Kamuda çalışan aşçılarımızın yıllardır çözüm bekleyen sorunları var.
Her gün binlerce öğrencinin, hastanın ve kamu çalışanının yemeğini hazırlıyorlar. Gıda güvenliğinden hijyene, üretimden mutfak ekipmanlarına kadar ciddi bir sorumluluk taşıyorlar.
Ama hâlâ önemli bir kısmını Yardımcı Hizmetler Sınıfında tutuyoruz.
Burada açık bir çelişki var:
Yaptırdığınız iş teknik, verdiğiniz statü yardımcı hizmet!
Üstelik mesele sadece statü de değil.
Personel eksikse aşçı bulaşığa koşuyor, temizliğe koşuyor, malzeme taşıyor. Mesai bitiyor, ihtiyaç varsa yeniden göreve çağrılıyor. Hafta sonu çalışıyor, tatilde çalışıyor.
Peki emeğinin karşılığı?
Biz diyoruz ki;
Aşçıların görev tanımları açıkça belirlenmeli. Personel eksikliğinin yükü aşçıların sırtına bırakılmamalı. Fazla çalışmalarının karşılığı verilmeli. Mali ve özlük hakları yaptıkları işin niteliğine uygun hale getirilmeli.
Ve en önemlisi;
Aşçılar Yardımcı Hizmetler Sınıfından çıkarılmalı, mesleki ve teknik eğitimleri dikkate alınarak Teknik Hizmetler Sınıfına geçirilmelidir.
Bu insanlar ayrıcalık istemiyor.
Yaptıkları işin, taşıdıkları sorumluluğun ve alın terlerinin karşılığını istiyorlar.
Levent KURUOĞLU
Hür-Sen Konfederasyonu ve Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkanı