Kamuajans.com – AŞAMALI VE SEYRELTİLMİŞ EĞİTİM İLE HİBRİT EĞİTİM SÜREÇLERİNDE, ÖĞRENCİLERİN ÖĞRENME KAZANIMLARINA İLİŞKİN EKSİKLİKLERİNİN GİDERİLMESİNE YÖNELİK TAMAMLAYICI EĞİTİM PLANLARININ YAPILMASI HAKKINDA RAPORU (8-12 Şubat Mesleki Çalışma)

2020-2021 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINDA
AŞAMALI VE SEYRELTİLMİŞ EĞİTİM İLE HİBRİT EĞİTİM SÜREÇLERİNDE, ÖĞRENCİLERİN ÖĞRENME KAZANIMLARINA İLİŞKİN EKSİKLİKLERİNİN GİDERİLMESİNE YÖNELİK TAMAMLAYICI EĞİTİM PLANLARININ YAPILMASI HAKKINDA RAPORU

09.02.2021

Yapılan değerlendirmeler sonucunda salgın dönemine özel yoğun sorunlar karşısında aşamalı, seyreltilmiş, hibrit eğitim süreçlerinin denendiği ve bu denemeler içinde, öğrenciden, öğretmenden, aileden, teknik altyapıdan, daha genel olarak eğitim sistemimiz ve ekonomik durumlardan kaynaklanan bir dizi sorunlardan söz edilebileceği, ancak sorunun konjonktürel değil genel olarak ele alınması gerektiği sonucuna varıldı. Öngörülemeyen, belirsiz, kontrolü zor bu süreçler üzerinden çözüm üretmek yerine, eğitim sistemimiz, öğrenme - öğretme süreçlerimiz üzerinde kalıcı ve etkili çözümlere odaklanmamız gerekmektedir.

Öğrencilerimizin öğrenme kazanımları ile ilgili eksiklikleri salgın öncesine dayanan bir temel sorunumuz olup, salgın süreci bu eksiklikleri daha belirgin hale getirmiş ve açığa çıkmasını sağlamıştır. Salgın sonrasında bu eksikliklerin giderilmesi yüzeysel bir takım çalışmalarla mümkün görünmemektedir.

Bütün dünya covid-19 salgınından dolayı zor zamanlardan geçiyor, Öğrenmenin ve öğretmenin başka yollarının öğreniyoruz, Uzaktan eğitim, hibrit eğitim, dijital eğitim az ya da çok mesleğimizin bir parçası oluyor, Beklenmedik bu gibi durumların yaratıcılığımızın, hızlı harekete geçmemizin ve köklü değişikliklerin önünü açmasını bekliyoruz.

Salgın sonrası süreçte okullar ne olacak, nasıl bir eğitim sistemi ortaya çıkacak, öğretmenlerin rolü, görevi nasıl değişecek, yeni sorumluluklarımız, yeni sıkıntılarımız neler olacak soruları ile karşı karşıyayız. Hayatımız hızla değişiyor, öğrenci, öğretmen değişiyor, sınıf, okul değişiyor, hatta eğitim-öğretim anlayışı değişiyor. Salgın bu değişim sürecini hızlandırdı. Eğitimde radikal değişim de bu süreçte gerçekleşecek.

Oldukça kıt olan kaynaklarımızla elde ettiğimiz teknolojik araçlara çok büyük paralar ödüyor, yetmiyormuş gibi büyük zamanlar ayırıyoruz, fakat istediğimiz sonucu, istediğimiz faydayı sağlayamıyoruz. İnternetin, dijital teknolojilerin zararları üzerinde odaklanıp, ondan sakınmaktansa faydalarına odaklanıp, ona uygun sistemler, yazılımlar ve içerikler geliştirmeliyiz. Dijital ortamlar artık bir tercih değil kesinlikle bir zorunluluk halini alıyor. Her şeyde olduğu gibi eğitim ortamlarını da etkin ve verimli bir şekilde dijital olarak tasarlamak zorundayız.

Eğitim teknolojilerini sadece kullanmak değil, anlamak, tasarlamak ve geliştirmek zorundayız. Eğitim teknolojilerini sadece kullanmak ile yetinen sistemler etkisiz hale gelecektir. Öğretmenlere, teknolojinin doğru yerde, doğru biçimde kullanılmasını öğretebilmek için verilecek birkaç günlük hizmet içi eğitimlerle istenen düzeye ulaşılmasının oldukça zor olduğu görülmektedir. Gençlerimizi, teknolojiyi anlamayı, tasarlamayı ve geliştirmeyi esas alan bir anlayış ile yetiştireceğimiz yeni ortamlara ihtiyaç var.

Bu çerçevede, gönüllülük içinde çalışılan ve eğitim için sorumluluk almaktan kaçınmayan eğitimcilerle, eğitim 2023 vizyon belgesinin felsefesine uygun, eğitim ve teknoloji alanında dünyadaki gelişmeleri takip eden, eğitim sistemimize uyarlayan, yeni tasarımlar yapan ve bunu sürekli geliştiren, öğretmenlere aktaran, herkes için destekleyici, yaparak, yaşayarak ve sorgulayarak sürekli geliştirilen, güvenli öğrenme, araştırma, geliştirme ve uygulama ortamları oluşturulmalıdır. Her ilçede “Eğitim Tasarımları Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Merkezleri” (Dijital Dönüşüm Merkezleri) kurulmalıdır.

