Türkiye'de kamu çalışanları her geçen gün artan hayat pahalılığı, eriyen maaşlar, yüksek kira fiyatları, vergi kesintileri ve özlük haklarına ilişkin sorunlarla mücadele ederken, sendikaların gündeminde yine memurun gerçek sorunlarından uzak bir tartışma var: Sendikal baraj!
Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen'in yüzde 5'lik sendikal baraj talebi, kamu çalışanları arasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Üye sayısı belirli bir oranın altında kalan sendikaların üyelerinin toplu sözleşme ikramiyesi veya ilgili sendikal ödeme desteğinden yararlanamaması anlamına gelebilecek bu düzenleme, üye sayısı az olan sendikalara üye olan memurların cebine doğrudan yansıyabilecek sonuçlar doğurabilir.
Peki, bugün memurun en büyük sorunu gerçekten sendikal baraj mı?
Memurun Sorunları Dağ Gibi Birikmişken...
Öğretmenler geçim sıkıntısı yaşıyor. Kamu çalışanları kiralarını ödemekte zorlanıyor. Emekliliğe yansıyan maaş beklentisi karşılanmıyor. Vergi dilimleri nedeniyle yıl içerisinde maaşlar eriyor. Yardımcı hizmetler sınıfında çalışanların, mühendislerin, teknikerlerin, sağlık çalışanlarının ve diğer kamu görevlilerinin yıllardır çözüm bekleyen sorunları bulunuyor.
Birçok kamu çalışanı maaşının ay sonunu getirmediğini söylerken, sendikaların enerjisini ve gündemini sendikal baraj tartışmasına yoğunlaştırması düşündürücü değil mi?
Memurun beklediği; daha yüksek maaş, adil ücret sistemi, emekliliğe yansıyan kazanımlar, liyakat, kariyer ve çalışma koşullarının iyileştirilmesidir.
Ancak bugün konuştuğumuz konu, sendikaların üye sayısını koruma ve güçlendirme mücadelesine dönüşmüş durumda.
Diğer Sendikalara Üye Olan Memur Neden Bedel Ödesin?
Sendikal örgütlenmenin temelinde özgür irade ve tercih hakkı vardır. Bir kamu çalışanı, kendi düşüncesine, beklentisine ve temsil anlayışına uygun gördüğü sendikaya üye olabilmelidir.
Sendikal barajın, üye sayısı düşük sendikalara üye olan kamu çalışanlarının ekonomik haklarını olumsuz etkilemesi halinde ortaya ciddi bir adalet tartışması çıkacaktır.
Bir memur neden üye olduğu sendikanın üye sayısı az diye ekonomik kayba uğrasın?
Sendikanın büyüklüğü, o sendikaya üye olan memurun daha fazla hakka sahip olmasının ölçütü olabilir mi?
Sendikal rekabetin yolu, küçük sendikaların önüne ekonomik engeller koymak değil, çalışanlara daha iyi hizmet sunmaktan geçmelidir.
Sendikalar Önce Memurun Sorunlarına Odaklanmalı
Sendikacılık, yalnızca üye sayısını artırma yarışı değildir. Sendikacılığın asıl görevi, çalışanların haklarını savunmak, onların ekonomik ve sosyal koşullarını iyileştirmek ve gerektiğinde güçlü bir mücadele ortaya koymaktır.
Eğer bir sendika, memurun maaşını, sosyal haklarını, emekliliğini ve çalışma koşullarını iyileştirmek yerine sendikal rekabeti sınırlayacak düzenlemeleri öncelikli gündem haline getiriyorsa burada sorgulanması gereken bir durum vardır.
Büyük sendikalar, üyelerinin desteğini barajlarla değil, ortaya koydukları mücadeleyle kazanmalıdır.
Memurun İhtiyacı Baraj Değil, Hak Mücadelesi!
Bugün kamu çalışanlarının önceliği sendikaların önüne baraj koymak değil, memurun önündeki ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaktır.
Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen başta olmak üzere tüm sendikalara şu soruyu sormak gerekiyor:
Memurun maaşı erirken, alım gücü düşerken, emeklilikte geçim sıkıntısı büyürken sendikal barajı gündemin ilk sırasına koymak ne kadar doğru?
Unutulmamalıdır ki sendikalar memurlar için vardır; memurlar sendikalar için değil.
Memurun cebine girmeyen kazanımın, çalışma hayatında çözülmeyen sorunun, emekliliğe yansımayan ücret artışının yanında sendikal baraj tartışması kamu çalışanlarının öncelikli gündemi olmamalıdır.
Memur baraj istemiyor, hakkını istiyor! Memur ayrışma değil dayanışma, rekabet değil kazanım, yeni engeller değil çözüm bekliyor.
Sendikaların da artık dönüp memurun gerçek gündemine bakmasının zamanı gelmiştir.
Kamuajans.com