28.03.2021, 13:49

Aşağılık Kompleksi Ya Da Öğrenilmiş Çaresizlik

Dün bizim çocuklar Hollanda'dan sonra Norveç'i  de futbolda dize getirdi.

Norveç futbol direktörü Türkiye'yi anlayamıyoruz, garip bir roman gibiler.

Acaba uluslar ligindeki looser (kaybeden)Türkiye mi yoksa Hollanda veya Fransa'yı dize getiren bir  Türkiye mi ?

Bunu saha da göreceğiz demişti.
Nitekim gördüler.

Aşağılık kompleksi, bireysel psikoloji ekolünün kurucusu Alfred Adler tarafından ortaya atılan ve kişinin bazı yönlerden kendini diğerlerinden aşağı hissetmesine neden olan karmaşasına verilen addır.

Bu komplekse sahip kişilerde genellikle kendini ispat etme çabası görülür.

Sıklıkla farkına varılmaz ve telafi etme düşüncesi kişileri eziyet içine sürükler ve şaşırtıcı bir kazanım veya aşırı bir antisosyal davranışla sonuçlanır.

Özgüven eksikliği, saplantı bozuklukları, kültürel yozlaşma ve aşağılık kompleksinin nedenleri arasında gösterilebilir.

Psikiyatrik bir hastalıktan çok psikolojik bir durumdur.

Alfred Adler, bütün gelişme dönemi süresince çocuğun ebeveyni ve genel dünyayla ilgili bir yetersizlik duygusu hissettiği kavramını geliştirmiştir.

Hastanın kompensasyon için gösterdiği psikolojik veya fiziki çabaların sonuçsuz kalmasıyla psikonevrozlar gelişir; hasta başarısızlıklarını örtbas etmek ve başkaları üzerinde bir güç kazanmak için bu semptomlarını kullanır.

Çok kere depresyonla birlikte beliren aşağılık duygularına emeklilikte ve yaşlılıkta sık rastlanır.

Bu vakalarda hasta kendisine saygısını önemli derecede kaybetmiştir.

Kişi toplumsal bakımdan düştüğünü, ve önemsiz kaldığını hisseder ve böylece paranoid reaksiyon tipleri gelişebilir.*

Toplumsal genlerimize indiğimizde, zorluk karşısında el ele verdiğimizde kenetlendiğimizde ,aşamayacağımız engel kazanamayacağımz savaş olmadığını defalarca gördük.

Bunu çok iyi bilen, tırnak içinde söylüyorum "dış güçler", Siz Türkler yapamazsınız, başaramazsınız ve  iç ses; abi bizden bir şey olmaz.. önermelerini bilinçaltımıza yerleştirdiler.

Bizim annemizden, babamızdan ,tarihimizden atalarımızdan, utanmamız gerektiğini yaptıkları filmlerle, dizilerle, sit komlarla zihinlerimize işlediler .Bizi medeni Avrupa karşısında Barbar Türkler pozisyonuna düşürdüler

Ortadoğu bataklık deyimini, biz Türklerin ne kadar işe yaramaz olduğunu yıllarca alt benliklerimize işlediler.

Çaresizliği bize aşıladılar.Öğrenilmiş çaresizlik elimizi,kolumuzu görunmez zincirlerle bağladı.

Fil yavrusunu kaçmaması için bir kazık ve ip ile ayağından yere bağlarlar.... Büyüdükçe kazık ve ipi küçük bir ayak darbesi ile kopartabilecek güce ulaşır. Ancak fil onu koparabileceğini asla düşünmez.
Çaresizlik file dayatilmıştır.

Cam tavan sendromunu bilir misiniz?

Kişisel gelişim alanında uzman bir doktor olan David J. Schwartz tarafından yapılan bir deney sonucunda bu isimle anılmaya başlayan bir sendromdur.

Cam tavan, bireylerin başarılarını ve potansiyellerini ulaşılmaz kılan görünmez bir engelin metaforik tanımıdır.

