Sn Cumhurbaşkanı 2023 hedeflerini anlatırken aya insan gönderme sekmesine paragraf açtı.

Bu hedefe İnsallah derken aya göndermek istediklerimin listesini yapmaya başladım bile.

Şaka bir yana ay sözcüğünden aydınlanma geldi ve bu satırları karaladım.

Herkesin kendi sevdiği entellektüeline yakıştırdığı bir güzel kelimeden söz edeceğim.

Aydın...

Diyor ya İsmet Özel;

İnsan bu, hangi dünyaya kulak kesilirse ötekine sağır...

Ötekine kulak verelim o zaman;

Sen yanmasan, ben yanmasam, biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar AYDINLIĞA...

Ve İbrahim gibi aydınlanmak ve aydınlatmak için  yanmayı göze alan Nazım diyor ki;

"Geçtim putların ormanından baltalayarak, ne de kolay yıkılıyorlardı.'

Aydın kelimesi çok güzel bir kelime.

 Bence Türkçecilik adına türetilen  kelimelerin en güzeli.

 Daha çok münevver kelimesinin karşılığı olarak düşünülmesine rağmen eski dildeki müverrih, müderris, muallim, mukallit, muharrir gibi aynı zamanda aydın olmayı da gerektiren kavramların hemen hepsi yerine kullanılıyor ve bu bakımdan hepsini kapsıyor.

 Güzel tarafı sadece bu değil. Hatta bu yönüyle pek çok ideolojik köre şemsiye oluyor.

Güzel yanı münevverden farkı...

 Münevver, Arapça nevr>tenvir kökünden geliyor ve aydınlanmış, ışığa kavuşmuş anlamına geliyor.

Bu yüzden bu kelimenin karşılığı olarak ziyalı kelimesi de kullanılmaya çalışıldı ama pek tutmadı.

Aydın ay kökünden türetilmiş bir kelime. Ay'ın ışık alarak aydınlanması ve aydınlatmasına atıf var bir taraftan. Bu açıdan münevver kelimesiyle eş anlamlı.

Ama esas fark aymak fiilinin kökünden türetilmiş olması ve bu yünüyle aymış, uyanmış, kendine gelmiş insan anlamı var.

İdeolojik körlükten, fanatizmden kurtulmuş insan demek yani. Bu da ancak okuyarak, düşünerek, sorgulayarak mümkün.

 Eskilerin deyimiyle tefekkür ve inkişaf ederek.

 Bence aydının bir başka önemli özelliği de içinde yaşadığı topluma, ülkesine, ailesine, gelecek nesillere, insanlığa, tüm dünyaya karşı hissettiği sorumluluk duygusu.

Sessiz aydın olmaz o yüzden.

Olmamalı.

 Aydın zor zamanlarda susuyorsa bu vasfını kaybediyordur.

 Mehmet Akif Ersoy kelimenin tam anlamıyla aydındır.

Aydın haksızlık karşısında susmaz,dilsiz şeytan olmaz.

Merhum Akif diyor ki;

Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.

Biri ecdadıma saldırdımı, hatta boğarım! ...
-Boğamazsın ki!
-Hiç olmazsa yanımdan kovarım.

......

Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!

Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!

Adam aldırma da geç git! , diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
....
İşte ben de bir eğitimci olarak  kamu kurumlarına yönetici atayanlara bir soru soruyorum;

 Yönettiğiniz kurum sizin fabrikanız olsaydı, aynı kişiyi yönetici olarak atar mıydınız?

Torpiline göz yumduğunuz kişiyi, fabrikanıza personel olarak alır mıydınız?

Ve adı mukaddes öğretmenim kendi evladınızın öğretmeni olur muydunuz?

Bu sorulara cevap verirken vicdanınız tatile çıkmıyorsa siz aydınsınız demektir.

O zaman selam olsun;

-Kuşlar yem yerken korkup kaçmasınlar diye yolunu değiştirenlere

-Elindeki çöpü çöp kutusu bulana kadar elinde
 gezdirenlere

-Tanımadığı insanlara nezaket gösterenlere

-Bağışlamayı ve özür dilemeyi bilenlere

-Sürekli kendinden bahsetmeyenlere

-Başkalarının adına utananlara

-Her şeyi bilmeyenlere

-Her konuda ahkâm kesmeyenlere

-Her konuda haklı çıkmaya çalışmayanlara

-Ben mi kurtaracağım bu dünyayı demeyenlere

-Nerede konuşulacağını bilenlere

-Nerede susulacağını bilenlere

-Bir yetimin, bir öksüzün gözyaşını silenlere

-Nefsinin değil vicdanının sesini dinleyenlere

-İlahi adaletten ayrılmayanlara

-Mazluma kalkan olanlara

-İnsan olarak geldiği dünyadan insan olarak gidenlere

-Hırs ile gözü kör olmayanlara

-Ve iyiliği yayıp kötülükten sakınanlara her daim selâm.

Yazmaya da devam vesselâm!

Erhan Ziya Sancar
Eğitimci Yazar