Antalya’da kamu görevlilerinin adının karıştığı organize bir arazi vurgunu girişimi yargıdan döndü. Antalya Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) ile Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde görevli bazı memur ve emeklilerin, Kepez ilçesindeki binlerce metrekarelik devasa orman arazisini parselleyerek üzerlerine geçirmeye çalıştıkları ortaya çıktı.
Planlı Ortaklık: 45 Bin Metrekarelik Yağma Girişimi
Skandalın adresi, Kepez ilçesine bağlı Kızıllı Mahallesi oldu. Edinilen bilgilere göre, aralarında YİKOB Yatırım İzleme Müdürlüğü’nde görevli teknik ve idari personelin de bulunduğu bir grup kamu çalışanı, devletin koruması altındaki orman arazisini gözlerine kestirdi.
Toplam 45 bin 191 metrekarelik (16 bin 425 ve 28 bin 766 metrekarelik iki ayrı parsel) ormanlık alanı hedef alan şüpheliler, araziyi kendi aralarında 1000’er metrekarelik paylara bölerek adeta bir kooperatif gibi paylaştı.
"Kullanım Şerhi" Oyunu Tescile Takıldı
Gözü dönmüş kamu görevlileri, söz konusu alanların "orman vasfını yitirdiğini" iddia ederek, arazilerin 2/B (orman vasfını kaybetmiş hazine arazisi) kapsamına alınması için organize bir hukuki süreç başlattı. Plan doğrultusunda; arazinin hazine adına tescil edilmesi ve ardından kendi adlarına "kullanım şerhi" verilerek resmi olarak hak sahibi olmayı talep ettiler.
Ancak bu yağma planı, Orman Kadastro Komisyonu’nun radarına takıldı. Komisyon, yaptığı incelemelerin ardından söz konusu iki bölgeyi de resmen "orman arazisi" olarak tescil ederek koruma altına aldı.
Mahkemeden Memurlara: "Burada Hak İddia Edemezsiniz!"
Planları suya düşen YİKOB personelleri N.U.B., O.G., B.K. ile emekli M.H. ve beraberindeki A.Y., G.K., A.P. isimli şahıslar, geri adım atmayarak Antalya Orman İşletme Müdürlüğü’ne dava açtı. Antalya Kadastro Mahkemesi’nde görülen davada, Orman Genel Müdürlüğü avukatları tarihi bir savunma yaparak şu ifadelere yer verdi:
"Dava konusu taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bu tür alanların zilyetlik (kullanım) veya başka bir yolla şahıslar tarafından edinilmesi mümkün değildir. Davacıların bu davayı açmaya yetkileri dahi yoktur."
Davayı inceleyen mahkeme, kamu görevlilerinin açtığı davayı "hukuki yarar ve dava ehliyeti yoksunluğu" gerekçesiyle reddetti. Şahısların itiraz ettiği Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi de yerel mahkemenin kararını onayarak memurların orman yağması talebine son noktayı koydu.
Olay CİMER’e Taşındı: İdari Soruşturma Kapıda
Yargı kararının ardından skandalın boyutu Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’na taşındı. Bakanlığa sunulan şikayet dilekçesinde, devleti ve kamu menfaatini korumakla görevli olan memurların, devletin malına göz dikerek organize hareket ettikleri vurgulandı.
Şikayette, topluma örnek olması gereken kamu personelinin imza attığı bu skandalın detaylıca incelenmesi, organize hareket eden tüm isimlerin tespit edilerek haklarında ivedilikle yasal ve idari işlemlerin başlatılması talep edildi. Gözler şimdi, ormanı bölüşmeye kalkan devlet memurlarına yönelik İçişleri Bakanlığı'nın başlatacağı idari soruşturmaya çevrildi.