Bu nedenle kişilerin kendi potansiyellerinin farkında olması ve kendi zihinlerindeki engelleri aşmaya çalışması büyük önem taşır.

Cam tavan sendromunun insanların zihninde ve yaşamlarında yarattığı etkileri daha iyi anlayabilmek için bu deneyin çıkış noktasına ve günlük hayattaki karşılıklarına göz atabilirsiniz.

Cam Tavan Sendromu ve Öğrenilmiş Çaresizlik David J. Schwartz önderliğinde çalışmalar yürüten bir grup bilim adamı, pireler üzerinde yaptıkları deneylerde her pirenin farklı yüksekliklere zıplayabildiğini fark eder.

Bu farklılık, cam tavan sendromunun da çıkış noktasını doğurur.

Pirelerden bazılarını bir cam fanusun içine koyan araştırmacılar, fanusun tabanından 30 cm yüksekliğe camdan bir tavan yerleştirilir. Daha sonra fanusun tabanını ısıtmaya başlarlar.

Sıcaklık arttıkça pireler de fanustan kurtulmak için zıplamaya başlar.

Ancak hepsi, 30 cm’lik yüksekliğe ulaştığında cam tavana çarparak tekrar yere düşer.

Defalarca zıplamalarına yani başarmaya çalışmalarına rağmen, ne olduğunu anlayamadıkları bir şey onlara engel olmaktadır.

Araştırmacılar bir süre sonra pirelerin en fazla 30 cm yüksekliğe, yani cam tavana çarpmayacak ölçüde zıplamaya başladığını fark eder.

Pireler kaçmalarına engel olan ve tanımlayamadıkları cam kapaktan kendilerini korumayı öğrenmiştir.

Belirli bir sürenin sonuna gelindiğinde, araştırmacılar fanusun cam kapağını kaldırır ve tekrar fanusun tabanını ısıtmaya başlar.

Pirelerin önünde artık kaçmaları için hiçbir engel yoktur. Fakat artık hiçbir pire 30 cm’den daha yükseğe zıplamaz.

Artık zihinlerinde, daha yükseğe zıplasalar da başaramayacaklarının bilgisi vardır.

Cama her çarptıklarında hissettikleri acı, onlara hiçbir koşulda 30 cm’den yükseğe zıplamamaları gerektiğini öğretmiştir. Bu yüzden ne engelin kalktığının ne de bir adım ötelerinde özgürlüğün olduğunun farkına varabilerler. Bu deney, pirelerin bir eylemi başaramayacaklarını öğrendiklerinin kanıtı olarak tarihe geçer.

Pire deneyinden yola çıkılarak tanımlanan cam tavan sendromu, 1969 yılında Wall Street Journal’da yer alan bir makale sayesinde tüm dünyada duyulur.

Dr. David J. Schwartz, bir eylemin imkânsız olduğuna inandığınızda zihninizin bu inancı haklı kılmak ve kanıtlamak için çabalamaya başladığını söyler. 

Aksine, bir şeyi başaracağınıza dair inancınızı canlı tuttuğunuzda ise zihniniz bu başarıyı gerçeğe dönüştürmenin yollarını aramaya başlar. Pire deneyi sonucunda literatüre kazandırılan cam tavan sendromu, birey psikolojisinde öğrenilmiş çaresizliğe karşılık gelir.

Bir insanın potansiyelini konumlandırdığı nokta, bir başka deyişle hayallerinin uzandığı en üst sınır, onun cam tavanıdır. 

Her insanın cam tavanının konumu hayattaki tecrübelerinden, öğrendiklerinden ve kişiliğinden süzülerek oluşur. 

Bir eylemi başarmak için çabalasanız da amacınıza ulaşamayacağınızı düşünürseniz, defalarca çabalamaktan vazgeçersiniz. Bu vazgeçiş, öğrenilmiş çaresizliğin ve birçok hayalin başarıya ulaşmamasının temel nedenidir.

Başarısızlığı kabullenmek, çaba faktörünü ortadan kaldırır.

