Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) öğretmenleri asılsız ihbarlara karşı korumak amacıyla devreye aldığı "Otomatik Kamu Davası" dönemi, dijital dünyadaki şikayet kültürünü tehlikeli bir boyuta taşıdı. CİMER üzerinden yapılan yalan beyanların ağır hukuki yaptırımlara bağlanmasıyla geri adım atan bazı art niyetli kişiler, hınçlarını popüler şikayet platformlarında "kimlik ifşa ederek" almaya başladı.
CİMER Kapısı Kapandı, Şikayet Siteleri "Hedef Tahtası" Oldu
Yeni düzenlemeyle birlikte, CİMER’e yapılan asılsız şikayetler anında yargıya taşınırken; veliler "kamu görevlisine iftira" ve "suç uydurma" suçlamalarıyla hakim karşısına çıkıyor. Bu yaptırımdan çekinen ancak şikayetinden vazgeçmeyen kesimler, denetimin daha gevşek olduğu dijital platformlara yöneldi.
Bu mecralarda yapılan paylaşımlar, bir "hak arayışı" olmaktan çıkıp doğrudan birer dijital linç kampanyasına dönüşüyor.
Okul Web Siteleri "İstihbarat" Kaynağına Dönüştü
Kötü niyetli kullanıcıların uyguladığı yöntem ise oldukça sinsi bir işleyişe sahip. Doğrudan isim soyisim yazarak filtrelemeye takılmak istemeyen kişiler, öğretmenleri şu yöntemle deşifre ediyor:
Paylaşımda okul adı, branş ve öğretmenin isminin baş harfleri veriliyor.
Web Sitesi Eşleşmesi: Bu kısıtlı bilgileri gören diğer kullanıcılar, okulun resmi web sitesindeki "Kadromuz" bölümüne giriyor. Branş ve harf eşleşmesiyle öğretmenin tam ismi, fotoğrafı ve görev yeri saniyeler içinde tespit ediliyor.
Uzmanlardan Uyarı: "Bedeli CİMER’den Daha Ağır Olabilir"
Hukukçular ve eğitim uzmanları, şikayet sitelerinde yapılan bu örtülü veya açık ifşaların çok ciddi sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıyor.
"İsim vermeden de olsa bir kişiyi tarif ederek hedef göstermek, Türk Ceza Kanunu ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında suç teşkil eder. Bu durum sadece tazminat davalarını değil, hapis cezasına kadar uzanan bir yargı sürecini başlatabilir."