Irmak Öğretmenin Ölümündeki Sır Perdesi Aralanıyor: Adli Soruşturmada Çarpıcı Gelişmeler

Ağrı'da evinde ölü bulunan 28 yaşındaki Irmak Ayşe öğretmenin ölümüyle ilgili sır perdesi aralanıyor. Soruşturmayı derinleştiren savcılık; mobbing, haksız tayin ve adli dava süreçlerini incelemeye aldı.

​Ağrı’nın Hamur ilçesinde, 7 Haziran’da evinde cansız bedeni bulunan 28 yaşındaki okul öncesi öğretmeni Irmak Ayşe Koparan’ın trajik kaybı, adli makamları harekete geçirdi. Genç öğretmenin vefatının ardından sosyal medyada çığ gibi büyüyen "mobbing, usulsüz tayin ve intihara sürüklenme" iddiaları üzerine, Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmanın seyrini değiştirecek kritik adımlar attı.

​Soruşturmayı derinleştiren savcılık; okul yönetimiyle yaşanan gerilimlerden idari yer değişikliklerine, merhumun sağlık geçmişinden özel hayatına kadar tüm detayları çok yönlü olarak mercek altına aldı.

İlk Adım: Okul Müdürü Gözaltına Alındı

​Siber suçlar ve sosyal medya ihbarlarını değerlendiren savcılık, Irmak Ayşe öğretmenin görev yaptığı okulun müdürü Melahat İ.’yi gözaltına alarak sorguladı.

​Emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılan okul müdürünün ifadesindeki detaylar ise dikkat çekti:

​Genç öğretmene yönelik herhangi bir psikolojik baskı (mobbing) uygulamadığını iddia etti.

​Yaşanan acı olayla kendisinin hiçbir bağının bulunmadığını savundu.

​Ölümden Hemen Önce Açılan Karşılıklı Davalar

​Soruşturma dosyasında yer alan en çarpıcı bulgulardan biri, ikili arasındaki husumetin yargıya taşınmış olmasıydı. Geçtiğimiz 17 Nisan günü okul servisinde öğretmen Koparan ile müdür Melahat İ. arasında büyük bir tartışma çıktı. Bu olayla ilgili hazırlanan adli iddianamenin, Irmak Ayşe öğretmenin ölümünden sadece 4 gün önce, yani 3 Haziran tarihinde tamamlandığı belirlendi. Okul müdürü, söz konusu tartışmada genç öğretmenin kendisine fiziki saldırıda bulunduğunu ve hakaret ettiğini öne sürdü.

​"Cezalandırma Amaçlı Tayin" İddiası Masada

​Irmak Ayşe öğretmenin sene başında mazereti sebebiyle Soğanlıtepe İlkokulundan Karakazan İlkokuluna görevlendirildiği, ancak dönem ortasında bu kararın iptal edilerek eski okuluna geri gönderildiği anlaşıldı.

​Müdürün Tayin Savunması: Okul müdürü Melahat İ., yer değişikliği işlemlerinde okul yönetimlerinin hiçbir imza yetkisi olmadığını, kararın tamamen İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü eliyle gerçekleştiğini söyleyerek sorumluluk kabul etmedi.

​Buna karşın, dosyada yer alan tanık ve arkadaş beyanları farklı bir duruma işaret ediyor. Irmak Ayşe öğretmenin yakın çevresine, "Müdürle yaşadığı tartışma yüzünden idari olarak cezalandırıldığını ve sürgün edildiğini" söylediği kayıtlara geçti. Savcılık, bu iddiaların odağındaki İl ve İlçe Milli Eğitim müdürlüklerine resmi yazı yazarak idari süreçlerin belgelerini talep etti. İhmali veya kusuru olan kamu görevlileri hakkında işlem başlatılabileceği belirtildi.

​Sağlık Geçmişi ve Son Mesajlar İncelendi

​Genç öğretmenin yaşamını yitirmeden önceki son aylarına ait kişisel ve tıbbi bilgileri de dosyaya eklendi:

​Irmak Ayşe Koparan’ın bir süredir psikiyatrik destek aldığı ve düzenli ilaç kullandığı saptandı. Sağlık kayıtlarına göre; ilk olarak Nisan 2025'te başlayan tedavi sürecinin, Aralık 2025, Mart 2026 ve son olarak Nisan 2026 tarihlerinde de devam ettiği görüldü.

​1 Aralık 2025'teki hastane kaydında, yüksek dozda uyku ilacı alımı nedeniyle kendisine "zehirlenme" teşhisi konulduğu, fakat o dönem olayın adli bir boyuta taşınmadığı anlaşıldı.

​Genç öğretmenin cep telefonunu inceleyen uzmanlar, ölümünden kısa süre önce erkek arkadaşı Berat A. ile yoğun duygusal içerikli mesajlaşmalar yaptığını belirledi. İfadesine başvurulan Berat A., olayla bağlantısı olmadığı tespit edilerek serbest bırakıldı.

Komşu Kavgası Takipsizlikle Sonuçlanmış

​Dosyada yer alan bir diğer adli detay ise Ekim 2025'te yaşandı. Koparan'ın oturduğu apartmandaki komşusu Cansu B. ile "hakaret ve huzur bozma" gerekçesiyle mahkemelik olduğu, ancak savcılığın somut delil yetersizliğinden dolayı bu olay hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiği öğrenildi.

Başsavcılıktan Titizlik Vurgusu

​Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı, adli tıp ve ilk olay yeri inceleme raporlarında ölümü şüpheli kılacak doğrudan harici bir müdahale izine rastlanmadığını paylaştı. "İntihara sürükleme veya yönlendirme" suçuna dair henüz somut bir delil elde edilemese de kamuoyunun vicdanını yaralayan bu olayın aydınlatılması için idari ve adli soruşturmanın en ince ayrıntısına kadar sürdürüldüğü aktarıldı.

İlk yorum yazan siz olun

Yorum yazarak topluluk şartlarımızı kabul etmiş bulunuyor ve tüm sorumluluğu üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan kamuajans.com İnternet Sitesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz

MEB Personel Haberleri