Sayın Bakan Ortaya konulan üslup eğitimciler tarafından hoş karşılanmamıştır.
İnsan ilişkilerinin temelini iletişim oluşturur. İletişim konusunda uzman olunmasa bile kişinin kullandığı üslup kendisinin aynası gibidir. Üslup kişinin neyi, nasıl, ne zaman, yer ve mekâna da dikkat ederek kullandığı takdirde hem kendini ifade etme olanağına kavuşur hem de karşısındakileri daha kolay ikna edebilme fırsatı yakalamış olur. Geçmişten günümüze değin sık sık rastlanan iletişim kazalarının temelinde üstenci bir bakışın olduğunu görürüz. Bazen vali, bazen kaymakam, bazen müdür vb. gibi kendini yetkili görenlerin kullanmış oldukları tarz/yol/yöntem/üslup ile toplum tarafından sürekli eleştiri odağı haline gelmişlerdir. Bunun en son örneği Milli Eğitim Bakanı’nın Şanlıurfa ziyareti sırasında ortaya koymuş olduğu hal, tavırdır.
Neredeyse eğitimcilerin tamamı tarafından eleştirilen bu üslup düzeltilmediği sürece asıl tartışılması gereken konuyu ıskalamış oluyoruz. Eğitimin içinde bulunduğu sorunlu hali tartışmak ve çözüm üretmek yerine bakanın öğrenci ve velilerin bulunduğu bir ortamda müdürlerimize bu derce yüklenerek kendini sorumluluktan kurtardığını düşünüyorsa yanılıyordur. Genel olarak eğitimin sorunluluk halinin devam etmesi özelde Şanlıurfa’nın içinde bulunduğu çözümsüzlük halinin devam ediyor olmasının birinci sorumlusu Bakanlık olduğu unutmamak gerekir. Eğer sayın yetkililer eğitimin sorunlarını, hassaten de Urfa'da eğitimin sorunlarını ve sıkıntılarını merak ediyorlarsa sendika olarak kendilerine bu konuda bir sunum yapmaya her zaman hazırız. Sayın Bakanın zamanı yoksa bile yardımcıları ve danışmanları pekâlâ böyle bir araştırma ve soruşturma yapabilirler. Sanki her şey yolunda da tekil bir vakada bir aksaklık var gibi göstermek kişiyi makamın gerektirdiği mesuliyetten kurtarmaz. Deveye boynun neden eğri demişler, nerem doğru ki demiş. Eğitim hikâyesi biraz bu darbımesele benzemekte. Kaldı ki hukuk devletinde haklar ve sorumluluklar mevzuatla belirlenmiştir. Başka kişiler tarafından yapıldığında pekâlâ mobbing olarak değerlendirilebilecek bir hareket tarzı ve ilişki biçiminin Bakan tarafından alenen icra edilmiş olması da işin başka bir vahim boyutunu ortaya koymaktadır. Ortada bir ihmal varsa bunun hangi usulle soruşturulacağı acıktır. Bunun karşılığı asla makamın gücünü kullanarak icracı personele üstenci bir dil kullanmak, hatta azarlamak ve hakaret etmek değildir.
Eğitimin içinde bulunduğu çıkmazları konuşabilmek için öncelikle sorumlu makamların sorumluluklarının bilincinde olmaları gerekir. Gittiğiniz her yerde kullandığınız bu üslup sizi başarılı kılmaz. Gidişiniz bir sevinç kaynağı olmaktan ziyade bir üzüntü kaynağına dönüştüğünü bilmeniz gerekiyor. Bu tarz bu üslup eğitim camiasına yakışmamıştır.

Vehbi UZUNDAĞ
Özgür Eğitim Sen İl Temsilcisi