı yer değiştirmelerle ya da il içi yer değiştirmelerle bu ekonomik darboğazdan ve sıkışmışlıktan kaçış yeri arıyor kendine. Ekonomik buhran döneminde sığınabilecekleri bir yer… Ama neresi? Şu an bunu düşünüyorlar.

Yani öğretmenlerin özellikle bu yaz döneminde il içi ve il dışı yer değiştirmelere yöneleceği, ilgi hatta rağbet göstereceği anlaşılıyor.

Öğretmenlerin bir diğer dertleri istendik sağlık hizmeti alamamalarıdır.

Özel hastanelerin ücret tarifeleri ortada…

Devlet hastanelerinde verilen sağlık hizmeti ‘’bugün git yarın gel’’den öteye geçip ‘’bekle babam bekle’’ dönemine girmiştir.

Öğretmen okuyucum şöyle bir mesaj gönderdi.

Yazımı tamamlarken sizlerle de paylaşmak isterim.

‘‘15 yıllık öğretmenim. Eşim atanamayan bir öğretmen… Yani çalışmıyor. Tek maaşlıyım anlayacağınız. Ege’de bir ilçedeyiz. Artan kira fiyatlarından ötürü il dışı yer değiştirme döneminde tayin isteyeceğiz. İç kesimlere… Meselem bu değil Yusuf Bey. Bu mesele artık kanıksanmış durum oldu. Eşimin diş sorunu vardı. Dişçi randevusu aldık. Elbette 2 hafta sonraya… Bekledik, bekledik, randevu günü dişçiye gittik. Dişçi ne dese beğenirsiniz: ‘Röntgen çekilmeli, burada röntgen yok. Şu ilçeye gidin.’ Yeni bir hastane, dişçi var, diş için röntgen cihazı yok. Şaşırtıcı değil mi? Neyse o ilçeye gittik. Evvelinde yine randevu ve bekleme süreci… Diş röntgenini çektirdik. Dişçi ne dese beğenirsiniz: ‘Bu dişe kanal tedavisi gerekiyor. Ama ben yapmıyorum. Şu ilçede şu doktor yapıyor. Randevu alıp gidebilirsiniz.’ Neyse biz ilk gittiğimiz dişçiye geri gittik. Röntgen isteyen… Röntgeni çektirmiştik nasıl olsa… Eee istediğini de yapmıştık. Güvendik ona da. Yine randevu ve bekleme süreci… Sonra çektirdiğimiz diş röntgenine elektronik ortamda baktı. Bu sefer ne dese beğenirsiniz: ‘Ben bu dişe kanal yapamam. Kanal ile hallolmaz. İsterseniz dişi çekeyim.’ Röntgen çekin ve gelin diyen o doktor, bu kez de dişi çekeyim diyordu. Küçük dilimizi yuttuk. Çünkü röntgen çeken dişçi, kanal olabileceğini söylemişti. Neyse eşim de ben de burnumuzdan soluyorduk. En sonunda ilçedeki özel bir dişçiye gittik. Durumu anlattık. Ve özel dişçi dedi ki: ‘Bu diş çekilirse yazık günah olur. Kanal yaparız.’ En sonunda paraya ihtiyacımız olmasına rağmen sırf bu sürüncemeden ve git-gel çilesinden kurtulmak için paraya kıydık. Ve kendimizi özel dişçiye teslim ettik. Salı günü eşimin dişine kanal yaptı, cuma günü de dolgu… Böylece  devlette aylarca uğraştığımız diş sorunumuz özelde 3-4 günde çözülmüş oldu. Elbette bir bedeli vardı bizim için: 1000 TL. Diş sorunumuzdan kurtulduk. Fakat şimdi kara kara düşünüyoruz. Ekonomik sebeplerden dolayı ilk kez il dışı tayin isteyeceğiz. İl dışı yer değiştirme olduğu takdirde de artan akaryakıttan ötürü cep yakacak nakliye fiyatları dağ gibi görünüyor gözümüze. Yolluk ile nakliye ücreti denkleşir mi, kaygısı da cabası… Öğretmenin sıkıntısı bitmiyor işte. Darboğazda ve kıt kanaat yaşıyoruz.’’

Öğretmenin yaralı parmağına parmak basın.

Başarı belgesi basıp basıp göndermeyin.

Saygılarımla…

Yusuf SEVİNGEN