Bilindiği üzere 6528 Sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu ile Bazı Kanun ve    Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 14     Mart 2014 tarih ve 28941 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe     girdi. Kanun düzenlenmeden önce dershanelerle ilgili yeterince tartışma     yapıldı, yazıldı ve çizildi. Kamuoyunda olumlu bulanların yanı sıra     eleştirenler de oldu.

 

Kendimde kamuajans.com sitemizde, 07/02/2013     Tarihli yazımda dershanelerin kapatılması gerektiğini savunmuştum.

 

(http://www.kamuajans.com/yazarlar/mustafayildirim/ozel-dershaneler-
kapatilmali-mi-400525.html )

Ancak yasanın içerisinde İl Milli Eğitim Müdür Yardımcılarını ve İlçe Milli

Eğitim Müdürlerinin tamamını görevden alan maddenin yanı sıra dört yılını

dolduran okul müdürü ve müdür yardımcılarını da görevden alan maddeler

vardı.

 

Yeterince tartışılmayan ve eğitimcilerin beklemediği düzenleme kanun

taslağının yayınlanması ve kanunlaşmasından sonra da bir türlü

gündemden düşmedi. Tüm hararetiyle de tartışılmaya devam etmektedir.

Kanunun yöneticileri ilgilendirin maddelerinin tekrardan gözden geçirilmesi

gerektiğini düşünüyorum, hatta yeniden düzenlenebilir. Her ne kadar

657 sayılı DMK kanununda okul müdürlüğü ve müdür yardımcılığının

öğretmenlik görevinin yanında ikinci bir görev olarak tanımlanmasına

rağmen, 1999 yılından bu yana Okul Müdürlüğü atamaları sınava bağlı

olarak yapılmaktadır. Okul Müdürlüğü ve Müdür yardımcılığına sınav

ve değerlendirme formundaki kriterlere göre atanan yöneticiler

için bu bir kazanılmış haktır.

 

 

Görevlendirme şeklinde yapılacak düzenlemenin eskisinden daha

da iyi olacağını söylemek mümkün değildir. Öğretmen denetiminin

müfettişlerden alınarak okul müdürlüğüne bırakılmasından sonra Okul

müdürü yetkilerinin daha da arttırılması lazım diye düşünüyorum. Okul

Müdürlüğünün GİH sınıfına alınması gerektiğini birçok kişi dile getirmiştir.

Evet Okul Müdürleri GİH sınıfına alınmalıdır.

Okul müdürleri ve yardımcılarının atanmasında (atanması

diyorum görevlendirme doğru değildir) 2006 yönetmeliği çok

iyi ve uygulanmasında en az sorun yaşanan yönetmelik olduğu

görülmüştür. Tekrardan 2006 yönetmeliği uygulanabilir. Elbette

yasal düzenlemeler yapıldıktan sonra.

 

Diğer taraftan 15-20 yıldır yöneticilik yapan bir eğitimciyi

görevlendirmeyerek sınıfa göndermek, ondan öğretmen olarak iyi bir

verim beklemek ne kadar doğrudur. Burada şu soruyu sormak lazım -Bu

kişi öğretmen olarak mı daha verimli olur yönetici olarak mı?

Eğitim öğretim yılı sonuna yaklaştığımız şu günlerde kanuna göre

13 Haziranda dört yılını dolduran okul yöneticilerinin görevleri sona

ermektedir. Evet sona ermektedir, ancak bir tarafta neredeyse kanunun

tüm maddeleri Anayasa Mahkemesinde ve görüşülmeyi bekliyor. Şu

anda kanun yürürlükte ve süreç işliyor. Ancak uygulama için AYM

kararının beklenmesinin daha doğru olacağını düşünüyorum. Yazılacak

bir yazı ile yöneticilerin 13 Haziran sonrası görevlendirmeyle

görevlerine devam etmelerinin sağlanmasının daha doğru olacağı

kanaatindeyim.

 

Üstelik AYM'nin 12 Haziranda gündeme alacağı yönünde duyumlar

var. Duyum diyorum çünkü bu konuda bir resmi belge ya da gündem

maddelerine rastlayamadım. Kaldı ki 12 Haziran sonrası da görüşecek olsa

AYM kararını beklemek daha doğru olanıdır, çünkü kanunun uygulanması

telafisi güç sonuçlar doğurabilir.

Eğitim kuşkusuz çok önemli, eğitim paydaşları çok çok önemli. Son

söz olarak kanunun uygulanması ve yönetmelik için AYM KARARI

BEKLENMELİ! Diyorum. En derin saygı ve muhabbetler..

 

Mustafa YILDIRIM

Kamuajans.com/ÖZEL

 

Bu yazı/habere ait tüm haklar Kamuajans.com'a aittir. "Kamuajans.com" şeklinde link verilmesi

kaydıyla içerik kullanılabilir. Link vermeden yapılan alıntılar için yasal takip yapılacaktır.