22.11.2020, 15:04

Ana Sınıfı Neden Hayal Oldu?

Okul öncesi eğitim; doğumdan ilköğretimin başlangıcına kadar olan çocukluk dönemini (0-6 yaş) kapsayan, bu çocukların zihin, dil, sosyal, duygusal ve bedensel gelişimini destekleyerek, tutum ve davranışlarını etkileyerek kişiliğinin temellerinin atıldığı ve ilköğretime hazırlandığı eğitim sürecidir.

Okul öncesi eğitimin en önemli işlevi çocuğu gelecek yaşama hazırlamaktır. Çocuğun okul öncesi dönemden sonraki en yakın geleceği ilköğretim dönemidir. Çocukların ilköğretim döneminde istenilen bilgi, beceri, tutum ve davranışları yerine getirebilmeleri önceki yaşantılarında kazandığı deneyimlerle oluşmaktadır. Çocukların kazanmış olduğu deneyimlerde okul öncesi eğitim büyük öneme sahiptir. Okul öncesi eğitim alan çocuklar okuma-yazma-aritmetik beceriler yönünden okul öncesi eğitim almayan çocuklara göre daha avantajlıdırlar. Bu yüzdendir ki okul öncesi eğitim, eğitim sürecinin temelidir, yapı taşıdır, harcıdır. 

Son günlerde okul öncesi kurumların beş gün yüz yüze eğitime devam etmesi ve bunun üzerine farklı farklı tartışmalar yaşanırken ben de bu konuyla ilgili kendi çocukluğumu, neden ana sınıfına gitmediğimi ve öğretmen davranışının kişinin hayatına etkisi üzerine yazmak istedim.

Yukarıda ana sınıfının bu denli önemli olduğunu, eğitim sürecinin temel taşı olduğunu dile getirdim. Pekiyi ben neden bu deneyimi yaşamayı tercih etmedim, neden ilkokula başladığımda daha avantajlı olmayı istemedim, neden yazımın başlığında benim için ana sınıfı hayal oldu dedim? Başlamadan bitti. İşte bunu siz değerli okuyucularıma anım üzerinden anlatmak istiyorum. Bu anı aslında yine öğretmenin gücünü anlatan bir yazı olacak. 2 farklı durum, 2 farklı tavır ve 2 farklı etkiyi göreceksiniz.

Çocukluğumda oyuncakları hiç sevmezdim. Hatta bebeklik oyuncaklarım bile hala duruyor. Kısmetse bizim ufaklık oynayacak. Mahallede herkes anaokuluna gidiyordu. Annem beni de yazdırmak istiyor, ben ise gitmek istemiyordum. ”Orada hep oyuncaklar var, ben oyuncaklar istemiyorum.” diyordum. Annem ne yapıp edip beni en azından ana sınıfının kapısından bakmaya, bir günümü orada geçirmeme ikna etmişti. Okul müdürü ve ana sınıfı öğretmeni ile önceden görüşmüş, durumu izah etmiş. O gün, annem benden daha heyecanlı bir şekilde okula gittik. Girişte okul müdürü ile karşılaştık. Soğuk bir yüz ile “Merhaba.” dedi sadece ve geçti. Okuldan içeriye girdiğimizde solda, merdiven altında bir sınıftı anasınıfı. Kapıda bir teyze vardı ve “Gel, oğlum.” dedi. Aslında onu sevmiştim. Tam o sırada içeriden bir ses geldi. ”Fatma Hanım al şu çocuğu tuvalete götür, bıktım artık bunun çişinden de kendisinde de …” İşte benim için ana sınıfı bu cümleleri, bu tavrı, bu bakışı görünce başlamadan sona erdi. Annemin elinden çeke çeke istemiyorum diye diye eve götürdüm. 

Aradan 1 yıl geçti ve bu kez artık 1. sınıfa başlayacaktım. Ana sınıfı öğretmeninin o sinirli tavrından dolayı heyecan ve korku karışımı duygularla annemin ve babamın elinden sıkı sıkı tutmuş şekilde okula ilerliyordum. Okul bahçesinde mahalleden arkadaşım Haktan da vardı. Annem ile Haktan’ın annesi konuşurken ikimizin de 1-C sınıfında olduğumuzu duyunca Haktan ile çok sevindik. Haktan’ın annesi “Müeddet öğretmen çok iyi bir öğretmendir, çok şanslıyız.” deyince heyecan ve mutluluğum artmaya, korkum ise yok olmaya başladı ama hala tereddütlerim vardı. Sınıflarımıza girecektik. Sınıfın kapısında orta yaşlı, hafif topluca, tatlı yüzlü, güleç, elinde şekerler, çikolatalar olan bir “anaç” insan vardı. Ben yine önce ana sınıfındaki Fatma Hanım gibi bir teyze diye düşünecek oldum ama bu anaç insan fazlasıyla da şık giyimliydi. Bütün veliler etrafındaydı. O sırada yumuşak ama keskin bir ses tonuyla “Hanımlar, haydi bakalım açın benim etrafımı da ben artık yavrularıma kavuşayım.” dedi. Bahçede artan heyecan ve mutluluğum katlanmış, artık sınıfıma girmek için can atar bir hale gelmiştim. O ses tonunda, o yüzde;  sevgiyi, samimiyeti, sahiplenmeyi, alçak gönüllülüğü, geleceği, başarıyı hissetmiştim. Gerisini anlatmaya bile gerek yok. Son derece güler yüzlü, candan, sevgi dolu bir şekilde Müeddet Öğretmen hepimize tek tek sarılıp öpüyor, şekerler, çikolatalar veriyor ve “Yuvamıza hoş geldiniz yavrularım.” diyordu.