Ayrıca, öğrenilmiş çaresizlik bireyin söz konusu durum ya da eylem hakkında artık öz güvenini yitirdiğini gösterir.

Yıllardır medya gücü ile, şimdi de sosyal medya gücü ile verilen subliminal mesajlarla bizden bir şey olmaz abi mi diyeceğiz yani etrak-i bi idrak mı olacağız ya da silkinip bize dayatılan prangalardan kurtulup biz buradayız bir aradayız mı diyeceğız?

Bizim cocuklar haftaya Letonya'yı da yenerse bu amaca hizmet etmeye devam edecek.

Ya sizin çocuklar ne alemde?

Erhan Ziya SANCAR
Eğitimci-Yazar

Yorumlar (15)
Temel KURT 4 hafta önce
Çok doğru tespitler
Hüseyin Coşar 4 hafta önce
Merhaba hocam. yazı ve konusu güzel...
Mustafa 4 hafta önce
Bizim toplum olarak sorunumuz, zoru seviyoruz. Yumurta dayanması misali. Ya Allah bismillah yardiriyoruz. Plan program düzen sorununuz var. Bize gaz ver gerisini hallederiz.
Abidin Merdan 4 hafta önce
Kalemine sağlık güzel insan.
Hilal 4 hafta önce
Hocam şu sıralar tamda bu modda iken ,bu yazınız o kadar iyi geldi ki anlatamam. Çok teşekkürler kaleminize sağlık .
Hülya Söğüt 4 hafta önce
Çok güzel tespitler, çok başarılı bir yazı emeğinize sağlık
Şerafettin YEĞEN 4 hafta önce
Beğendim. Şimdi yapılanlardan belli deyilmi?
Bahattin Taşğın 4 hafta önce
Çok güzel tespitler yapmışsınız hocam
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
16
az bulutlu
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 34 72
2. Fenerbahçe 34 69
3. Galatasaray 34 66
4. Trabzonspor 35 60
5. Hatayspor 34 53
6. Alanyaspor 34 52
7. Gaziantep FK 33 51
8. Sivasspor 34 51
9. Karagümrük 34 50
10. Göztepe 35 47
11. Rizespor 34 42
12. Antalyaspor 35 42
13. Konyaspor 34 41
14. Ankaragücü 34 38
15. Malatyaspor 34 37
16. Kasımpaşa 34 37
17. Kayserispor 34 35
18. Erzurumspor 35 34
19. Başakşehir 33 33
20. Gençlerbirliği 34 32
21. Denizlispor 34 27
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 31 61
4. Altay 31 57
5. İstanbulspor 31 57
6. Altınordu 31 53
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Ümraniye 31 47
9. Tuzlaspor 31 47
10. Bursaspor 31 43
11. Bandırmaspor 31 39
12. Boluspor 31 38
13. Balıkesirspor 31 35
14. Adanaspor 31 34
15. Menemenspor 31 31
16. Akhisar Bld.Spor 31 26
17. Ankaraspor 31 23
18. Eskişehirspor 31 8
Takımlar O P
1. Man City 33 77
2. M. United 32 66
3. Leicester City 31 56
4. Chelsea 32 55
5. West Ham 32 55
6. Tottenham 33 53
7. Liverpool 32 53
8. Everton 31 49
9. Arsenal 32 46
10. Leeds United 32 46
11. Aston Villa 31 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 32 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 32 34
17. Burnley 32 33
18. Fulham 33 27
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Real Madrid 32 70
2. Atletico Madrid 31 70
3. Sevilla 32 67
4. Barcelona 30 65
5. Real Betis 32 49
6. Villarreal 32 49
7. Real Sociedad 31 47
8. Osasuna 32 40
9. Granada 30 39
10. Athletic Bilbao 31 38
11. Celta de Vigo 31 38
12. Levante 32 38
13. Cádiz 32 36
14. Valencia 32 35
15. Getafe 31 31
16. Deportivo Alaves 32 30
17. Real Valladolid 31 28
18. Huesca 31 27
19. Elche 32 27
20. Eibar 31 23