Yine geldi kayıt dönemi..

  Şimdi ortaya çıkacak demeçlerin önemi...

 Milli Eğitim Bakanımız Sn Mahmut Özer gelen şikayet içerikli sorulara,

" Kayıt parası alan müdürü yakarım." diye bir cevap verip kestirip attı. 

Zaten okullarda kayıt parası alınmadığı için sorun olmayacaktır.(!)

Gelin biz başka bir açıdan bakalım bağış sorunsalına..

Sorun sal, çözüm için Mevlam kayırsın.

‘En iyi okul eve en yakın okuldur.’ diyoruz ya…

Herkes uzak okullara gidip binlerce lira vereceği yerde, servis, yemek gibi çocuğuna harcayacağı birikimin bir kısmını mahalle okullarına destekte kullansa deniyor ya…

1- Böylece mahalledeki okul, tercih edilir hale gelecek iyileştirmeler yapar.

2- Trafik servis azlığı sebebiyle rahatlar… Bla bla bla..

Yalan…

Bu denilene kimse inanmıyor.

Herkes evladı için iyi okul, iyi öğretmen arıyor!

Buradan siyasiler ve üst bürokratlara sesleniyorum;

Desinler ki ‘Herkes kayıt bölgesindeki okula razı olsun.’

Amirler, okul müdürlerine kayıt ricasında (!) bulunmasın!

Okul müdürlerine,’ Bağış da alın ama kimseyi incitmeyin.’ denmesin…

‘Bak şu okul neler yapmış sen neden yapamıyorsun ?’ denmesin.

Okullarda standart için bütçeye öncelik verilsin!

Ödenek sorunu çözülsün.

‘Tavşana kaç tazıya tut’ denilmesin.

Adreste oturmadığı halde gözlerimizin içine baka baka yalan söyleyip ben burada oturuyorum diyen velilerin (!) dürüst yönetici kalmadı palavrasına inanılmasın.

 -Efendi efendi neye lâyıksan ona göre yönetilirsin. -

Nüfus memurlukları patır patır adres değişimine izin vermesin.

Sahte adres beyanı caydırıcı bir şekilde cezalandırılsın.

Herkes kervanı yürütmek için okul müdürlerini ezmesin.

Arzuhalimdir sevgili büyüklerim, okullara destek olmadan bağış almayın demek çözüm değil…

İstirhamımdır sayın müdürlerim, bağışı istismar edip vatandaşı ezmek ise hiç doğru değil…

Bu dönem de geçer.

Herkes miş gibi yapar.

Ömer Dinçerli cümleler kurulur.

Saygı duruşu.

İstiklal Marşı.

Kapanış.

Vesselam!