Bu merkezlerde bilişim teknolojileri rehber öğretmenleri görev ve sorumluluk almalı ve görevleri dijital dönüşüm aktörleri olarak yeniden tanımlanmalıdır.

Eğitim için yoğun teknoloji kullanımı, işbirliği, iletişim, üretim ve paylaşım ortamlarının tamamen dijitalleşmesinin sağlanması ve yalın üretim felsefesi uygulamaları ile kazanılacak zamanın ve ortaya konan tasarrufların öğretmenleri esas işi olan insan yetiştirme ve değere odaklanmasına yol açacaktır

Dijital Kültürün yaygınlaştığı eğitim ortamlarına dönüşümün sağlanması, Inovasyon güdümlü eğitim programlarının yaşama alınması, değişime ayak uydurmak, sabit eğitim programlarından vazgeçmek, inovasyon döngüsüne dayanan eğitim programları, yeni eğitim teknolojileri ve yaklaşımlarının kullanılması, sanal simülasyon sistemleri (Artırılmış gerçeklik ile gerçek dünyanın entegrasyonu) ile zenginleştirilmiş eğitim programları gibi, uzaktan eğitim teknolojileri ve bilgisayar tabanlı yeni öğrenme süreçlerinin uygulanması, kişiselleştirilmiş eğitim ortamlarının devreye alınması gerekmektedir.

Modelini ülkemiz eğitim sistemine uyarlamalı, öğretmenlerin mesleğe hazırlanması ve hizmetiçi eğitimlerini, öğrenme-öğretme faaliyetlerini sürece yayarak saha çalışmasına döndürmeliyiz.

İnsani ve ahlaki temel değerler ışığında İnsan odaklı uygulamalar geliştirmeli, yapılan her faaliyeti tanımlayıp, süreçlerle yönetilir hale getirmeli ve ölçme değerlendirme sistemleri ile sürekli geliştirmeliyiz,

Eğitim ve eğitim teknolojileri alanında dünyada meydana gelen değişiklikleri takip etmeli, sistemimize uyarlanmasını, geliştirilmesini ve uygulamasını sağlamalı, eğitimde dijital dönüşüm için bilgi iletişim teknolojilerini yoğun ve etkin bir şekilde kullanmalıyız.

İmece ile sürekli geliştirilen ders planları, bu planlarla uyumlu ders etkinlikleri ve uygun ders materyalleri oluşturarak öğretmene zaman kazandırmalı, onlara öğretim becerilerini sergilemek için fırsatlar oluşturmalıyız,

Öğretim programları eleştirel bir anlayışla ele alınmalı ve sürekli geliştirilerek etkin bir şekilde uygulamaya geçirilmesini sağlamalıyız,

Ders içeriklerinin öğretim programları çerçevesinde sahada çalışan branş öğretmenleriyle sürekli geliştirilmesini ve ders kitaplarının güncel ve uygulanabilir olmasını sağlamalıyız,

Öğretmen ve öğrenciler arasında düşünme becerisini geliştirmeli, bilgi temelli bireysel beceri ve yetkinliklere odaklanarak, toplumsal bir faydaya dönüştürmeliyiz.

Zümre çalışmalarını etkin ve işler hale getirerek öğretmenler arasında dayanışma ve işbirliği zemininde işleyen bir yapı ve sistem ortaya koymalıyız.

Fatih projesi kapsamında oluşturulan Eğitim Bilişim Ağının (EBA) işleyişine kaliteli içerik ve materyal hazırlayarak destek vermeliyiz,

Eğitim ve MEB 2023 vizyon belgesi hedefleri doğrultusunda, süreçlerle yönetilen, öğretmeni ve öğrenciyi hedef alan, insan odaklı, bir öğrenme iklimi içinde, açık, sade, ulaşılabilir, paylaşımcı, sürekli yenilenen, sürdürülebilir, modüler bir sistem ortaya konmalıdır.

Çeşitli koşullar nedeniyle uzaktan eğitime erişemeyen, erişme imkânı olsa bile uzaktan eğitim araçlarını etkin kullanamayan öğrencilerin de olduğu göz önünde bulundurularak risk altındaki gruplara yönelik yürütülecek çalışmaların hızla planlanması ve paylaşılması gerekmektedir.

Bu süreçte karşılaşılan zorluklardan bazıları şunlardır;

Öğrencilerin evlerinde limitsiz internetin olmaması,

Ailelerin canlı derse katılımı fazla önemsememesi,

Eba Tv’ nin takibinin yapılmaması,

İnternet bağlantı ve ses problemleri,

Aynı ailede birden fazla öğrencinin aynı anda canlı dersinin olması,

Bilgisayar ve tablet yetersizliği,

Seyreltilmiş eğitimde ders saatinin az olması,

Sözleşmeli öğretmenlik sözlü sınav sonuçları açıklandı Sözleşmeli öğretmenlik sözlü sınav sonuçları açıklandı

Öğrenmenin pekiştirilmesi için süre yetersizliği,

Kazanımların sürelerinin azaltılamaması,

Tüm bu zorluklara ve sıkıntılara rağmen mesleğini seven öğretmenler olarak öğrencilerimizi en iyi şekilde yarınlara hazırlama azminde ve kararlılığındayız ve eğitim öğretimin devam etmesinin öğrencinin menfaatine olduğu,okulda yüz yüze eğitimin gelmelerinin çok önemli olduğu gözlenmiştir.

3/ A Sınıfı Öğretmeni

BARIŞ KAVŞUT

UYGUNDUR

09.02..2021

…………………….

Okul Müdürü

WORD BELGESİ OLARAK İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