Türk Eğitim-Sen'den yapılan açıklama:
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 20 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) Uygulama Kılavuzu’nda yer alan; öğretmenlerin mesleki takdir yetkisini kısıtlayan ve ölçüsüz bir idari iş yükü oluşturan düzenlemelere karşı Türk Eğitim-Sen olarak Danıştay nezdinde dava açtık.
Dava dilekçemizde, kılavuzun "Ortak Yazılı Sınav Sisteminin Uygulama Adımları" başlıklı bölümünde yer alan (e), (f) ve (ğ) maddeleri ile "Sınavların Değerlendirilmesi" başlıklı bölümünün (a) maddesinin öncelikle yürütmesinin durdurulması ve devamında iptali talep edilmiştir.
Kılavuzun "Ortak Yazılı Sınav Sisteminin Uygulama Adımları" başlıklı kısmının (e) ve (ğ) maddeleriyle; okul genelindeki ortak sınavlarda zümre öğretmenlerinin hazırlayabileceği soru sayısı 2 ile sınırlandırılmış, havuzdan çekilen sorulardan ise en fazla 2 tanesinin değiştirilmesine imkân tanınmıştır. Okulların fiziki şartları, sınıf mevcutları ve öğrencilerin düzeyleri arasındaki farklılıklar gözetilmeksizin getirilen bu mutlak sayısal sınır, öğretmenin ölçme ve değerlendirmedeki pedagojik rolünü daraltmakta ve ölçülülük ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Ayrıca sisteme girilen senaryoların kaydedilmesinin ardından soru kaynağı ve güçlük seviyelerinde hiçbir değişikliğe izin verilmemesi, eğitim sürecinin gerektirdiği pedagojik esnekliği ortadan kaldırmaktadır.
Kılavuzun "Sınavların Değerlendirilmesi" başlıklı kısmının (a) maddesinde düzenlenen ve her öğrencinin her bir soruya verdiği puanın sisteme tek tek işlenmesini zorunlu kılan kural ise eğitim çalışanları üzerinde önemli bir idari yük oluşturmaktadır. Kalabalık sınıflarda ve çok sayıda şubede derse giren bir öğretmenin yalnızca sınav sonuçları için yılda binlerce veri girişiyle meşgul edilmesi, ders hazırlığı ve öğrenci gelişimi gibi asli görevlere ayrılması gereken zamanı azaltmaktadır. Ülke genelindeki teknolojik altyapı farklılıkları ve mevsimsel erişim sorunları da gözetilmeden hayata geçirilen bu yükümlülük kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun değildir.