İşte benim okula, okul yaşamıma mutlu bir başlangıç yapmamı okul ve öğretmenle barışmamı, küskünlüğümü, korkularımı, kaygılarımı yenmemi sağlayan an ve öğretmenim, Müeddet Öğretmen. Yavrularım demesi, güler yüzle içten bir şekilde karşılaması, tek tek sarılması, öpmesi işte bu sevginin gücü. Bu gücün önünde ne durabilir ki… Bu iş sahte sevgi sözcükleriyle, yüzde makyajla kapatılan kusurlar gibi rol yaparak olacak bir şey değildi. Bunu ancak önce kendisini, ardından hayatı ve en önemlisi de yaptığı mesleğin kutsallığını hisseden ve mesleğini seven bir öğretmen yapabilirdi. Teşekkürler öğretmenim.

Erkin SAÇAR
Eğitimci Yazar / Türkçe Öğretmeni
Instagram: @liderimogretmenimkitabi ve erkinsacar
Twitter: @ErkinSacar
Gmail: erkinnsacar@gmail.com
Yorumlar (3)
Ezs 4 ay önce
Kalemine sağlık güzel ADAM
Gaziantep 4 ay önce
Gaziantep anaokulu pastel boya demek çizgi film demek yardımcı kaynak halk iyunlari için idarenin komisyon alıp rant sağlaması demek..Gaziantep anaokulu bay bayan idareci aklıma geldi midem bulandi
Okul Öncesi 4 ay önce
Kimi öğretmenler sevgiyle çocuğa dokunur o çocuk hayatının tüm kademelerinde başarılı olur (bu yapıda eli öpülesi öğretmen çok çok az),öğretmenlerin çoğunluğu ise meslek aşkı olmadan sadece geçim için işi yaptıkları için çocukların ruhuna dokunamadıkları gibi çoğu çocuğu eğitim hayatından da soğuturlar, başarısızlığın temelini attırırlar çocuğa.
12
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 27 57
2. Beşiktaş 26 57
3. Fenerbahçe 27 55
4. Trabzonspor 27 51
5. Hatayspor 27 46
6. Alanyaspor 27 43
7. Gaziantep FK 27 43
8. Karagümrük 27 41
9. Göztepe 27 36
10. Antalyaspor 27 35
11. Sivasspor 26 33
12. Konyaspor 26 32
13. Malatyaspor 27 31
14. Kasımpaşa 27 29
15. Kayserispor 26 28
16. Rizespor 27 28
17. Başakşehir 27 26
18. Erzurumspor 27 26
19. Ankaragücü 26 23
20. Denizlispor 26 21
21. Gençlerbirliği 26 21
Takımlar O P
1. Giresunspor 24 53
2. Samsunspor 24 50
3. İstanbulspor 25 47
4. Altınordu 24 44
5. Adana Demirspor 24 42
6. Altay 24 41
7. Tuzlaspor 24 41
8. Ankara Keçiörengücü 25 40
9. Bursaspor 24 34
10. Bandırmaspor 24 31
11. Ümraniye 24 31
12. Adanaspor 24 26
13. Boluspor 24 26
14. Menemenspor 24 26
15. Balıkesirspor 24 25
16. Akhisar Bld.Spor 24 19
17. Ankaraspor 24 15
18. Eskişehirspor 24 7
Takımlar O P
1. Man City 27 65
2. M. United 27 51
3. Leicester City 27 50
4. Chelsea 27 47
5. Everton 26 46
6. West Ham 26 45
7. Liverpool 27 43
8. Tottenham 26 42
9. Aston Villa 25 39
10. Arsenal 26 37
11. Leeds United 26 35
12. Wolverhampton 27 34
13. Crystal Palace 27 34
14. Southampton 26 30
15. Burnley 27 29
16. Brighton 26 26
17. Newcastle 26 26
18. Fulham 27 23
19. West Bromwich 27 17
20. Sheffield United 27 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 24 58
2. Barcelona 25 53
3. Real Madrid 25 53
4. Sevilla 24 48
5. Real Sociedad 25 42
6. Real Betis 25 39
7. Villarreal 26 37
8. Granada 25 33
9. Levante 25 32
10. Athletic Bilbao 24 30
11. Valencia 26 30
12. Celta de Vigo 25 30
13. Osasuna 25 28
14. Getafe 25 27
15. Cádiz 25 25
16. Eibar 25 22
17. Real Valladolid 25 22
18. Deportivo Alaves 25 22
19. Elche 24 21
20. Huesca 25 20