Bütün eğitim camiasının kilitlendiği gündü 23 Ekim 2018 Salı.

Pekala dağ fare mi doğurdu?

Evet, üzülerek ifade etmeliyim ki DAĞ FARE DOĞURMUŞTUR. Zaten Sayın SELÇUK da konuşmasına başlarken kimsenin kendisine tavşan çıkaracakmış gibi bakmamasını istemiştir. YANİ Sayın SELÇUK’un bu sözlerine atfen bunu DAĞ TAVŞAN DOĞURMAMIŞTIR diye de uyarlayabiliriz.

Öyle ki MEB’in bir yığın sorununa, çıkmazına ve kısır döngüsüne sihirli bir el bile sabahtan akşama çözüm sunacak yetkinliğe ve etkinliğe sahip değil. Sayın SELÇUK, sihirli bir ele sahip olmadığına göre o zaman bekleyeceğiz. Bekleyeceğiz beklemesine ama beklerken de Endüstri 4 trenini kaçırmamalıyız. Bizler sözleşmeli-ücretli öğretmenlik, pedagojik formasyon, sınavlar, ders saatleri gibi konularla oyalanırken YAPAY ZEKALARIN hızla dünya hayatına girdiği bir ufuk var. Şu anın insanının yapacağı işleri elinden alacak bir tür dikilmiş karşımıza, bize bakıyor. Bu durumda yeknesaklıkta kaybolan bir insan zekası, tükenen bir doğal zeka, gelecek ufkunda bir anlama sahip olmayabilir. Onun içindir ki yeknesaklık başımıza beladır ve en büyük handikaptır. Bu yeknesaklık ancak çok ileri bir vizyon ile aşılabilirdi. Demek ki hala onu aşabilecek seviyede değiliz ki böyle bir ‘vizyon’ açıklandı. Sanki açıklanan ‘2023 Vizyonu’ yine bizleri bir kısır döngüde o zamana kadar oyalayacak gibi. Dilerim, oyalanırken geçmişte olduğu gibi başımıza arapsaçı örmeyiz. Sonra yeniden yeniden olması gerekenleri yani misyonları vizyon olarak sunmak zorunda kalacağız.

‘2023 Vizyonu’ programını baştan sona kadar izleyen birisi olarak bazı kaygılarımın ne yazık ki daha da arttığını söyleyebilirim. Zira sanki bir boca etme ve bocalama halleri hala var. Ya da yok ben öyle bir hava hissettim. Bilmiyorum ama ona da siz karar verin artık.

Yukarıda anlattıklarım bağlamında daha ileri gidersem şunu söyleyebilirim: Kesinlikle bu vizyon bizim tanıdığımız Ziya Hoca’nın vizyonu değildir. Sayın Bakanımız Ziya SELÇUK’un misyonu olabilir.

Ziya Hoca vizyonu MEB’e kendisini açamamıştır bence.

MEB’i aşan bir Ziya Hoca ama MEB’i aşamayan bir Bakan Selçuk vardır diye naçizane düşünüyorum.

Bürokratik yeknesaklığın bir eseridir bu sunulanların çoğunluğu.

Hatta ve hatta ‘2023 Vizyonu’ olarak sunulanın bir vizyondan çok yukarıda da ifade ettiğim üzere bir misyon olduğu kanaatindeyim. Çünkü sunulanların bir kısmı olması gerekenler diğer kısmı da halihazırda olanlardır. Yani bunlar dünün ve bugünün eksiklerini tamamlayacak, bozuklarını onaracak, hatalarını düzeltecek misyona sahiptirler. Bu bakımdan ‘2023 Vizyonu’ olarak sunulanların çoğu, Ziya Hoca’nın vizyonuna ilişkin yaptığı fizibilite çalışması raporunun bürokratik bir zorunluluğu olmuştur.

Bu zoraki süreç başarıya ulaşırsa Ziya Hoca vizyonu, kendisine MEB’de Endüstri 4 ufkuna açılma yolu bulacaktır. Yoksa bu günü tarihe not düşün dilerseniz.

Kesinlikle ama kesinlikle Ziya Hoca istifasını sunacaktır.

Çünkü vizyon bir ufkun ürünüdür.

Ufuk ileridir, gelecektir.

Ufuk geleceğe bakmak, onu görmek ve ona göre bir yol haritası çizmektir. Rota belirlemektir.

Ve şu çok iyi bilinmelidir ki ufuk asla bulunduğumuz yer ve onun çevresi olamaz. Olursa döner döner dururuz.

Endüstri 4 çağına doğru gidiyorsak sunulanların biraz daha ufka bakan dürbünden kareler sunması gerekmez miydi?

Ama öyle değil.

Yalnızca etrafa bakan dürbünden kareler sunuldu.

Olması gerekenler yani.

Pekala olması gereken bu muydu?

Elbette hayır.

Lakin Ziya Hoca iyi niyetle Sayın Cumhurbaşkanı’nın liderliğine güvenerek bir yola çıkmıştır ve ufku görebilmektedir. Yalnız MEB -Ziya Hoca NAZIR ve HAZIR olmasına rağmen- merkezden taşraya o görülen ufka HAZIR VE NAZIR DEĞİLDİR. Bundan dolayıdır ki Bakan SELÇUK ‘önceliğim bu’ dedi. Ziya Hoca’nın ufkunu ve vizyonunu MEB kaldıramayabilirdi. Bu nedenledir ki Ziya Hoca’nın vizyonu ürkek ve çekingen davrandı. Onun içindir ki büyük bir devrim beklentisi boşa çıktı.
Dilerim, BU BEKLEME SÜRESİ BİZİM BİR TRENİ DAHA KAÇIRMAMIZA YOL AÇMAZ.

Ne diyor şair:



(...)  En azından üç dil bileceksin

En azından üç dilde

Ana avrat dümdüz gideceksin

En azından üç dil

Çünkü sen ne tarih ne coğrafya

Ne şu ne busun

Oğlum Mernus

Sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun.

Bedri Rahmi EYUBOĞLU


Saygılarımla...

Yusuf SEVİNGEN