Türkiye, Şanlıurfa Siverek’in ardından Kahramanmaraş’tan gelen 9 ölümlü okul katliamıyla sarsılırken, eğitim camiasında "güvenlik" krizi derinleşiyor. Öğretmenlerin kitlesel iş bırakma kararı ve okullardaki belirsizlik, öğrenciler için yeni riskleri beraberinde getirdi.
Sendikaların Boykotu ve Okullardaki Güvenlik Boşluğu
Ayser Çalık Ortaokulu’ndaki facianın ardından, tüm öğretmen sendikaları 16-17 Nisan tarihlerini kapsayan iş bırakma eylemi başlattı. Ancak okulların resmi olarak tatil edilmemesi, ciddi bir yönetim krizine yol açtı. 16 Nisan Perşembe günü, eylem kararına destek veren velilerin büyük çoğunluğu çocuklarını okula göndermedi. Buna rağmen, okula gelen az sayıdaki öğrenci, öğretmenlerin sınıflarda olmaması nedeniyle okul bahçelerinde ve koridorlarda korumasız kaldı.
Ali Yalçın: "Eğitme Ara Verilsin"
Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, yaşanan travmanın boyutlarına dikkat çekerek, Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) çağrıda bulundu. Yalçın, hem güvenlik zafiyetinin giderilmesi hem de yas sürecinin sağlıklı yürütülmesi adına eğitim-öğretime acilen ara verilmesi gerektiğini savundu.
Okul İdarecileri Çıkmazda: "Öğrencileri Kendi Başına Gönderemeyiz"
Sahadan gelen bilgiler, okul yöneticilerinin zor anlar yaşadığını gösteriyor. Öğretmenlerin eylemde olması sebebiyle derse giremeyen öğrenciler için idareciler gerekli önlemleri almaya çalışıyor. Okula gelen öğrencileri evlerine göndermek isteyen müdürler, birçok veliye telefonla ulaşamıyor. Okul yönetimleri, ulaştıkları velilerden çocuklarını teslim almalarını isterken, ulaşamadıkları öğrencileri okulda bekletmek zorunda kalıyor.
Beklenti: 17 Nisan Cuma Günü İdari İzin
Veliler ve öğretmenler, sahadaki bu kargaşanın daha fazla riske yol açmaması için Milli Eğitim Bakanlığı’ndan net bir adım bekliyor.